Evliliğin Değeri Üzerine
9/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 00:00
Teslim oluyorum! İyi edebiyata rastladım mı oltasına takılmadan duramıyorum işte. *** İnsan dünyaya geldiğinde önce aileyi biliyor. Aile bir yaşayış şekli sunuyor insan zihnine. Bir raya oturtuyor onu. Bir müddet bununla düşüp kalkan insan, büyüyüp başkalarını tanıdıkça rayların çokluğuna tanıklık ediyor. Bir raylar sisteminin içinde olduğunu kavrıyor. Peki bu sistemi kabul edip ona katkı sağlayarak sistemi devam mı ettirecek? Bireyin rolü burada devreye giriyor: Sisteme baş koyabilir, kendi istek ve amaçlarıyla sistemin kurallarını harmanlayarak daha dengeli seyredebilir ya da kendi amaçlarını önceleyerek sisteme karşı çıkabilir. Ama bu hikâye sisteme baş koyan bir adamla başlıyor: Kristóf'la. Kristóf statükoyu koruyan, soylu ailesindeki herkesten beklendiği gibi kendisinden beklenen vazifeleri gerçekleştirmek zorunda olan bir karakter. İşini en tarafsız, en doğru şekilde yapma gayretinde olan bir yargıç. Kendini topluma sunduğu katkıyla tartan, kimliğini topluma dayandıran bir adam. Yozlaşan toplum düzenini, boşanmaları, çıkarcılığı ve iradesizliği eleştiriyor ve toplumu daha iyi hale getirmek için çok çalışıyor. Öte yandan onun hep "olması gereken" kişi olması, kendi isteklerini çoğu zaman bastırmasına, süreğen ve belirsiz bir utanç ve suçluluk hissiyle, baş ağrılarıyla boğuşmasına sebep oluyor. Bu yönüyle eksik, çünkü hem kendi arzularını hiçe sayıyor hem de doğasındaki karanlık yönleri reddediyor. Kitabın ikinci karakteri ise Greiner. Kristóf'un "olması gereken kişi" imajını irdeleyen biri olarak hikâyeye dahil oluyor ve onun bastırılmış yönlerine ışık tutuyor. Sevdiği kadın uğruna her yolu mübah gören bir doktor o da. Bu makyavelist tavrı, zamanla fatalizme dönüşüyor; hayatın gerçeklerine yeniltiyor onu. Olgunlaşıyor. Biz de
Buda'da Bir BoşanmaSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 2022698 okunma
17 Haziran…..Alex Schulman
10/10
·272 syf.··
2026 30. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 19:46
Çocukluğunuzla konuşabilseydiniz ne sormak isterdiniz… işte kitabın ve kurgunun kalbi bu soru.. #okudumbitti #17haziran İskandinav edebiyatının gözde yazarlarından Alex Schulman.. .acaba hangi kitabı vesilesiyle tanışsam derken son çıkan *17 Haziran *kitabında karar kıldım.. Müthiş bir anlatım ve hikaye.. Schulman bu hikaye için *benim en otobiyografik kitabım* demiş zaten.. Bence bu itirafı olmasa bile, bu kitapta bir yaşanmışlık seziliyor kesinlikle.. çünkü çok derinden, çok içerlerden bir yerden gelen bir hikaye okudum düşüncesindeyim.. . Hikayede kahramanımız bir öğretmendir.. adı Vidar ..ablası anne ve babasıyla sorunlu bir aile onlar..  o dönemde ailesinden kendine kalan yazlık evlerinde bir koli görür.. o kolide ise bir kağıtta evlerinin telefon numarası çıkar ..numarayı tuşlar ve çocuk olduğu 17 Haziran 1986 tarihine gider .. Ve bundan sonrasında çocukluğunun travmalarla geçtiğini ,yer yer sisli olan o zor geçmişi sahne sahne yaşar .. anılarındaki ,kavgaların hiç bitmedigi bir ev hayatı ,onun sarsıntılı bir yetişkin hayatının da ilk temelini atmış olur.. çünkü Vidar birbirini sevmeyen ,her yaptıkları birbirinin sinirlerini zıplatan ebeveynlerin ona sunduğu bir ailede doğmuştur.. duygusal hiçbir destek vermeyen sevgisiz hırçın, vicdan yoksunu bir anne ..ve ona paralel seven ama sevgisini çok belli etmeyen, kendini daha çok seven ,umursamaz bir babanın büyüyen ,daha doğrusu büyümeye çalışan bir çocuğudur.. . Vidar ve ablasının yaşadığı yalnızlık ve duygu sarsıntıları yetişkinlikte de kendini gösterir.. . kitapta beni en derinden yaralayan bir annenin nasıl bu kadar vicdan yoksunu olabileceği.. babalar için bir fikir belirtemem ama *anne ya anne* var mı bir çocuk için daha ötesi.. saç baş yoldurur cinsten bir anne
