Puan vermedi·142 syf.··
2026 24. kitabı
Sevdiğinden vazgeçenlerin, devletinden vazgeçmediği bir hikaye Osmanlı... Kelle koltukta, yaşayamadığı sevdası yüreğinde serdengeçti Hazar. Yavuz Sultan Selim dönemine salt tarihi belgelerle ışık tutmak yerine polisiye bir tür içerisinde tadı damakta bırakacak bir hikaye... Nalbant Hazar'ın kal bile diyemediği sevdiği Hüma'yı kaybetmesinin ardından kendisini nasıl Osmanlı ordusuna adadığını, sonunda da uğruna canından vazgeçtiği sevdiğiyle karşılaştığı kale anlatılıyor... Padişahın öncüsü olarak geldiği kalede çözmek zorunda kaldığı cinayet ve arkasında çıkan Safevi casusluğu... Bu kale Hazar için geçmiş (Hüma) ve gelecek arasında yaşadığı ikilem. Sultan Selim'in Şah İsmail ile olan karşılaşması, Mercidabık, Ridaniye ve Mısır seferlerine de yer verilmiş. Peki sen Yavuz Sultan Selim'in hiç küpe takmadığını biliyor muydun? Yazar ulaştığı belgelerle bu gerçeğe ışık tutmuş.Yazarın kalemi bana daha önce okuduğum iki yazarın kalemini hatırlatıyor. Polisiyedeki ustalığıyla Ahmet Ümit, Osmanlı dönemi polisiye kurgusuyla İskender Pala'yı hissettim.Tarihin karanlık koridorlarına gerçeklik bozulmadan harika bir polisiye kurgusu yerleştirilmiş. Kaleminiz daim olsun. Biz de hep okuyalım
Demirden Bir DenizYasin Kocabaş · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202610 okunma
10/10
·336 syf.··
2026 61. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 01:45
Herkese selamlar, Bugün Kemal Sayar'ın Yer Gümbürdüyor adlı söyleşi eseri ile karşınızdayım.Eser,hayatın karmaşası, modern çağ ve yaşamın hızında kaybolan ruhlar için adeta bir durup soluklanma imkânı sunuyor.Eserimiz; iyileşme, merhamet, empati, aile, sosyal medya, edebiyat gibi konular etrafında dolaşarak insanın hem kendini hem de çevresini anlamasına rehberlik ediyor âdeta. Üstad insana dair derin gözlemleri sayesinde okuyucuya “anlam” kavramını yeniden sorgulatıyor.Hayatın yoğunluğu arasında içsel bir sessizliğe çağırıyor bizi. Arada durup soluklanmak gerektiğini hatırlatıyor.Her bir söyleşi, yaşamın farklı bir yönüne ışık tutarken aynı zamanda kalbe dokunan bir içtenlik taşıyor. Hayatta ne olursa olsun,her şeye rağmen hayat devam ediyor.Bazen en sevdiklerimizi toprağa verebiliyoruz ama sonrasında maalesef hayat kaldığı yerden devam ediyor. Hayat sen üzgünsün diye durup sana yol vermeyecek çünkü. Buna istinaden her ne olursa olsun hayatta yaşam oldukça umudun olduğunu ve bundan ötürü yaşamanın güzel olduğu bilincine varmalıyız. Yazarımızın bütün eserleri gibi bu eseri de beni derinden etkiledi. Kitapla,umutla ve sevgiye kalın.
Yer GümbürdüyorM. Kemal Sayar · Kapı Yayınları · 202539 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kusursuz Yabancı - Sezin Karameşe
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Sezomu sosyal medyadaki daha ilk zamanlarından beridir takip ederim. Kendisi her şeyden önce bu mecralarda geçmişten bugüne kadar her zaman kendine iyi şeyler katan, geliştiren, kötü bir anlamda değişmeyen ve aynı zamanda takipçilerine de ışık tutan bir insan. Onunla gurur duyuyorum ve yıllarca bu gelişimine tanıklık ettiğim için çok mutluyum. Kusursuz Yabancı’ya gelecek olursak; bu Sezin’imin kaleminden okuduğum ilk kitaptı ve cidden beklediğimden çok daha iyi bir kalemi var. Eylül o kadar derin bir karakter ki aslında onun bu derinliğini çözümleyebilmemizde İnci’nin çok büyük bir payı var. Başlangıçta gerçekleşen olaylar sonucunda gerçekten İnci’nin paranormal bir yanı mı var diye düşünmeden edemedim. İlerleyen bölümlerde de Eylül’ün sürekli mental gitgelleri, başına gelenler ‘Acaba Eylül’e asıl ihanet eden onun zihni mi?’ diye sorgulattı bana. Bütüne baktığımızda ise Eylül’ün kendi sandığının aksine İnci’den daha da kırılgan bir psikolojiye sahip. Aslında İnci Eylül’ün içindeki karanlık tarafı tetikledi ve gün yüzüne çıkardı. Başlangıçta Eylül için üzülüyordum ama geçmişte olan olayları öğrenince ikileme düştüm. Her iki tarafın da geri dönüşü olmayan yanlışları var maalesef. Sözün özü kitabı okurken zaman zaman sinirlendim, gerildim, kuşkulandım ama en önemlisi okurken müthiş bir keyif aldım. Diğer kitaplarını da okumak için sabırsızlanıyorum Sezin Karameşe Kusursuz Yabancı
Kusursuz YabancıSezin Karameşe · Ephesus Yayınları · 2026113 okunma
8/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 43. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2026 00:11
Hayatında bir dönüm noktasında olan, başarısızlıklar veya kişisel zorluklarla mücadele eden ve hayata dair pozitif ama gerçekçi bir bakış açısı arayanlar için motive edici bir kitap. Piyasadaki pek çok kişisel gelişim kitabının aksine, sadece 'pozitif düşünün' demek yerine, 'yaşanan zorluğun hakkını vererek, onu aşmanın yollarını aramak' üzerine odaklanması, kitabı daha ilgi çekici kılıyor.
