10/10
·101 syf.··
2026 31. kitabı
“Sitt Marie-Rose” az kelimeyle çok şey anlatan metinlerden birisi sahiden; öyle ki sadece yüz sayfada Lübnan’ın ve genel olarak Ortadoğu’nun röntgenini okurun önüne seriyor adeta. Nitekim pek çok üniversitenin Ortadoğu Çalışmaları bölümlerinde okutuluyormuş bu kısa roman, şaşırtıcı değil bence. İki bölümden oluşuyor bu kısa roman: İlk bölümde, isimsiz bir anlatıcı, Lübnanlı bir arkadaşının Suriye üzerine bir film yapma projesini üzerine bir grup arkadaşın fikir üretme sürecini aktarıyor. Kısacık bölümde iç savaşın hemen öncesinde Lübnan toplumunun dinamiklerini, başta Suriyeliler olmak üzere göçmenlerin durumunu, toplumdaki ayrışmayı aktarmayı başarıyor yazar. İkinci bölümde ise sağır dilsizler okulunda çalışan bir kadın öğretmenin Filistin yanlısı olduğu için falanjist bir örgüt tarafından rehin alınması üzerine gelişen diyaloglar var ağırlıklı olarak. Bu bölümde her biri farklı bir anlatıcının sesinden anlatılan kısa kısa pek çok alt bölüm var, bu anlatıcıların bir kısmı ilk bölümden tanıdığımız karakterler. Etel Adnan gerçek bir olaydan esinlenerek kaleme almış bu novellayı. Ancak sadece bu olayın tekrar anlatımından ibaret değil kitap; ataerkiden aile yapısındaki sorunlara, kadının toplumdaki yerinden dinin toplumu ayrıştırmada oynadığı role kadar Lübnan ve Ortadoğu toplumlarının tüm meselelerini köklerine inerek masaya yatırmış yazar. Bu kadar duru ve şiirsel bir anlatımla, dediğim gibi bu kadar kısa bir metinde bu kadar çok şeyi, üstelik didaktik olmadan, son derece objektif ve içeriden bir gözden aktarmasına hayranlık duydum. Yazar, Suriyeli bir babayla Rum bir annenin çocuğu olarak Lübnan’da doğup büyümüş, ardından Fransa ve ABD başta olmak üzere dünyanın çeşitli yerlerinde yaşamış ve aslında daha çok şair, ressam ve gazeteci olarak tanınıyor. Hayatının
Sitt Marie - RoseEtel Adnan · Lemis Yayınları · 20235 okunma
8/10
·199 syf.··
2018 487. kitabı
Kitap, ailede, işyerinde ve toplumda sağlıklı insan ilişkileri kurmak için rehberlik ediyor. Cüceloğlu, etkili iletişimin önemini vurgulayarak, "keşke"siz bir yaşam için pratik öneriler sunuyor. Kitap, iletişimin temel unsurları, türleri ve süreçleri hakkında derinlemesine bilgiler içeriyor. Ayrıca, karşılaşılan sorunlar ve çözüm yolları da ele alınıyor.
İletişim DonanımlarıDoğan Cüceloğlu · Remzi Kitabevi · 20238,6bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
1/10
·126 syf.··
2026 1. kitabı
Gilgameş’in yazılı olduğu on iki tabletin bulunduğu, antik yakın doğunun en büyük kütüphanesi olan NİNOVA. Asur Kralı Asur-Banipal tarafından oluşturulduğu ve Dicle’nin sol kıyısında, Musul’un karşısındaki Koyuncuk bölgesinde bulunduğu rivayet ediliyor. Kütüphanenin kuruluşu ve arkeolog George Smith tarafından tabletlerin keşfi bilgilerinin yanı sıra, Gilgameş’e ait yazılardan -bilhassa İştar- bahsediliyor. Ayrıca, Asur halkının aralarında yapılan ticaret ve köle sözleşmeleri ile birlikte bazı yargı kararlarına ilişkin adli belgelerin de çevirisi yapılarak kitap içerisinde yer verilmiş. Ancak, gerçekten kitap çevirisi çok kötüydü. Yazım ve noktalama yanlışları o kadar fazlaydı ki… yine, cümlelerin yüklemlerindeki zaman kiplerindeki farklılıklar okurken dikkatimi çok dağıttı.. Örneğin, geniş zaman kipli bir cümlenin hemen akabinde, şimdiki zaman kipli bir cümle ve hemen akabinde tekrar geniş zamanlı bir cümle ile devam edilmişti. Bu kadar eksiğe ve dikkat dağınıklığına rağmen araştırma yaptığım bir alan olması nedeni ile okudum :)
Ninova Sarayı KütüphanesiJoachim Menant · Yaba Yayınları · 20053 okunma
Yazarın eli hiç titremiş midir?
