Puan vermedi·210 syf.··
2026 9. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 07:11
Ahh Fugui.. Hayatta en büyük başarı yaşamaktır. Ne olursa olsun, hangi şartta olursa olsun yaşamak, yaşayabilmek.. Fugui kumara olan düşkünlüğünden dolayı bütün varlığını kaybeden ve sonrasında küçük bir kulübede kendisine verilen küçük bir toprak parçasında çalışıp hayatını sürdürmek zorunda kalıyor. Gençliğinde yaptığı hatalar sadece kendini değil anne-babasının eşinin ve çocuklarının da hayatına mâl oluyor. Eşi Jiazhen'a herşeye rağmen sevmekten vazgeçmediği eşi Fugui tarafından reva görülen hayat gerçekten üzücü. Kitabın başlarında Fugui'ye fazlasıyla kızarken sonralarda onu biraz anladığımı farkettim. Fugui de bir insandı evet gençliğinde hayale yaptı ama yaşanılan bütün acıların sebebinlarak onu görmekte ona biraz haksızlık olur gibiydi. Satırlar arasında dolaşırken "bir insan bunca acıya nasıl dayanır, bunca acıyla nasıl yaşar?" diye soruyor insan. Yaşıyor işte, yaşamak denirse. Farkediyorum ki bazen yaşamak yalnızca hayatta kalmak. Önce bütün mal varlığını sonra sırasıyla babasını, annesini, küçük oğlunu, eşini, kızını, damadını ve torununu kaybeden Fugui'nin yaşamı da böyle bir yaşamak, yalnızca hayatta kalmak.. Yu Hua'nın kullandığı çokca sade olan anlatımına rağmen duygu geçişleri ve duyguyu aktarımı oldukça başarılı.
1000Kitap
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,4bin okunma
7/10
·288 syf.··
2026 35. kitabı
Güzel Sonsuzluklar Ardında Mumbai’nin gökdelenlerinin hemen yanıbaşında, Annawadi adında küçücük bir gecekondu mahallesi var. İşte bu kitap, orada yaşam savaşı veren birkaç ailenin günlük hayatlarını, hayatta kalma mücadelelerini ve kurdukları hayalleri anlatıyor. Abdul... Zenginlerin çöpe attığı atıkları toplayıp geri dönüşümcülere satarak hayata tutunmaya çalışan genç bir adam. Komşularının attığı bir iftira ile tüm ailesini bir anda hapse attılar. Bir de Asha var; öğretmenlik yapmasına rağmen gözü hep yükseklerde, mahallenin ağası olmanın peşinde. Kızı Manju ise annesinden çok farklı .Annawadi’den çıkan ilk üniversite mezunu olmak istiyor. Dünyadaki yoksulların neredeyse üçte birinin yaşadığı bu ülkede, yokluk içinde bile pes etmeyen insanların dünyasına dalıyorsunuz aslında. Okurken bazen boğazınız düğümlenecek, bazen de bu insanların yaşam karşısındaki o inatçı mücadelelerine hayran kalmadan edemeyeceksiniz. Kısacası, umut ve çaresizliğin iç içe geçtiği etkileyici bir kitap.
Güzel Sonsuzluklar ArdındaKatherine Boo · Kairos Kitap · 2026179 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bir kitap yazacağım, katalogu hayatım olacak!
10/10
·344 syf.··
2026 44. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 02:20
Birkaç gündür Orhan Pamuk'un yeni kitabını okuyordum. Aslında elimde bir sürü kitap daha vardı ama bende her zaman Orhan Pamuk'un ayrı bir yeri olmuştur. Pek çok (meşhur ve değerli) kitabını okumamış olsam da her kitabın ayrı bir zamanı olduğuna inanırım. Tam da bu nedenle yeni kitabın çağrısına kulak verdim ve sabırsızca okumaya başladım. Orhan Pamuk benim gözümde çok değerli bir romancıdır. Dediğim gibi pek çok kitabını okumadım ve okuduklarımın da hep zamanını bekleyip okudum. Okurken de hep tam zamanında okuduğumu hissettim. Çünkü Orhan Pamuk, dönemleri olan yazarlardandır. Ona yüklenemezsiniz, peş peşe göz gezdiremezsiniz. Benim için Orhan Pamuk kitapları sizi çağırır ve o an başka hiçbir kitaba odaklanamazsınız. Aslında böyle yazıyorum ama beni de uzun zamandır çağırmıyordu. Hatta kendisiyle uzaklaştık diyecektim ki favori kitabımın dizisi çıktı ve ben dizisinden sonra kendimi yeniden romanında buldum. Elbette Masumiyet Müzesi'nden bahsediyorum. Klişe gelebilir ama benim favori Orhan Pamuk kitabım Masumiyet Müzesi. Yıllar önce İstanbul hakkında hiçbir şey bilmezken ve hayata karşı çok kırılganken okumuştum. Beni o kadar içine çekmişti ki hayatım boyunca okumadan duramadığım kitaplar arasında oldu. Sürekli okuyor, sonu gelmeden elimden bırakmak istemiyordum. Burada bir detaya değineyim, o kadar hayranlıkla okuduğum o kitapta bahsedilen müzenin gerçek olduğunu da bilmiyordum. Bana göre ortada bir roman ve o romanda kurgulanan bir müze vardı. Sabırsızca kitabı bitirdim ve araştırma yaparken müze fotoğraflarına denk geldim. Sonrası büyük bir şaşkınlık, hayranlık, büyülenme anıydı. Çünkü o zamanlar benim için böyle güzel bir romanın gerçekten müzesinin olması rüya gibi geliyordu. Daha ilginciyse hâlâ öyle gelmesi! :)) Şimdiyse hâlâ kitabını heyecanla okumaya devam
1000Kitap
Kelimeler ve ResimlerOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202615 okunma
Korkma, iyi bir annesin!
