Hayat ışığım ilk kez bakanlıktaki kalemde evrak yazarken sönmeye başladı. Sonra kitaplarda, hayatta nasıl kullanacağımı bilemediğim gerçekleri okuduğum zaman, arkadaşlarımla oturduğumuzda, dedikoduları, yorumları, ince laf sokuşturmaları, art niyetli, soğuk gevezelikleri, boş lakırdıları dinlerken sönüş devam etti. Karşılıklı sevgi ve sempatiye dayanmayan, amaçsız, sırf ilişkiyi sürdürmek için kurulan dostluklara şahit olurken hayat ışığım iyice karardı. Onu sevdiğimi sanarak gelirimin yarısından çoğunu harcadığım Mina ile ilişkim, ışığımı da gücümü de alıp götürdü.
Şans, talih, rastlantı, mucize. Bu bölümün ana konularından biri mucizeler ve mucizeyle ne kastettiğimiz. Benim tezim, genelde mucize dediğimiz olayların doğaüstü olmadığı, gerçekleşme olasılığı çok düşük, olasılık dışı doğal olaylardan oluşan bir yelpazenin parçası olduğudur.