Bazı insanlar öyle derin susarlar ki çığlıklarını duymamak için sağır olmak gerekir. Ki öyleyiz hepimiz. Kendimizle öyle meşgulüz ki başka her şeye kör ve sağırız. Bir kez kibrimizi bir kenara bırakıp çeşitli bahanelerin ardına saklanmadan bakabilsek keşke. Çıplak gösteren gözlüğün formülü de buradan geçer, biliyor muydunuz? Tüm düşüncelerimizi bir yana bırakıp olduğu gibi bakabilsek bir kez. "Ama sen anlatmıyorsun" demek yerine öyle derin bir kuyudadır ki belki sesi duyulmuyordur diye düşünsek bir kez. En sevdiği şarkılara kulak verelim mesela. Bakın ne diyor; "Haklıyım balık gibi, tutulmuş daha yeni. Denizinden uzaklaşmış; kovadayım, kovadayım."
Bugün, en yakınımızdakilere bakmayı deneyelim. Bir kez olsun bütün düşüncelerimizi bir kenara kaldırıp onu olduğu gibi görmeye çalışalım. Ruhuna bakalım ve kalbine. Diliyle söylediği ve kalbinin ritmi tutuyor mu, dinleyelim. Emin olun daha önce hiç görmediğimiz şeyler göreceğiz.
youtu.be/IBvB-8YCrr0