Kitap ; Kurtuluş Savaşı Dönemi’nde Porsuk Çayı yakınlarında, bir kolunu kaybetmiş savaş gazisi olan Ahmet Celal’in köy hayatı boyunca yazdığı yazılardan oluşuyor.
Kolunu kaybettikten sonra arkadaşıyla köye geliyor. Her şeyden uzak sakin bir yaşam süreceğine inanıyor fakat köy halkının cahilliği ve vurdumduymazlığı onu çileden çıkarıyor. Zaten köy halkı da onu pek kâle almıyor. Onu ‘’Yaban’’ diye anıyorlar. Bu köylere gelen yanancılara verilen genel bir ad. Karakterimiz içinse çok rahatsız edici.
Ahmet Celal yine inzivadayken bir kızla karşılaşır. Ve yılların verdiği yalnızlıkla kıza aşık olur. Onunla evlenmek ister ve neredeyse tiksindiği bu köyde artık onu bağlayan bir sebep olacağını düşünür. Kız, onun yaban olduğunu düşündüğü için evlenmek istemez. Ve yine bunalım. Tabi bu sırada Ahmet Celal’i gerçekten hayata bağlayan tek umudun da Mustafa Kemal Atatürk olduğunu görürüz. Vatanına aşkı çok büyük. Sonlara doğru, bu vurdumduymaz köye düşman askerleri girer. Kitabın bu kısmında anlatılanlar çok akıcı ve baplayıcıydı.
Kitapta yoğun olarak aydın-köylü çatışmasını okuruz. Çoğunluk bunu köylere yapılan bir hakaret olarak görse de aslında kitapta bu çatışmada köylü tarafın cahil kalması aydın kesime bağlanır. Anlatılanlar döneme objektif bir bakış getiriyor.
Herkese okumasını tavsiye ederim. Okurken eminim dediklerimi daha iyi anlayacaksınız. Keyifli okumalar.
YabanYakup Kadri Karaosmanoğlu