Forsa Halil, Reşad Ekrem Koçu'dan 16. yy sonralarında Sultan III. Murad zamanında İstanbul'da gerçekleşen adam kaçırmaların ve cinayetlerin anlatıldığı soluksuz bir macera. Şehrin önde gelen zenginleri, bazen tüm ailesi ile bazen de sadece kendisi kaçırılır ve bir süre sonra cesetleri ortaya çıkmaya başlar. Kitap ilerledikçe tüm düğüm çözülürken arkasından çıkan şeytani planda akıllara durgunluk verir.
Yazarı ilk kez okudum. Kitap tam dozunda ama merak ve aksiyonu sürekli diri tutarak sonuna kadar bizi nefessiz bırakıyor. Tarihi unsurlarla harmanlanmış romanda hiçbir şey fazlalık gibi hissetmiyorsunuz. O kadar yerinde bir roman ki mutlaka okuyun.
Polisiye roman; Doğan ve Egmont Yayıncılık; 161 Sayfa ; (Yıldızlısından 10 puan.)
Reşad Ekrem Koçu Ağabeyimizin "Forsa Halil" başlıklı bu polisiyeyi önceki akşam başladım okumaya; gece devam ettim ve sabah son sayfasını çeviriyordum ki saate baktım: 05:05'i gösteriyordu. Yeri gelmişken böyle sürükleyici romanlar için yaptığım okumaya "derin okuma" dediğimi kendime hatırlatayım. Yakın bir gelecekte, derin okuma yapabilecek okur kalmayacağını tahmin ediyorum. Tahmin ediyorsun da ne oluyor? diye soranlara cevabım yok. Sadece üzülüyorum: Yeryüzünde yalnız mı kalacağım derin okuma yapabilen biri olarak? diye karalar bağlıyorum!
Roman evvel zamanda, dört yüzyıl önceki bir zamanda geçiyor. İstanbul şimdiki İstanbul değil. Çehresi değişik görünüyor: Caddelerin, meydanların, evlerin, sokakların ne hâlde olduğu Koçu marifetiyle ayan beyan göz önünde!
Yazarımız Reşad Ekrem Koçu 1905 yılında doğmuş, yetmiş yıl yaşamış, 1975 yılında vefat etmiş. Yazarımızın tarihimizle ilgili kitaplarının olduğunu biliyordum lakin bu kadar muhteşem polisiye yazabileceği aklımın ucundan geçmemişti. Bizim bir Edgar Allan Poe'muz varmış meğer, dedim. Poe'nun neredeyse tüm hikâye kitaplarını okudum, üstelik çok beğendiğim bir yazardır hâlihazırda, lakin Reşad Ekrem Koçu bu FORSA HALİL polisiye romanıyla beni şaşırttı,,,sevindirdi. Poe'dan bir gömlek üstün yazarımız varmış, benim haberim yokmuş, dedirtti.
Aşağıda yazacaklarımı okumasın romanı okumak isteyenler!
Roman kaçırılan insanlarla başlıyor, cinayetlerle devam ediyor. Rusların oyuncağı matruşkalar misali her cinayetin içerisinden, yeni cinayetler çıkıyor. Bu kadar çok cinayet, adam kaçırma olayı olmasına rağmen tam dozunda anlatmış Koçu; gayet rahat okudum doğrusu. Agatha Teyzemizin romanlarındakine benzeyen bir dedektifimiz yok mamafih
FORSA HALİL
REŞAT EKREM KOÇU
.....
1500'lü yılların sonuna doğru Sultan Üçüncü Murat vaktinde payitaht İstanbul'da geçen envai çeşit entrika ve sırlarla dolu polisiye bir roman okudum.
Payitahtın varlıklı zatları,kimi vakit tek başına,kimi vakit de aile fertleri ile beraber sırra kadem basarlar.
Genç yaşında dul kalmış Gülyağcı Zübeyde Hanım, yıllarca kadılık yapmış Kara Hüsam Efendi, mücevher ustası Hacı Takiyyüddin Zenbur Efendi, Bodrum'lu Bali Kaptan, mücevherci İshak Çelebi ve torunu....Bu zatı muhteremler Forsa Halil'in kurbanlarından...Ortak özellikleri Karun kadar zengin olmaları...
Cebecibaşılıktan emekli Halil, namı diğer Forsa Halil kurduğu bu suç teşkilatı ile türlü rezilliği ve zorbalığı yapmakta lakin yakayı ele vermemektedir...Maktüllerden birinin sadık uşağı Deli Bekir mevzunun peşine düşer ...Bekir'in ,Forsa Halili bulma çabası sizce sonuç verecek midir?
Devamı eserde efenim ...
..... Döneme ait pek çok ayrıntı,yalın ve akıcı bir üslup ile kaleme alınmış ,yaşanmış bir polisiye romanı okumak isterseniz naçizane tavsiye ederim efendim Sonuçta Reşat Ekrem Koçu'nun kaleminden .Fevkalade
Kitaptan alıntılar:
*16 asır sonlarında Sultan 3. Murat zamanında geçen bu vaka bir roman konusudur.
