Puan vermedi·352 syf.··
Beğendi
·
2025 104. kitabı
@book_land Ateşten Düğüm Ayşen B. . Merhaba kitapseverler. Film veya dizi kıvamında, oldukça akıcı, okuyucuyu duygudan duyguya sürükleyen bir kitapla geldim. İstanbul ve Mardin arasında başlayan kitap, Mardin'e doğru uzanıyor ilerleyen sayfalarda. . Elif Kamer Bozan... Mardinli güçlü bir ailenin kızıdır. Oldukça azimli olan Elif, İstanbul ' da okur. Tıp fakültesi öğrencisi olan Elif'in ailesinde,hatta aşiretinde işler biraz karışıktır. Yıllar önce abisini kan davasına kaybeden Elif, ailesine ve abisine verdiği sözü tutmanın haklı gururuyla üniversiteyi nice hayallerle okur... Ta ki 19. Yaş gününe kadar. Doğum gününde babasını bir trafik kazasında kaybettiği haberiyle Elif 'in hayatının yönetimi maalesef ki amcası Haşim 'in ellerine geçmiştir. Babası gibi anlayışlı olmayan Haşim Ağa, önce Elif'in üniversite okumasını engeller ardından da sözde kan davasının bitiş nişanı olarak Elif' i yıllardır süregelen düşmanlıklarının barış anahtarı olarak İzol aşiretinin torunuyla evlendirmeye karar verir.Elif cephesinde bu evlilik ölümden beterken evleneceği kişi Baran için de aynı şekilde bu evlilik bir cehennemdir. Okuyucu için de büyük bir üzüntü, kızgınlık söz konusu. "Bu çağda nasıl olur ? " dedirten, kız çocuklarının okutulması , zorla evlendirilmesi... Bunları duyuyoruz. Öte yandan yine okumuş, eğitimli Baran İzol de aile büyüklerinin kararına karşı çıksa da boyun eğmek zorunda kalır. Evliliğin ardından kalabalık bir aileye gelin olan Elif, özelikle halanın baskı ve iğnelemelerine maruz kalsa da hakkını savunmak konusunda kimseye kendini ezdirmemektedir. Bu zoraki evlilik nereye gider? Baran için de hayat çok zordur. O da istemediği biriyle evlendirilmiş ve hayalleri yarım kalmıştır. Sevgili okurlar, kitap bitecek diye düşünürken sonlara yaklaştığımda kitabın devamının
1000Kitap
Ateşten DüğümAyşen B. · Ulysses Yayınları · 202443 okunma
10/10
·176 syf.··
2024 57. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2024 21:26
Tv programlarını ilgi ile takip ettiğim enveraysever ‘in kalemi ile ilk defa tanışma fırsatım olan ve iyi ki okudum dediğim otobiyografik bir eser #sesinikaybedenadam . Hayatın olağan akışı içerisinde dur durak bilmeden bir döngüde yaşantımızı sürdürüyoruz. Çoğu insanın doğum ve ölüm arasındaki o çizgide sınandığı olaylar, hastalıklar iş ve aile yaşamından pek çok konuda dönüm noktaları olabiliyor. Enver Bey’in geçireceği bir rahatsızlık sonucu ve bu süreçte geçirdiği zor dönemi yazarak atlattığı günleri bir iç dökümü adeta. Boğazında bir ağrı ile başlayan ve sonrasında acı veren bir hastalığın neticesinde geçici süre ile konuşma yetisini kaybeden Enver Aysever’in bu süreçte hissettikleri ve yaşadıklarını okurken buna benzer bir rahatsızlık geçirdiğim için her satırı beni derinden etkiledi. İnsanların bu tür zorlu zamanlarında onları yaşama bağlayan ve farklı konulara kanalize olmasını sağlayan aktivitelere yönelmeleri bu süreçte olumlu yönden oldukça yararlı olabiliyor. Yaşamından gündeme Siyasetten aile ve arkadaş çevresine kadar pekçok noktada hayatından anektotlara yer verdiği kitabı okurken oldukça keyif aldım.Diğer kitaplarını okumak için listeme dahil ettim. Geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum kendilerine. Kaleminiz daim olsun ve ışığınız hiç sönmesin..
