Ji bo bîranîna Apê Mûsa :((
Puan vermedi·86 syf.··
2024 3. kitabı
·
69 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2024 20:45
“Kitaptan “ Kasaplar. Deresi’nde yatanların anısına... Musa Anter ve onun gibi binlerce faili meçhul cinayetlere öldürülen Kürt halkına… Kurt kuzuyu yakalamış yiyecek. Ancak bir bahane uydurmak lüzumuda hissetmiyor değil. Kuzuya demiş ki, sen geçen yıl bana küfretmişsin, bunun cezası ölümdür, seni yiyeceğim. Kuzu, beni yemek istediğini biliyorum ama ,yalan demene gerek yok. Çünkü ben geçen yıl daha doğmamıştım der.» Bu kısacık öyküyü PKK merkezi önderlerinden Bedrettin Kavak’ın babası Hüseyin Kavak anlattı. Batmanlı Bedrettin Kavak 12 Eylül 1980’den bu yana tutuklu. Şimdilerde Ceyhan cezaevinde. Kardeşi Gültekin Kavak, «yeni bir örgüt kurabilir» savıyla gözaltına alınmış. Gel gör ki, Gülte- kin’in bu işlerle arası hiç iyi sayılmaz. O, okulunu bitirmenin peşinde. Sınavını kazandığı parasız yatılı bir okul için kendisinden «temiz» olduğuna ilişkin bir belge istense de Batman Emniyet Müdürlüğü vermez. Gerekçe abisi Bedrettin Kavak’tır tabii. Hüseyin Kavak, emniyet müdürüne çıkarak durumu izah etmeye çalışır ancak hiç bir sonuç alamaz. «Yahu» der bu kez de baba Kavak, «hanım hamile yarın öbürgün doğum yapacak. Bu yeni bebe de mi sizin gazabınızdan kurtulamayacak?» Yanıt, tereddütsüz «evet» olur. Bebenin geleceğinin kurtulması için tek yol vardır, Bedrettin başta olmak üzere tüm ailenin devlet safına geçmesi, «devlete sadık bir yurttaş» olmaları. Doğmamış çocuğu bile
Üniformalı KasaplarGünay Aslan · Pencere yayınları · 199016 okunma
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2023 54. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Ekim 2023 17:05
Ravenloft Ölüler Şehrinin Efendisi Azalin tüm gücünü ve araştırmalarını oğlunu hayata döndürmek için uğraşmış fakat bunu başaramamıştı. Ne yaparsa yapsın tüm gayretleri hep aynı sonla bittiyordu. İşkenceciler dediği, varlıklarını bildiği, hissettiği onunla alay eden her girişiminin sonunda kahkahalar atan o üstün varlıklar onunla oyun mu oynuyordu. Madem bu kadar üstün ve güç sahibi iseler neden Azalin ile uğraşıyorlardı. Bir önce ki kitaptan nereseyse birbuçuk asır sonra bir Vistani kehaneti yayılır ve bu kehanet Azalin’e ümit verir. Sislerin sarmaladığı, sıkışıp kaldığı Darkon’u terk etme sislerden geçme umudu doğar. Ve tüm farklı varoluş düzleminde ki ülkelerin yıkımına yokoluşuna giden bir bir yol ve kurtuluş yolu bulduğunu sanar. Zamanın gerisine kötülüğün Kont Strahd ile ilk anlaşma yaptığı zamana yolculuk eder. Amacı anlaşmadan önce Strahd’ı öldürüp bu varoluşun başlamasını engellemektir. Azalin tüm ordularını güçlerini yeni büyüler yeni öğretiler için seferber eder, tek amacı bu tuzaktan bu kıstırılmış ülkeden kurtulmak yada onunla birlikte yok olmaktır. Birçok yeni şey keşfeder yeni güçler yeni araçlar bulur ve