Puan vermedi·208 syf.··
2026 2. kitabı
​Hepimizin duymaya en çok ihtiyacı olduğu cümle bu, değil mi sevgili anneler? Çocuklarımızı yetiştirirken en temel ve kritik konularda çelişkiye düşüyor; etrafımızdaki insanlardan yükselen binbir farklı "çatlak sesle" boğuluyoruz. ​İşte bu kitap, tüm o kafa karıştıran seslere bir son verirken içimize adeta su serpiyor. Üstelik işin uzmanı bir anne olan Saniye Bencik Kangal’ın o dostane anlatımıyla, tam bir sohbet havasında! ​Bu kitapla annelik serüvenimizin başında, yani hamilelik sürecimizde tanışacak kadar şanslıysak ya da minik yavrumuzun tüm ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra kendimize ayırabildiğimiz o kısıtlı, altın değerindeki zamanlarda; haydi, çaylarımızı veya kahvelerimizi tazeleyelim ve bu kitabı okuyalım ​İşte annelik serüvenimizin her aşamasına dokunan başlıklar: ​ Korkma! Kucakla Korkma! Güvenli Bağlanır Korkma! Ağlar Korkma! Kendine Zaman Ayır Korkma! Uyur Korkma! Alışır Korkma! O Bir Kaşif Korkma! Paylaşır Korkma! Tanısın Korkma! Bırakır Korkma! Tuvalete Alışır Korkma! Oyna Korkma! Teknolojiye Sınır Koy Korkma! Artık Okullu Oldu Korkma! Cevapla Korkma! Tekrar Oku Korkma! Sınır Koy Korkma! İletişim Engellerini Kaldır Korkma! Özgüveni Gelişir Profilimdeki linkten Instagram'a beklerim. Kitap incelemelerimin görsel ve video içeriklerini Instagram hesabımda paylaşıyorum.
Korkma! İyi Bir AnnesinSaniye Bencik Kangal · Elma Yayınevi · 20172,347 okunma
Beyaz Geceler Üzerine: Aşk, İdealizasyon ve Bağlanma
9/10
·218 syf.··
2022 1. kitabı
·
85 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2022 00:31
Beyaz geceler Fyodor Dostoyevski tarafından 1848 yılında yazılmış ve aynı yıl içerisinde yayımlanmış, romantizm ile gerçeklik arasında bir geçiş niteliği taşıyan değerli bir uzun öyküdür. Eserimizin kahramanı Bay Hayalperest, olanca yalnızlığı içinde yaşama ait hissetmek, yaşamın bir parçası olabilmek, arayışını anlamlı ve amaçlı kılabilmek için gerçeklikten kopararak, bir gün gerçek bir yaşama nüfuz edebileceği ümidiyle zihninde kurmaca bir dünya yaratarak adeta bir hayatta kalma mekanizması geliştirmiştir. Hayal, aşk ve gerçeklik teması ekseninde oluşturulmuş olan bu eserde isimsiz bir anlatıcının dört gece boyunca yaşadığı duygusal deneyim aktarılmaya çalışılır. Kahramanımız Bay Hayalperest, bir gün gerçek anlamda, gerçekliğe nüfuz edebilecek ve onu derinden anlayıp sevebilecek bir bağlanma nesnesi arayışındadır. İşte tam bu sırada karşımıza Nastenka çıkar. Hayalperest ilk defa bir şey tarafından görüldüğünü hisseder ve Nastenka’yı henüz doğru dürüst tanımamasına rağmen ona karşı derin bir sevgi ve bağlılık hisseder, hatta daha da ileri gidip ona aşık olduğunu bile ifade eder. Eserin trajedisi de işte tam burada başlar. Aslında Nastenka’nın hikâyesi, Hayalperest’in hikâyesiyle fikir olarak neredeyse aynıdır. Nastenka da yalnızdır ve yaşamı onu kaygılandırır ve huzursuz eder. Fakat Nastenka’nın yalnızlığının farkına varması ilk kez kiracının yaşamına dahil olmasıyla gerçekleşir. Zannımca Nastenka, kiracı sayesinde bir başka ihtimalin de olduğunu bütün çıplaklığıyla kavrar, sıkıştırılmış hisseder ve özgürlüğü arzu eder. Nastenka’ya bir kapı aralanır kiracı sayesinde; Nastenka kapıyı itmek, sonuna kadar açmak ve dışarı çıkmak ister. Dışarı ihtimali onu heyecanlandırır. Kitaptaki sevgi kavramı üzerinde durulması gereken bir kavramdır. Çünkü baktığında Nastenka
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024102,2bin okunma
8/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 44. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 00:23
~yorum Vefa ve Zeyrek'te geçiyor olaylar. III. Murad dönemi ile başlıyor. Osmanlı döneminde sadece sarayda değil, dışarıda da entirikalar doluymuş. İşte bu kitap bunları anlatıyor. Bir süre merakla okuyorsunuz, bir süre sıkılıyorsunuz. Yazarın dili biraz ağır olsa da, yine de severek okuyorum. Eski İstanbul'u okumayı da seviyorum. Tarihi polisiye severler okusun.
Forsa HalilReşad Ekrem Koçu · Doğan Kitap · 2017223 okunma