Sesini Kaybeden AdamEnver Aysever · Doğan Kitap · 202435 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·188 syf.··
Beğendi
·
2023 113. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 01 Aralık 2023 15:09
Selamlar, Haftanın son iş günü size kısa ama düşündüren, sorgulatan insanları anlamanın, kötülüğü kabul etmekten başka çaremizin kalmadığını fark ettiren bir kitap önerisi ile geldim. Küçük mis kokulu kahve dükkanıyla, çiçekçisiyle birbirinin iç içe geçmiş insanları hayatlarına konuk oluyoruz.. Sardunya sokağı.. Sokağın sakinleri ..Biz Peter ile taşınıyoruz başta, kendisi kazara eşini kaybetmiş ve minicik kızı ile baş başa kamış bir baba.. Kızını koruma iç güdüsü o kadar derinde ki zamanla bu bir saplantı halini alır ve yıllar geçtikçe evinden dışarı çıkmamaya, temizlikten bi haber yıllanmış ve artık çürümeye yüz tutmuş eşyalarla dolu evinde kendini kapatmış vaziyettedir. Sadece eve kapanmakla da kalmaz kızı Lidya herşeyden çok uzaktadır, yaşadığı çağdan bir haber, eğitimsiz kalmış ve dışarıdaki hayatı kendince anlamlandırmaya çabalamaktadır. Baba sorumsuz, baba zihnini herşeye kapatmış ama bu kuyunun dibinde kızı da köreliyor farkında değil.. Sokakta her şey kendi halinde ilerlerken biz Çınar ile de tanışıyoruz o da gelecek vaat eden bir piyanist öğrenci iken felçli kalır.. Sonra Nergis belki bu hikaye de en umutlu olduğum karakterdi kendisi kemanı ile Çınar’ı hayata döndürecekti bir ihtimal.. Ama bu hikayede hiçbirşey toz pembe değil. Peter’in bir anlık öfkesi, ve başkalarının acı çekmesindense ölmelerinin daha doğru olduğunu kendince karar vermesi ve bunu uygulaması ile zaten kötü giden hayatları daha da tepetaklak olur.. Lidya kurtuldu mu sizce bu karanlık dünyadan? Hiçbir yer sokağı insanları huzura kavuştu mu? Biz insanlar, kötülüğümüzün bir sınırı var mı? Kapanışı böyle beklemediğimi de belirteyim. Pişman değilim okuduğuma bilakis iyi ki tanıdım kaleminizi Eray Dedik Hayatın tüm acımasızlığına ve kötülüğüne karşın İçinizdeki umut ışığınız hiç sönmesin…
Hiçbir Yer SokağıEray Dedik · Karina Yayınevi · 202324 okunma
Aydınlık- Karanlık paradoksu: Manicilik
Puan vermedi·256 syf.··
2023 21. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2023 02:26
3 yy'da kurulmuş Maniciliğin tarihi kurgulara meraklı #maalouf tarafından anlatımı. Hz İsa, Budha ve Zerdüşt'ün düşüncelerini birleştirerek tek bir din haline getirmek isteyen kurucu Mani'nin öyküsü bu. Sasaniler ile Romalılar arasında çekişmelerin yoğunluğu altında, Babil'li Mani'nin kurduğu yeni dinde; her türlü şiddet ve sınıf ayrımı reddedilmekte, her canlı veya nesnenin içinde iyiliği barındıran ışık ve kötülüğü barındıran karanlık bulunmaktadır. İnsanın görevi içindeki aydınlığı görüp çoğaltarak Işık Bahçelerini oluşturmaktır. Tanrı aynı zamanda Rahim ve Kadir-i mutlak değildir çünkü yaratıcılığı insana emanet etmiştir. Gün gelir, Hz.İsa'nın havarisi Aziz Thomas'ın yolunu takip ederek insanlara Göksel Arkadaşım (ikizim) dediği ilahi sesle harekete geçen bu aksak adam, gerek dönem hükümdarı Şapur ve oğlu Hürmüz'ün desteğiyle pek çok şehirde dinini yaymaya çıkacak ama sonunda entrikayla başa gelen diğer oğul Behram tarafından öldürülecektir. Geriye hiç söz kullanmadan bir dizi resimle görüşlerini anlattığı kitap ve müritlerinin yazdıkları kalan Mani, bir haberci (peygamber) mütevaziliğiyle yazarın satırlarında dile geliyor. Dönem şartlarında pek çok din için yasaklı resim sanatı ve müziğinde ruhunu buluyor. Alıntılara dikkat edilirse, yaşam öyküsünün dogmatikliği bir çok davranış ve sözünde kayboluyor sanki. Ve bunlardan hiç birinin günümüze ulaşmaması ve semavi dinler ile iktidar sahipleri tarafından lanetlenmesi (Manik, Mani-yak) de ayrı konu tabii: Işığınız hiç sönmesin....