Puan vermedi·198 syf.··
2025 8. kitabı
·
120 günde okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2025 00:44
Şeytan hep haklıydı ve haklılık unutulmaması gereken bir meseledir. Bir kitap okuyayım; olay örgüsüyle şaşırtsın, beni bir bilgi havuzuna daldırıp çıkarsın. Bir kitap okuyayım okunmaya değer olduğunu bir kez bırakıp tekrar elime aldığımda fark edeyim ve 2 günde okuyayım -ve kendi ırkımdan tiksineyim- Bir kitap okuyayım ve benim belki de başka varyantlarımın şeytanı bile üzüp darmadağın edebileceğini hissedeyim. Öncelikle edebi bir romandan bilmediğim geçmiş hadiseleri okuyunca örneğin Oliver Cromwell gibi, kendisi ülkesine cumhuriyeti sunan bir lider fakat türlü siyasi oyunlarla mezarından çıkarılıp tekrar asılarak idam ettirilmiş, bana bir doygunluk geliyor. Eserde Yunan mitolojisinden, Mısır dünyasına farklı coğrafların engin efsanelerinin serpiştirilmesi okuyucuyu bilgiye merak yoluna götürmüş. Çoğunu not edip araştırdım. Kral Lear, Kolları bağlı Prometheus, İştar ve en acısı Göğün Kraliçesi Meryem… Bence en güzeli aşkı anlatış biçimiydi. Ulaşılmazlığıyla hayran bıraktı, böyle bir aşk anca saflığıyla Meryem’e şeytan tarafından duyulabilirdi. Bizim dilimizde şeytan küçük yazılır, kendi ismine hep büyük harfle başlayan başkarakterimiz aşkı ayaklar altında ezilince bırakıyor kibiri. Keşke bırakmasaydın be şeytan, ben sana çok üzüldüm keşke kibir senin günahın olarak kalsaydı. Neticesinde insanoğlu şeytanın bile parasına çöküp aşkını çaldı, onu bile kandırmayı başardı. Eğer sen şeytan olmasaydın üzülebilirdin hatta acıyabilirdin halimize. Ama asıl şeytan bizdik, sen bizim ne mal olduğumuzu biliyordun da işte…
Edebiyat
Şeytan'ın GünlüğüLeonid Andreyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20254,819 okunma
Puan vermedi·231 syf.··
2025 55. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2025 22:08
Sümerler ve Hititlerle ilgili çalışmalarıyla tanınmış, Cumhuriyetimizin en önemli değerlerinden biri Muazzez İlmiye Çığ ve arkadaşı Sümerolog Hatice Kızılyay uzun yıllar İstanbul Arkeloji Müzesi'nde birlikte çalışmışlar. Yüzlerce buluntu tableti birlikte çözümleyip sınıflandırmışlar. Bu kitapta Sümerolog Hatice Kızılyay'ın kızı İştar'ın kaleminden Hititler'i okuyoruz. Oldukça sade bir dille, 14 yaşındaki bir çocuğun bakışından, Hititler'in günlük yaşamı, sarayları, kralları, savaşları, efsaneleri, tanrıları, kanunları, törenleri, dilleri ve yazıları, hastalıkları, evlenmeleri, boşanmaları, taht entrikaları bize sunuluyor. Annesiyle Hattuşa'ya kazı alanına giden İştar, iki aylık bir sürede kazı alanında başına gelenleri, geçmişle günümüzün