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20261,542 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·448 syf.··
2026 29. kitabı
Ennnn sevdiğim padişahRahmetli İlber Ortaylı’nın kalemiyle ilk kez tanıştım. Gayet akıcı ve kolay anlaşılır bir uslubu var fakat kitap beni yordu diyebilirim. Biyografik bir kitap beklemiştim. İstedim ki sadece Fatih’i anlatsın. Ne yer?ne içer?nasıl yaşar?günü nasıl geçer? Onu daha çok daha çok tanımak istiyorum Ama beklediğim gibi değildi o yüzden modum düştü. Neyse kitapta ilgimi çekenlerden biraz paylaşım yapayım. Eskiden savaşın da bir ahlakı varmış onu gördüm.Padişahın makamına yürüdüğü bir tören var ve bu tören tüm dünyada kabul görmüş ki 1. Dünya savaşı esnasında bile normalde durmadan bombalar kızgın çiviler atan İngilizler,o gün tek bomba dahi atmıyor. Saygı var. Savaş kazanmak sadece maddi imkanlarla değil, fethedeceğin yerin coğrafi şartlarını konumunu göz önünde bulundurup, dönemine göre en gelişmiş tekniklerle stratejiyi uygulayabilmektir onu da Atam Fatih çok güzel uygulamış. Kısacık ömrüne 21 fetih sığdırmış canım benimmekanı cennet olsun Dizilerde hep ön planda olan kahramanlar asar keser vs ya aslında öyle değil. Fatih Sultan Mehmet,Konstantini öldürmemiştir. İmparator savaş esnasında kaçarken bir grup asker tarafından öldürülmüştür ve onun da Konstantin olduğunu giydiği çoraptan anlamışlardır.Çünkü tanınmayacak haldeymiş. Hatta Fatih’in Konstantin hakkında nerededir diye sorduğu bile söyleniyor. O da öldüğünü askerlerden öğreniyor. Ama işte biz film izlerken baş karakter olduğu için en kötü karakteri sevdiğimiz kişi yok etsin istiyoruz onlar da öyle kurguluyor. Aslında bire bir anlatılması daha güzel ve öğretici olur okumayanlar için. Genel olarak sıkıldım o yüzden zor bir kitap oldu benim için .Sürekli konudan koptum falan. Benim bu hâlim kesinlikle yazarın sıkıcı yazdığından dolayı ya da üslubundan dolayı değil sadece beklentimin farklı
Fâtih Sultan Mehmedİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 2025926 okunma
10/10
·
Beğendi
"Ajan Kedi Pofidik: Tembellik, Macera ve Bolca Kahkaha! " ​Dünyanın en korkusuz ajanı olduğunu iddia eden ama aslında vaktinin çoğunu pinekleyerek ve bir şeyler atıştırarak geçirmeyi tercih eden bir kedi düşünün. İşte karşımızda Pofidik! ​Pofidik ve ekibi Jade ile Kit, bir su parkında dinlenmeyi hayal ederken kendilerini bir anda gizli düşmanları olan "Kıskaç" ajanlarını durdurmaya çalışırken buluyorlar. Hem de şehri yok etmeden önce! ​Pofidik'in tembel ama sevimli halleri, ekibin çılgın maceraları ve bolca espri... 8 yaş ve üzeri minik okurları ekran başından kaldırıp sayfaların içine çekecek, bol resimli, dinamik ve tam bir çizgi film tadında bir macera! ​Çocuğunuza eğlenceli bir okuma saati hediye etmek istiyorsanız, bu şapşal ajan ekibiyle mutlaka tanışmalısınız.