Teoloji
Işık BahçeleriAmin Maalouf · Telos Yayınları · 05bin okunma
Azize
Puan vermedi·248 syf.··
Beğendi
·
2021 72. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Ekim 2021 12:46
Açıkçası nasıl başlayacağımı bilmiyorum. Kitapta okuduklarım öyle paramparça etti ki kalbimi adeta sözler anlamını yitirdi. Kitaptaki Asel ve Arzu'nun yaşadıklarını okuduktan sonra ayakta kalabilme çabalarını takdir ettim. Hiç bir kadın hazin bir sonu haketmez. Bazı insanlar sanki hayata 1-0 yenik başlıyor. Hayat sanki onlara kötü tarafını gösteriyor. Kitapta olaylar geçmiş gelecek şeklinde ilerliyor. Asel'in Arzu'nun ve Nikolas'ın hayat hikayelerine konuk oluyoruz. Her biri ayrı bir dram. Asel'in hikayesine mi üzüleyim yoksa Arzunun yaşadıklarına mı bilemedim. Her iki kadında küllerinden doğmaya çalıştı ama hayat Arzu'ya acımadı sanki. 😔 Kitapta ayrıca Afrika'daki kadınların yaşadığı "kadın sünneti"nden bahsediliyor. Okuduğumda inanamadım. Nasıl acımasız olurlar genç kızlara karşı aklım almıyor. Ayrıca bu güzel kitap sayesinde bilmediğim bir şeyi öğrendim. Mustafa Kemal'in bir gözü iyi görmezmiş. Savaş sırasında bombanın patlaması sonucu etraftaki taş parçasından biri Atatürk'ün gözüne gelmiş. Belki bu olaylar Kitapta niçin anlatılmış diye merak edebilirsiniz. Artık onu da kitabı okuyarak öğrenebilirsiniz. 🤗 Kitabımız gerçek ve hayalin birleştiği, geçmişle ,geleceğin anlatıldığı okunması gereken bir kitap. Azize bütün bu hikayenin neresinde? Neden bu kişilerin hayat hikayesi anlatılıyor.? Belki aklınıza bu sorular geliyor olabilir. Ama bu soruların cevabı bende yok. 🤭 Artık cevapları öğrenmek için bu güzel kitabı okumanız gerekiyor. İnanıyorum sizde benim gibi çok beğeneceksiniz. Yazarımızın okuduğum ikinci kitabı ve ben yine hayran olarak kapattım kitabımın kapağını. Kıymetli yazarımız emeğinize yüreğinize sağlık. Işığınız hiç sönmesin 🤗 İlmek ilmek örülmüş tesadüfler ve mucizeler zincirinin ürünü Azize'nin hikayesini merak ederseniz bu güzel eser tavsiyemdir.
Hayattan Hayale Yolculuk AzizeÜmit Gürbüz · Beyaz Fil Yayınları · 202117 okunma
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2021 24. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 05 Eylül 2021 15:58
"BEN BIR ROMANCI DEGILIM VE KITABIM SIZIN AYLAK SAATLERINIZDE KEYIFLE OKUMAK İÇİN YAZILMIŞ BIR KURGU ESER DEĞİLDİR. " Yazarın Bulgar aydınlarına ithafen yazdığı Atatürk 'ün de Türkçe'ye çevrilip okuduktan sonra tavsiye ettiği mükemmel eser... Finlandiyanın her yönüyle en ücra köylerine varıncaya dek Çağdaş Medeniyet Seviyesinin zirvesine çıkışını, katkısı büyük olan Snalmann Jarvinen , Thomas Gulbe, Okunen isimlerinin hikayeleriyle anlatmıştır... Snelmann eski Finlandiya ile yeni Finlandiya 'yı hayatının son dönemlerinde şöyle anlatır: " Büyük eski bir ev. Bütün pencereleri kapalı. Dışarıdan bakıldığında ev issiz görünüyor ve içi karanlık, havasız, nemli ve ağır. Dev bir mezarlığa benziyor. Ama iste genç, cesur ve güçlü insanlar yetişiyor. Neşeli aydınlık yüzlü, akıllı gençler. Pencere panjurlarını kaldırıp perdeleri aralıyor, pencereleri açıyorlar... içeriye güneş ışık temiz hava ve çiçek kokuları doluyor. Evde hersey canlanıp neseleniyor. Ve evin kendisi de gençlesiyor sanki. Dışarıdaki insanlar da sanki cinliymis gibi bu evden kaçmıyorlar, tersine büyük bir sevinçle eve yaklaşıyorlar. Dışarıdan inceliyor, evi hayranlıkla seyrediyorlar..." Kitabi okurken pek çok yerde sanki kendi toplumumu görür gibi oluyorum... " Geriye kalan içi boşaltılmış bir kimlik, tıpkı halâ 'nehir' denen çoktan kurumuş, sudan eser olmayan nehir yatakları gibi. Bizim hristiyanlarımız da öyle. Isa'siz, Tanrı'sız, dinsiz hristiyanlar... Ve daha da şaşırtıcı olan, her yerde yüzlerce tapınak olması. Yenileri inşa ediliyor sürekli....yaşlı nineler haricinde kiliseye çok az kişi gidiyor. Orada yapılan törenleri onemsemiyorlar. Rahipler siyasete karışıyor, bazen ellerinde silahlarla partizanlık yapıyorlar.. ticaretle uğraşıyorlar..." kitapta Rahip McDonald'ın eleştirilere
Beyaz Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025124,8bin okunma