insanların hayat enerjisiyle çalışan birde makine ele geçirir. Azalin ya yok olucaktır yada bedensiz bir varoluşa ulaşıcaktır. Herşey plânladığı gibi mi olucak yoksa buda kötülüğün güçleri olan işkencecilerinin bir tuzağı mı? Yada tüm bu olanlar nedir neden o ? Yaşamının nasıl bir amacı var? Farkında olmadan hırsla azimle asırlardır bilmediği öngöremediği bir amaca mı hizmet ediyor? Azalin’in gücü ve kararlığı maceralarını soluksuz okumaya itiyor insanı… En azından beni :) Bu türün meraklısı için vazgeçilmez kitaplar
Ölüler Şehri'nin EfendisiGene Deweese · ANKİRA · 200427 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
8/10
·216 syf.··
2023 4. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2023 09:30
Barbarları Beklerken, beklentimin çok üzerinde bir okuma oldu. Hangi coğrafyada ya da hangi tarihte olursa olsun iktidarların nasıl benzer şekillerde düşman yarattığını, bunun üzerinden nasıl otorite ve korku devşirdiğini, günah keçilerinin nasıl seçildiğini çok sıradan bir dille anlatırken insanı sarsmayı başarıyor. Hikayenin en sarsıcı öğeleri ise tabii ki 'işkence' ve 'işkenceciler'. Kurgu bile olsa daha önce dinlediğim birçok gerçek işkence olayını, bunu yaşayan insanları bana sürekli anımsattığı için inanılmaz bir rahatsızlık duyarak okudum. Bunlara aşina olduğum için de yaşadığımız çağdan, dünyadan tekrar tekrar tiksindim. Kimse bunlara aşina olmamalı ve bu büyük insanlık suçu dünya üzerinden tamamen silinene kadar mücadele edilmeli. Tavsiye ederim, iyi okumalar.
Barbarları BeklerkenJ. M. Coetzee · Can Yayınları · 20192,057 okunma
10/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2022 26. kitabı
“İşkencecinin Gölgesi, gölgesiyle bedeni birbirini tutmayanların kitabı.” Güneşin ömrünün sona yaklaşmış olduğu Urth adlı bir gezegende, İşkenceciler Loncası’nda çıraklıktan kalfalığa yükselmiş olan Severian, tutsak olan bir kurbanına merhamet ederek mesleki bir günah işlemiştir.Bu nedenle üstatları tarafından Thrax kentine sürgüne gönderilmek üzere yollara düşecek, yolda bir sürü insanla tanışacak, başına bir sürü olay gelecek ve bir sürü macera yaşayacaktır. Kitaba başladığımda endişeliydim çünkü bazı arkadaşlarım kitabı ya seveceğimi ya da nefret edeceğimi söylemişti.Seven tarafta olduğumu söylemekten mutluluk duyarım.Hatta sevmek bile yetmez bayıldım, hayran kaldım.Severian bana hem karakteristik olarak hem de başına gelenlerle başa çıkması sebebiyle Kvothe’yi andırdı sürekli.Kvothe nasıl eline lavtasını alıp yollara düşerek bir destan yaşadıysa, Severian’da kadim kılıcı olan Terminus Est’ini alıp bambaşka bir destan yaşıyor ve yaşattırıyor.Bilim-kurgu ve fantastiğin bir arada olduğu bir kitap, özellikle botanik bahçesi bölümü oldukça etkileyiciydi.Gerçekten tek kelimeyle mükemmeldi, hem yazar hem de seri favorilerimde yerini alıp başı çekmekte şimdiden.Devamını okumak için sabırsızlanıyorum.
