Bin Muhteşem Güneş
Puan vermedi
Yani kitabın konusu da anlatım şeklide büyüleyici. Kitapta küçük yaşta evlendirilen kızlar, savaşlar, eski aşıkların kavuşması gibi şeyler var burada anlat anlat bitmez bu kadarını size söyleyebilirim. Okuyunn okutturun dediğim 3. kitap galibaaa
1000Kitap
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,6bin okunma
Sait Faik Neden Eşsizdir
10/10
·123 syf.··
Beğendi
·
2026 39. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 05:08
Yüz sene öncesi insanlarının hayatları ve Yüz sene öncesinin İstanbulu ve Adapazarı. Yazar en alt kademedeki insanların hayatlarını bize olduğu gibi , kompleksi, samimi , düz anlatıyor. Hiç bir ego, kibir ve bilgi dayatması bulunmuyor. Orhan Pamuğu sevmeme ve Sait Faiği sevme sebebim bu sanki. İçine kapanık bu iki insanın arasındaki fark insanların bozulması mi? Bize ne kadar çok bildiğini dayanmayan bir yazarın hayatı olduğu gibi aktarması ne kadar güzel. Samimi, içten ve dogalsa Orhan Pamuğun Edebiyatı bir o kadar kusturucu. Kitapta yine Istanbulda yaşayan insanları anlatıyor. Muhabirken röportaj yaptığı insanlar,kendisi, sokak çocukları, balıkçılar, Burgazada sakinleri, hayvan sevgisi, insan sevgisi, doğa sevgisi her şey var. 1955 İstanbul Pogromu yani 6-7 Eylül olayları öncesi vefat etmiş olan Sait Faik, bu kitabında da Burgazada Rumlarindan, onların hayatından bahsediyor. Bazen Rumca kelimeler katıyor hikayelerine.
Seçme HikayelerSait Faik Abasıyanık · İş Bankası Kültür Yayınları · 20206,9bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 02:23
Sizlere, daha önce pek görülmemiş bir kurguya sahip olduğunu düşündüğüm bu kitapla geldim. Hikâye, 1868 yılında İstanbul'un kalbinde; siyasi ve toplumsal olayların gölgesinde geçiyor. Bu dönemin atmosferini başarılı bir şekilde yansıtırken tarih, aşk, kavga ve ideolojiyi de bir araya getiriyor. Açıkçası kitabı elime aldığımda beni böyle bir hikâyenin beklediğini düşünmüyordum. Fakat sayfalar ilerledikçe kurgu beni içine çekti; o atmosferi ve dönemi adeta yaşattı. Yer yer ince ironiler de vardı. Özellikle bazı sahneler gözümde canlandı ve yüzümde tebessüm bıraktı. Sonuç olarak, okumaktan gerçekten keyif aldığım, farklı kurgusuyla aklımda yer eden bir kitap oldu. Eğer siz de tarihin satır aralarında dolaşırken İstanbul'u alışılmışın dışında bir anlatıcının gözünden keşfetmek isterseniz, bu kitaba mutlaka bir şans vermelisiniz.
1868 Sofya ve Cihangir'in KitabıHalil İbrahim İzgi · Timaş Yayınları · 202689 okunma
Puan vermedi
Öncelikle kitap bir aşk romanı değildir. Kendini bulma ve kendinle yüzleşme romanıdır, ayrıca Türkiye'nin en büyük sorunu olan modernleşme krizinin ve cinsiyet rollerinin paradigmatik değişiminin romanıdır. Spoiler içerir. Raif Bey Ankara'da kimsenin takmadığı zavallının teki. Karısı, kızları, patronu takmıyor ve herkes tarafından kullanılıyor. Hikâyeyi anlatan kişi bile onu oksijen israfı olarak görüyor. Bu kadar düşmüş, zavallı biri artık karşı tarafta agresyon uyandırıyor. Kendi evinde karısıyla, kızlarıyla ve içgüveysi damatlarıyla korkunç bir anaerki yaşıyor. Ama bu bir sonuç, Raif Bey'in biyografisine bakıldığı zaman mitik bir biçimde bu kader örülüyor. Raif Bey'in babası fabrikatör, İstanbul'da yaşıyorlar ve annesi ölmüş, yani Raif Bey'in babası daha paşa Osmanlı'yı temsil ediyor ve öykü de İstanbul'da başlıyor. Babası onu Almanya'ya gönderiyor, sabun tozu fabrikasının başına geçebilmesi için. Berlin'e, yani klasik modernizmde cinsiyet rollerinin en kaygan olduğu dünya başkentine gidiyor. Berlin aynı zamanda erkekliğin yitirildiği ve inanılmaz liberal bir cinsiyet anlayışının başkenti. Tabii bu özgürlüğünün faturasını Nazi Almanyası ile ödüyor Almanlar. Faşizm ve Alman nazizmi bu yitirilmiş erkekliği geri getirme çabasından başka bir şey değildi. Berlin'e gidiyor ve sergide dolanırken o meşhur tabloyu görüyor. Babasının oğlu, babasının sanatını devam ettirmek için, üstün Alman kalitesiyle zanaatini öğrensin ve geri dönüp babasından fabrikayı devralsın diye gittiği yerde zanaat öğrenmek yerine annesizlikten o Madonna tablosuna sarıyor. Kürk ilksel bir şey ve avcılık-toplayıcılık dönemini hatırlatır. Freud'a göre annenin cinsel organının Ödipal erkekteki ilk intibasıdır. Sabahattin Ali kitabın da ismi olan Kürk Mantolu Madonna ismini Rönesans dönemi
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,5bin okunma
6/10
·286 syf.··
2026 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 23:01
Heyet= Ortak Akıl, Amaç (Görüş birliği) olma olasılığı çok yüksek ki orta Asya'dan itibaren her hükümdarın amacıdır İstanbul. Bir çok hükümdar değişmiş olsada amaçları bir olup bu zaferi kazanmada hepsinin başarısı uğraşları mevcuttur. Fatih'e kadar gelen tüm hükümdarlar İstanbul' a yaklaşmışlardır. Sonucunda da ...
HeyetHalil Yaşar Kollu · Lopus Yayınevi · 20163,847 okunma
İstanbul'un Sokaklarında Bir Cinayet ve Tarihin İzleri
10/10
·590 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
İstanbul Hatırası, polisiye kurguyu İstanbul'un zengin tarihiyle ustalıkla birleştiren sürükleyici bir roman. Cinayet soruşturması ilerledikçe yalnızca katilin peşine düşmüyor, aynı zamanda şehrin yüzyıllar boyunca biriktirdiği hikâyeler arasında da yolculuğa çıkıyoruz. Romanın en güçlü yanı, İstanbul'u adeta bir karakter gibi işlemesi. Tarihi yapılar, efsaneler ve geçmişten günümüze uzanan olaylar hikâyeye derinlik katarken, merak duygusu da son sayfaya kadar canlı kalıyor. Polisiye okumayı sevenler için heyecan verici bir kurgu sunarken, İstanbul'un tarihine ilgi duyan okurlara da farklı bir deneyim vaat ediyor. Kitabı bitirdiğimde aklımda sadece çözülmüş bir cinayet değil, İstanbul'un katman katman biriken geçmişi kaldı. Hem öğretici hem de sürükleyici bir roman arayanlar için keyifli bir tercih. "Bazı şehirler sadece yaşanmaz, okunur. İstanbul Hatırası da tam olarak bunu hissettiren bir roman."
İstanbul HatırasıAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201943,1bin okunma