Dünya hazlarından yana mı çarpıyor kalbiniz? Öyleyse bilmeniz gerekir. Bu yazıda onca önemle söz edilen kadınlar kalplerini tamamen ahmaklara kaptırmıştır. Bilgeleri görünce tüyleri diken diken olur. Hemen sıvışırlar . Sanırsınız ki
akrep gördüler. Kim hayatını eğlenceli biçimde düzenlemek, hoşça vakit geçirmek isterse bilgini kapısından sokmaz. Hatta evine bilgi almaktansa vahşi hayvan beslemeye hazırdır.
kafanızda bir bilge örneği canlandırın ve onun yanına dikin. Çocukluğu ve gençliği avucunda kayıp gitmiş, onca bilimi öğrenecek diye kıymetli yaşamı uykusuz geceler, kafa patlatmakla geçmiş biri olacaktır bu ister istemez. Ona baktığınızda yine yaşamı boyunca neşe kadehinden bir yudum olsun içmemiş, her zaman eli sıkı, yoksul, kederli, içine kapanık olduğu gibi. Kendine karşı hırçın ve insafsız, etrafındakilere karşı ise usandırıcı ve aykırı bir adam göreceksiniz. Dahası soluk, benizli, sıska, hastalıklı ve yarı kürdür. Zamanında önce yaşlanmış, hayattan elini eteğini çekmiştir. Şimdi sorarım size, zinhar yaşamamış birinin ölmesi de ne demek oluyor? Alın size bilge tavsiri.
Kaçık, budala, eşek, ahmak veya bunlara benzer yakıştırmaların muhatabı olan insanlardan daha mutlusu varsa, bütün tanrıların gazabı üzerime olsun. Bu iddia belki size aptalca ve sıradışı gelecektir, ama Lupiter adına inanın yerinde bir tespittir. Çünkü ilkin, bu insanlar ölüm korkusu tanımaz. Tanrı biliyor, ya epeyce ürkütücü bir mesele. Vicdan azabı bilmez, ölüler üzerinde anlatılanları umursamaz, hayaletlerden ya da ruhlardan çekinmezler. Bahtsız olma kaygısıyla ızdıraba, saadet beklentisiyle de umudun peşi sıra gelen işkencelere gark olmazlar. Kısaca, bu hayatın dolduran binlerce dert onlarda yara açmaz. Arlanma, çekinme, ikbal hırsı, gıpta veya ihtiras bilmezler.