İşkencecinin GölgesiGene Wolfe · İthaki Yayınları · 2019371 okunma
6/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2022 5. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 14 Mart 2022 18:18
Okuduğumdan beri karnımda ağrı, kalbimde -o kadar yoğun ki neredeyse fiziksel- bir acı bırakan bu kitabı okumadan önce, ne okuyacağımı biliyordum. Sırpların 1992-1995 yılları arasında yaptığı Boşnak soykırımı hakkındaki ayrıntıları bilmiyorsam bile tamamen habersiz değildim. Ancak yine de ağır geldi. Güvenli koltuğumda bu yaşananlardan yıllar sonra okurken ağır geldi bana, oysaki Boşnaklar bunları yaşadı. Suada yetenekli bir konservatuvar öğrencisidir. Teyzesiyle yaşayan bir genç kızdır ve Tarık adında bir delikanlıya âşıktır. Zor beğenen idealist hocasıyla birlikte piyano çalmakta gün be gün ilerlemektedir. Kalbinde zaten biri olduğu için kendisine oldukça rahatsız edici bir üslupla ilan-ı aşk eden Vukadin'i reddeder. Yaşananların başlangıcı budur. Derken savaş başlar. Savaş önce haberlerde duyulur, sonra uzak şehirlere sıçrar, siyah bir duman gibi yaklaşır ve Suada ile ailesinin hayatını mahveder. Erkekler işkenceye uğratılır ve öldürülür. Kadınlar işkenceye uğratılır ve esir kamplarında sistematik bir şekilde tecavüz edilir ki hamile kalsınlar, Sırp çocuklar doğursunlar ve soyları bozulsun diye. Etnik temizlik, iki kelimedir ama içinde hayal edebileceğiniz bütün kötülükleri barındırır. Edebi açıdan eleştiri yapmak istiyorum ki incelemem âdilane olsun. Edebi olarak güçlü bir kitap değil. Basit bir anlatımı var. Karakterlerin düşünceleri, hisleri daha iyi aktarılabilirdi. İlk kısımda İfeta teyze karakteri üzerinden dönemin şartları ve tarihi bilgiler verilmiş, ancak doğal değil ve kopyala-yapıştır hissi veriyor. Ayrıca bu bilgiler tek taraflı - yani ne demek istiyorum, teyze Aliya İzzetbegoviç'i sevmiyor, yürüttüğü politikalar nedeniyle eleştiriyor. Bilgili başka bir karakter olsaydı da o da kendi argümanlarını sunarak İzzetbegoviç'i destekleseydi, biz de
İncir KuşlarıSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 202433,4bin okunma
9/10
·136 syf.··
2022 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2022 04:31
İçinizi donduran öyküler... “Lire” dergisi tarafından “Geleceğin 50 Yazarı” arasında gösterilen ve 90’lı yıllardan bu yana edebiyatın farklı türlerinde eserler veren Aslı Erdoğan'ın 2010 Sait Faik Hikâye Armağanı'nı kazandığı öykü kitabı Taş Bina ve Diğerleri dört öykü ve bir epilogdan oluşmaktadır. Oldukça uzun bir öykü olan Taş Bina ise; Başlangıç, İnsanlar, Taşlar, Düşler, Kahkaha, Öyküler ve Sonlar diye bölümlere ayrılmıştır. Taş Bina ve Diğerleri, şiddet ve işkence içeren, insanlık acılarını barındıran öykülerden oluşmaktadır. Tahta Kuşlar ve Mahpus isimli öyküler her ne kadar kadın öyküleri gibi dursa da yine de kitabın temasıyla bütünlük oluşturmaktadır. İlk öykü olan Sabah Ziyaretçisi'nde; göçmenler yurdunda (taş binada) kalan ve cinsiyeti belirsiz anlatıcının, geçmişi, sıkışmışlığı, yalnızlığı ve umutsuzluğu anlatılıyor. İkinci Öykü Tahta Kuşlar'da; farklı ülkelerde işkence görmüş, hapishanelerin (taş binaların) soğuk ve nemli hücrelerinde hastalanmış ve T. şehrindeki bir sanatoryumda (taş binada) ortak bir kaderle biraraya gelmiş kadınların ilişkileri, beklentileri, hissettikleri ve umutları anlatılıyor. Üçüncü öykü Mahpus'ta; hamile bir kadının, hapishanedeki (taş binadaki) sevgilisini birkaç dakika görmek için verdiği uğraşı ve içinde bulunduğu yalnızlığı anlatılıyor. Ve son öykü Taş Bina da ise; çok sayıda karakterin taş binayla ilişkileri, geçmişleri, gördükleri şiddet ve işkenceleri ile bugünleri anlatılıyor. Anlatıcı bazen kadın, bazen erkek oluyor ve giderek cinsiyetsizleşiyor. Çok sesli ve karışık bir anlatımın söz konusu olduğu öyküde, tekil ve çoğul anlatımların da kullanıldığını görüyoruz. Belirgin ve bilinen A. karakteri dışında, öyküde kim olduğu anlaşılamayan başka karakterler de çıkıyor karşımıza. Bir kadın, hırsız bir çocuk ve arkadaşı,
Hikaye-Öykü
Taş Bina ve DiğerleriAslı Erdoğan · Everest Yayınları · 2016982 okunma