suedâ

"Işık, güçtür. Büyük bir güç, bizim varlığımızın kaynağı; ama bizim gereksinimimiz dışında, kendinden var olan bir güç. Güneş ve yıldız ışıkları, zamandır; zaman da ışıktır. Yaşam, güneş ışığında, günlerde ve yıllardadır. Karanlık bir yerde, yaşam, ışığı adıyla seslenerek çağırabilir..."
Edebiyat
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Insanın yaratılış gayesi olan hilafetin tahakkukunun, ilim ve amele, teori ve pratiğe bağh ve ait olduğu anlaşılmadığı, bu büyūk marifetleri tahsil yolunun niteliği, yolu ve kurallarının kefili olan ilim, ancak ilimlerin en önemlisi ve en faydalısı olabilir. O ise pratik hikmet ve felsefedir. Filozoflar onu ruhâni tip olarak adlandırırlar; zira onun bilgisiy- le, onu bilmekle nefs-i kâmile zerindeki ahlaki denge koru- nabilir. Bu da bedenin hıfzussiıhhası, yani beden sağlığını ko- ruma mesabındandır. Bununla birlikte nākıs, eksik ve kusurlu nefislerin itidal ve dengeye getirilmesi sağlanabilir. Bu da beden- leri hastalıktan kurtarma mesabımıza düşer. Çünkü kötülük melekeleri, nefsânî ve ruhi hastalıklardır. Bu makamda tafsili kelâm odur ki, onun ilmin şerefi, ya onun konusunun şanıyla ya gaye ve faydasının büyüklüğünün büyüklüğün ile ya da burhan ve hüccet belgesiyledir.
Sayfa 35·Kitabı okudu
Felsefe
Bu tür kutsanmış formüller, düşünmesini, hakikati görmesini engelleyerek genç adama zarar verir. Avrupa ve Amerika'nın bütün ülkelerinde olduğu gibi, liseyi bitir- dikten sonra hiçbir gerçek gözetime tabi olmadan, hiçbir ahlaki koruyucumuz olmadan büyük şehirlerden birine firlatıldık; bir öğrenci ortamında solunan bu absürt ön yargılar atmosferinin kötülüğüne karşı hiçbir zaman uyarılmamış olmamız tutarsız ve feci davranışlarımızı gayet güzel açıklıyor. Eğitimli insanların ayıpladığı bu şamatacı öğrenci çeteleri, “eğitimli" insanların beyinlerini tıkayan eleştiri süzgecinden geçirilmeden benimsenmiş ve nesnel bir biçimde gerçekleşmiş fikirlerin cisimleşmiş halidir. Bu telkin öylesine güçlüdür ki olgunluk çağında ondan kurtulmayı başaranlar gıpta edilesi insanlardır. İradenin zayıflığı ve alt eğilimlerin gücünün yardımıyla birçoğu bozuk gençliklerinin devamı niteliğindeki olgunluk çağlarını atasözlerini kullanarak meşrulaştırmayı denemeye atarlar. Eğitim, emsal, dil, ortamın biriktirilmiş, eğilimlerle desteklenmiş bütün bu hatalar, zihinde nesnelerin görünüşünü bozan yoğun bir sis oluştururlar. Bu sisi dağıtmanın tek bir yolu vardır: Sıklıkla düşünmenin yalnızlığına sığınmak; kendi benliğinde çevrenin sıradan telkinlerinin yerine yüce bir zihnin telkinlerini koymak ve iyi hissettirici bu telkinlerin sakinlik içinde ruhun derinliklerine nüfuz etmesine izin vermek. Öğrencinin bu nüfus edişi kolaylaştıran yalnızlığa erişimi kolaydır. Hayatının sonraki yıllarında bu kadar büyük bir özgürlüğü asla bulamayacaktır ve tam bir bağımsızlığa sahip olunan bir kitabın o kadar az kendinin efendisi olması gerçekten çokücüdür.
Sayfa 156·Kitabı okudu
Eğitim
Dahası, bugün çocuklara verilen akılcılıktan son derece uzak eğitim bir yanıyla hakikatin muğlak algısı üzerine kurulu. Bütün kompozisyonlar, ödüller ve cezalar, iradeleri harekete geçirecek yegâne şeyin duygular olacağı karmaşık inancına dayanıyor. Hassasiyetin çok düşük bir seviyede olmasından ötürü çocuklar iradelerine dayanarak eğitilmezler. "Şunu itiraf etmek gerekiyor ki eğitimin en meşakkatli sorunu hassasiyetten yoksun çocukları yetiştirmeye çalışmaktır...bütün düşünceleri dalgınlıktan ibarettir... dinlerler ama hiçbir şey hissetmezler."
Sayfa 86 - Koridor Yayınevi·Kitabı okudu
Eğitim