"BEN BIR ROMANCI DEGILIM VE KITABIM SIZIN AYLAK SAATLERINIZDE KEYIFLE OKUMAK İÇİN YAZILMIŞ BIR KURGU ESER DEĞİLDİR. "
Yazarın Bulgar aydınlarına ithafen yazdığı Atatürk 'ün de Türkçe'ye çevrilip okuduktan sonra tavsiye ettiği mükemmel eser...
Finlandiyanın her yönüyle en ücra köylerine varıncaya dek Çağdaş Medeniyet Seviyesinin zirvesine çıkışını, katkısı büyük olan Snalmann Jarvinen , Thomas Gulbe, Okunen isimlerinin hikayeleriyle anlatmıştır...
Snelmann eski Finlandiya ile yeni Finlandiya 'yı hayatının son dönemlerinde şöyle anlatır:
" Büyük eski bir ev. Bütün pencereleri kapalı. Dışarıdan bakıldığında ev issiz görünüyor ve içi karanlık, havasız, nemli ve ağır. Dev bir mezarlığa benziyor. Ama iste genç, cesur ve güçlü insanlar yetişiyor. Neşeli aydınlık yüzlü, akıllı gençler. Pencere panjurlarını kaldırıp perdeleri aralıyor, pencereleri açıyorlar... içeriye güneş ışık temiz hava ve çiçek kokuları doluyor. Evde hersey canlanıp neseleniyor. Ve evin kendisi de gençlesiyor sanki. Dışarıdaki insanlar da sanki cinliymis gibi bu evden kaçmıyorlar, tersine büyük bir sevinçle eve yaklaşıyorlar. Dışarıdan inceliyor, evi hayranlıkla seyrediyorlar..."
Kitabi okurken pek çok yerde sanki kendi toplumumu görür gibi oluyorum...
" Geriye kalan içi boşaltılmış bir kimlik, tıpkı halâ 'nehir' denen çoktan kurumuş, sudan eser olmayan nehir yatakları gibi. Bizim hristiyanlarımız da öyle. Isa'siz, Tanrı'sız, dinsiz hristiyanlar... Ve daha da şaşırtıcı olan, her yerde yüzlerce tapınak olması. Yenileri inşa ediliyor sürekli....yaşlı nineler haricinde kiliseye çok az kişi gidiyor. Orada yapılan törenleri onemsemiyorlar. Rahipler siyasete karışıyor, bazen ellerinde silahlarla partizanlık yapıyorlar.. ticaretle uğraşıyorlar..."
kitapta Rahip McDonald'ın eleştirilere