de bağlantısını kurarak bize anlatıyor. Yer yer tabletlerden çıkanlardan doğrudan alıntı yaparak aktardıklarını destekliyor. Özellikle gençlere tarihi sevdirmek ve merak uyandırmak için yazılmış, akıcı bir kitap. Hititlerle ilgili temel bilgileri kapsıyor. Hititler'e ilgisi olanlar için tarihi bir kurgu olarak Ahmet Çelik'in Hattuşaziti: Hattuşalı Adam, Anadolu'dan Eski Bir Elçi kitabını da öneriyorum. Genç yaşta dul kalan Mısır kraliçesinin, evlenmek için Hitit kralı Şuppiluliuma'dan oğullarından birini eş olarak istemesi üzerinden tarihî macera anlatılıyor. Tarihseverler için eğlenceli bir okuma olacağından eminim. Keyifli okumalar.
Hititler ve HattuşaMuazzez İlmiye Çığ · Kaynak Yayınları · 2012365 okunma
10/10
·528 syf.·
2025 25. kitabı
Selamün aleyküm herkese, Ne zamandır (yıllardır..) elimde tuttuğum ama kalın oluşundan mütevellit bir türlü okumaya cesaret edemediğim ve en nihayetinde başına oturduğumda elimden bırakamadığım, bitirmek uğrunda uykumdan ödün verdiğim bir eser... Abum Rabum.. Yani Hz. İbrahim'in Akad dilindeki adı bu. Sümerce dilinde ise "Yüce Baba" demek.. "Abraham" veya "Avram" olarak da tarihte karşımıza çıkabilir. Kitaba adını veren konu aslında M.Ö. yıllardan günümüze kadar ulaşmış tarihi eserler üzerinde resmedilen yıldız, ay ve güneş sembolleri. Yani "Sin, Şamas ve İştar"... Bu bize Hz. İbrahim (a.s.)'ın yıldıza, aya ve güneşe bakarak "Bunlar benim Rabbim değildir." yani âyette buyurulduğu üzere, "Ben batıp gidenleri sevmem." dediği yıldız, ay ve güneş.. Sümerler ve Babil zamanında insanlar bunları tanrı kılığında resmetmiş. Ve bu resmettikleri sembolleri neredeyse tarihin her köşesine neşretmiş. Tüm bu putların gölgesinde tanrılık iddiâsında bulunanlar ile Hz. İbrahim gibi Hanif inancında olanlar karşı karşıya gelerek tarihin seyrini değiştirmiş. Kitaba adını veren Hz. İbrahim (a.s.) hakkında o kadar çok şey öğrendim ki kimi zaman ağzım açık kalıp hayretler içerisinde kaldım. Aslında kısım kısım ve yarım yarım bildiğim hayatını bir bütün olarak okumak ve tefekkür etmek çok istifadeli oldu. İskender Pala bu kitabı yazmak için ciddi bir emek sarf etmiş. Faydalandığı kitapların arasında beni kendine mest eden o müthiş eseri de burada paylaşmadan edemeyeceğim: #k:425035. Nitekim Kara Davudzade Mehmet Efendi'nin şerh ettiği ve Süleyman Cezûli Hz.'ne ait olan bu eserin bir kısmında Hz. İbrahim'in baştan sona hayatı anlatılmış. Hakikaten kendisine hayret ettiren bir Peygamber.. Ferah Yayınları 853. sf "Şeytanın Dokunmadıkları" başlığı altında anlatılmakta. Merak edenler mutlaka
Abum Rabumİskender Pala · Kapı Yayınları · 201812,3bin okunma