Tanrı'yı ya da herhangi bir varlığı, bu dünyayı aşan, aşkın, maksatlı ve karar verip eyleyen, bizi gözetleyen, ödüllendirecek ya da cezalandıracak bir güç olarak benimsememiz bizi sevince dönüşmekten alıkoyar; yaşamımıza derinden derine bir suçluluk, sinsi bir melankoli ve cezalandırılma tedirginliği yerleştirir; aşkıncılık varsayımı evrenle neşeli bir kucaklaşmanın önüne geçebilir; bizi canlı-cansız tüm varlıklarla bir ve birlikte olmaktan uzaklaştırabilir.
Norman Cohn
Akademik okuma yapacakların tercih edebileceği bir eser diyebilirim bu kitap için. Eser derin teolojik bilgiler aktarıyor özellikle hristiyanlık, mesihçilik ve eskatoloji üzerine. Okumaları yaparken hristiyan camiasında oluşagelmiş anarşist mezheplerden, kendilerini mesih ilan edip tanrılaştıran bireylere kadar detayları içeriyor eser. Eser de papalığın deccal ilan edilip papalığa karşı ayaklanan mezheplerin nasıl oluştuğunu, hangi sosyolojik durumlarda insanların mesih, kurtarıcı aradığını, ortaya çıkan sahte mesihlerin ellerine güç geçtikçe nasıl sahteliklerini ortaya koyduğunu aktarıyor eser biz okuyuculara. Ayrıca hristiyan teolojik tarihinde komünizmin temellerinin atıldığını da bu eserde okuyoruz. Akademik okuma yapmayan bireyler için eserin sosyolojik, ekonomik ve tarihsel irdelemeleri katkı sağlayıcı yönleri diyebilirim. Fakat akademik düzeyde bilgiler ve detaylar içermesi sebebiyle yer yer okuyucuyu yoran bir eser haline gelebiliyor. Ön okumalar yapmadan eseri okumak okuyucu açısından yorucu ve tam anlama ulaşılamayan bir yolculuk içerebilir. Sevgiyle ve kitapla kalmanızı dilerim. :)
" Dinlerin çağlar boyunca imge, mesel ve paradokslar kullanarak konuşması, sözünü ettikleri gerçekliği kavramının başka yolunun bulunmamasından ileri gelir."