Yandığın Ateş Yoluna Işık OlurSedef Kabaş · Destek Yayınları · 202318 okunma
Keyifli okunan bir kitabın bende bıraktığı etki diyebilirim;)
9/10
·147 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 20:40
Bu eser bana kitabın sadece sayfalardan ibaret olmadığını, insanın ufkunu ve hayatını değiştirebilecek en güçlü yol arkadaşlarından biri olduğunu hatırlattı. Bilgiye ulaşmanın zorluklarla dolu olduğu bir dönemde bile kitap sevgisinin önüne hiçbir engelin geçemeyeceğini etkileyici bir şekilde anlatıyor. Okumanın yalnızca bireyi değil, toplumu da aydınlatan bir ışık olduğunu hissettiren, iz bırakan bir kitap. Fakir Baykurt Eşekli Kütüphaneci
Eşekli KütüphaneciFakir Baykurt · Literatür Yayınları · 201018,4bin okunma
8/10
·945 syf.··
2026 33. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 23:40
Merhaba sevgili okur, Middlemarch, okuduğum çeşitli kitaplarda değinilen, edebiyat çevrelerince kabul gören bir eser olduğu için kitaplığıma girmişti. Son olarak Foucault Sarkacı’nda da karşıma çıkınca uzun zamandır beklediği yerden çıkarmaya cesaret ettim. Henüz 900 sayfalık bir kitabı bitirmişken tekrar 945 sayfalık bir yolculuğa çıkma cesaretini nasıl buldum bilmiyorum, ben iflah olmam efenim. Kitabın çevirmeni Ünal Aytür’ün kitabın üslûbuna dair hazırladığı kapsamlı önsözüyle başlayan eseri, iç kapak yazısı çok güzel özetliyor: “Kendi döneminde kadınların hapsolmaya zorlandığı fantezi dünyası yerine sıradan insan hayatının karmaşasını gözler önüne seren George Eliot, İngiliz edebiyatının başyapıtlarından biri olan Middlemarch'ta bireysel trajediler, küçük başarısızlıklar, küçük zaferler, sıkıntılı evlilikler ve seçimlerin önemi gibi meselelerle aslında sadece bir kasabanın sakinlerine değil, tüm insanlığa ışık tutuyor.” Asıl adı Mary Ann Evans olan George Eliot’un, nice kadın yazar gibi, sırf ciddiye alanabilmek için erkek ismiyle yazılarını yayınlaması kalbimde bir yaradır. Ünal Aytür, önsözde yazarın hayatına ve eserlerine dair geniş bilgiler veriyor. YKY’nin Kâzım Taşkent klasiklerini okuyanlar kitabın kalitesini iyi bilir. Sayfa yapısı, sayfa rengi, yazım stili ve puntosu, kâğıt kalitesi ve dikişlerinin muntazamlığıyla okura muazzam bir okuma denetimi sunar. Üstelik bir matbaa kokusu var ki inanılmaz. Basım camiasının aristokratı diyebilirim. “Görgülü tutumluluk” diye tabir ettiği durumu çok beğendim. Sırf imkanın var diye gerekli gereksiz ya da aşırı gösterişten bilinçli olarak uzak durma hâli harika bir varoluş şekli. Kitabın giriş ve bitiş yazılarını çok beğendim. Seçimleri ve yaşadıklarıyla romanın merkezinde yer alan isim olan Dorothea ekseninde
MiddlemarchGeorge Eliot · Yapı Kredi Yayınları · 2025534 okunma