Pofidik Ajan KediAdrian Beck · The Çocuk Yayınevi · 202641 okunma
9/10
·160 syf.··
2026 24. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 00:27
Kitapta hikayesi anlatılan evli bir çift var. Seriyye ve Adil. Hikayelerin anlatıcılar da bu iki insan. Her biri kendi bakış açısına göre anlatıyor. Şehirden kocası Adil'in özel göreve atanmasıyla birlikte köye gidiyorlar. Orada köprü yapım ekibiyle tanışmak Seriyye'yi değiştiriyor. Kitapla ilgili daha fazla ayrıntı vermeyeyim. Ama şunu söyleyeyim: bu hikaye sadece bir evlilik bunalımı değil. İçinde özgürlük, kimlik, seçim ve vicdan var. Ve okurken siz de zorlanıyorsunuz kafanızda oluşan bazı soruları cevaplamaya çalışırken. Seriyye aracılığıyla geleneksel aile mutluluğuna alternatif bir mutluluk anlayışından söz ediyor yazar. Bu karakter bazılarını öfkelendirebilir, hatta çok sinir bozucu bulanlar vardır. Adil de Seriyye de büyük hataları olan insanlar. Ama tam da bu yüzden gerçek hissettiriyorlar. Yazar sana "işte iyi adam, işte kötü adam" demiyor, seni dilemma içinde bırakıyor. Belki kimseye daha fazla yüklenmeyelim diye de iki anlatıcısı var kitabın "Eserin baş kadın kahramanı haklı mı?" sorusunu okuyucunun aklına kazıyor yazar. Ve bu soru kitabı bitirdikten sonra da peşini bırakmıyor. Dürüst olmak gerekirse kitabı bitirince gerçekleşen olayla ilgili "buna gerek var mıydı gerçekten?" diye de sordum kendime? Cevabı gerçekten çok zor. Belki de "gönül bu" demek gerekir.
İnceleme
Körpüsalanlarİlyas Efendiyev · Qanun nəşriyyatı · 0752 okunma
8/10
·430 syf.··
2026 3. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 22:48
Afganistan gerçeklerini yaşayan iki kadın; Meryem ve Leyla.. Ve bu gerçeklere az da olsa tanık olan bizler.. Her şeyi en uçlarda yaşamak zorunda kalan kadınlar, çocuklar. Bir kadın olarak söyleyebilirim ki hayat bizler için çok acımasız. Bu kitapta bunu bir kez daha gördüm ve yaşadım. Şimdi Meryem'den başlamak istiyorum; En derin yaraları olan Meryem'den.. Evlilik dışı bir ilişkiden olmuş ve babasını bir gün görebilmek için gün sayan Meryem. Ah Meryem keşke bu kadar acı yüklenmeseydi o minicik yüreğine. Ve keşke sevgiyi en dibine kadar yaşayabilseydin; O kadar çok hakediyordun ki bunu. Sonun böyle olmamalıydı. Sevdiği bir insanı savunmasının, onun hayatını kurtarmasının bedeli bu olmamalıydı. Umarım kalbin o sevgiyi gittiğin yerde bulmuştur.. Ve Leyla.. O çok küçük ama bir o kadar da büyük, küçük yaşta olgunlaşmak zorunda kalmış bir kadın. Önce anne babasını sonra da sevdiği insanı kaybediyor. O kadar kayıptan sonra tek başına kalıyor. Ve işte burda Meryem'le hayatları kesişiyor. Birbirlerinin acıları, sevgileri onları iyileştiriyor. Meryem'in sonu kötü olsa da en azından Leyla mutlu oluyor. Ve Meryem'i her yerde yaşatıyor; belki bir ağaçta, belki okul sıralarında.. Ve kitaptaki bir gazelle bitirmek istiyorum; "Yusuf, Kenan iline dönecek, bırakın matemi, Ahırlar gül bahçesine dönecek, bırakın matemi, Bir tufan patlayıp tüm canlıları boğmaya kalkışsa, En güçlü kasırgayı bile aşacak Nuh gibi bir kılavuzunuz var, bırakın matemi. " Afganistan gerçeğini gerçekten yaşayarak okuyacağınız bir kitap. Şimdiden herkese keyifli okumalar...
İnsan ve Hayat
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,6bin okunma