Kitabı çok sevdim, gerçekten elden bırakması zor, bir oturuşta okunacak bir kitap. Bazı bölümleri sıkıcı bulmama rağmen ardından gelecek bölümün heyecanıyla bir türlü bırakamadım. Kitap bölümlerden oluşuyor ve her bölümde bağımsız bir olay anlatılıyor. Bazı bölümlerdeki yasakları, durumları komik bulurken bazı bölümlerde ise şaşırıp kaldım.
İdam edilen maymunlar, yorgan didikleyen Osmanlı cadısı yeniçeriler, veba salgını ve İstanbul'da melek girmeyen sokak, evlenmek isteyen "dilber oğlan" köçeğin hikayesi, gayrimüslimlerin hamamda nalın giyme yasağı...
Seçilen olayların ilginçliği, anlatımdaki akıcılık, sürükleyicilik... Her şeyiyle kesinlikle çok keyifli ve bilgilendirici bir kitaptı.
- Spoiler-
Dalkavukluğun aslında bir meslek olduğunu hatta ücretlendirilmesinin olduğunu okuyunca çok şaşırdım. Asıl görevleri para aldıkları kişiyi övmek ama para karşılığında fiziki zorbalığa da izin veriyorlar. Yüzüne vurmak 20 lira, ağzına fare sokmak 400 lira, merdivenden yuvarlamak 100 lira... İnsanların parayla adam tutup ağzına fare sokarak eğlenmesi
çok ilginç değil mi?
Osmanlı cadıları kısmına bayıldım, Ortaçağ'daki cadıları düşündüğümde aklıma uzun saçlı, güzel ve gotik kadınlar geliyor. Bölümün başında da Osmanlı cadılarını böyle hayal etmiştim, iki yeniçeri ağası çıkınca gözümün önüne birden pala bıyıklı Osmanlı cadıları geldi. Çok tatlı bir bölümdü ama o dönemde cadı avcısı olduğunu iddia eden şarlatanlar yüzünden mezarında rahat bırakılmayan ölüleri düşününce üzücü bir durum.
Cellatlar ve idamlar kısmı da çok ilginçti. Nedense Osmanlı'da idam denildiğinde aklıma hep kafası kesilen insanlar gelir. Halbuki her suçun ayrı bir idam yöntemi varmış. Eşkiya ve korsanlara uygulanan çengel, çarmıh, kazık idamları korkunçtu. Hatta bir yeniçeri, imamın karısıyla kaçtığı için havan