*Aradan aylar geçti, vakanın senesi oldu,Gülyağcı'nın Zübeyde Hatun ile iki halayığından haber çıkmadı. İçinden Arnavutlar da çıkıp gittikten sonra bahçenin sokak kapısı da mühürlenmiş olan Cevizli Konak sahipsiz mal olarak hazine adına satıldı. Hanımın esrarengiz bir şekilde kaybolması, güzel konağ'ın hakiki kıymetinden yarı pahasına gitmesine sebep olmuştu, bir Suriyeli satın aldı.
* Efendi içinden "Canım İstanbul"dedi, kız İstanbul ağzının bülbül dili ile konuşuyordu.
*İri, zümrüt gibi bir çift göz, oya gibi kıvrık kıvrık kirpiklerinin arasından efendinin can evine
Forsa Halil, Osmanlı döneminde gerçekleşen birbirinden farklı cinayetlere odaklanmakta. Her hikaye birbirinden eşsiz ve güzel. Reşad Ekrem Koçu'nun dili ise okuyucuyu kitaba daha çok bağlamakta. Kesinlikle hak ettiği değeri görmeyen bir kitap ve yazar.
Daha önce Reşad Ekrem Koçu okuma şansım olmuştu. Bu kitabı ise muazzamdı. Hem polisiye hem de alt metinde tarihiydi. Forsa halil adlı bir paragözün zenginlerin nefislerini kullanarak nasıl ağına düşürdüğünü ve sonrasında olanlar yazılmış. Çok beğendim.
Muhteşem,muhteşem, muhteşem
Osmanlı zamanında geçen bir seri cinayet öyküsü.Hollywood’a senaryo olabilecek güzellikte.Yazım dili akıcı,merak ve heyecanla bir çırpıda okunabilen bir eser.
Forsa HalilReşad Ekrem Koçu · Doğan Kitap · 2017219 okunma
Sultan III. Murad döneminde İstanbul’un varlıklı kişilerinin bir anda yok olmaları, sadrazam Koca Sinan Paşa dahil herkesin dikkatini çekiyor. Gülyağcıların Zübeyde Hanımın kaybını Kadı Hüsamettin ve diğerleri izliyor. Başlarda kopuk kopuk gelen, her bölümde birden fazla kişinin hikayesinin yer aldığı kitapta bir anda her şey bir kişiye bağlanıyor: Enderun’da eğitim almış çete lideri Forsa Halil. Kurduğu çetenin üyeleri ile her seferinde bir başkasını tuzaklarına çekiyor ve öldürüyorlar. Bunların arasında mücevherci gibi görünen ancak ajan olanlar bile var. Kurbanlardan birinin yanında ayakkabı dahi alınmadan yetişen biri sayesinde ise tüm düğümler çözülüyor. Kitabı okurken her şey bitti dediğim anda yeniden başladığını hissettim. Mükemmel bir tarihi polisiye okuduğumu söyleyebilirim. Size de keyifli okumalar dilerim.
Forsa HalilReşad Ekrem Koçu · Doğan Kitap · 2017219 okunma
Muhteşem bir edebi uslüp! Bayıldım. Bunlar nasıl betimlemeler? Adeta satır aralarını canlı yayın izliyor gibiyim. Muazzam bir yapıt. Bakın şu sadece bir kaymak için yapılan betimlemenin güzelliğine:
İznik işi koca bir çini tabak ortasında pür ihtişam bir lüle manda kaymağı.. tabağın bir yanına misk gibi kokusu uzaktan alınan Atina balı, bir yanda da kaşık yerine kullanılan tarçın çubukları..
Kara Hüsamettin efendi memnun, ‘elhak bunlar bana nafidir!’ Diyerek eline bir tarçın çubuğu aldı, evvela irice bir kaymak lokması kopardı, o misk kokulu bala şöyle bir buladı, dili ile dudakları ballı kaymağı sıyırıp alırken düşleri de bir kıymık tarçın kırdı. Öyle bir lezzet ki adeta sarhoş ediyordu….
Forsa HalilReşad Ekrem Koçu · Doğan Kitap · 2017219 okunma
Birkaç süslü ve hareketli cümleyle İhsan Oktay Anar tarzında yazılmış bir kitap olurdu düşüncesi geldi kitabı okurken.
Üç - dört sayfalık kısa kısa bölümlerden oluşan bu kitap gayet iyi bir kurguya ve anlatıma sahip.
İlk başlardaki birbiriyle bağlantısı olmayan hikayeler sonra mükemmel bir suç ağına ve onun kurbanlarına ulaştırıyor bizi.
Ve tabi Osmanlı'nın adaletinide şahit oluyoruz.
Güzel ve kendine özgü bir kitaptı.
reşad ekrem koçu'ya ait, polisiye tarzında harika bir tarihi roman. döneme dair birçok inceleme-araştırma kitabının veremeyeceği ayrıntıları vermesi bakımından çok başarılı. osmanlı tarihi'ne meraklı iseniz mutlaka okumanız gerekiyor. üslubu, oldukça yalın, düzgün ve akıcı.
konusu da ilgi çekici. imparatorluğun en kuvvetli olduğu zamanlarda, payitaht'ta, peşi sıra zengin kadın ve erkek efendiler kaçırılıyor sonra da katledilmiş vaziyette bulunuyor. işte bu efendilerinden birisinin sadık kölesi deli bekir'in katili bulmak amacıyla çabasını, öte yandan da katilin yani kitaba ismini veren forsa halil'in bu kaçırma ve cinayet tertibatlarını nasıl düzenlediğini içimiz ürpererek okuyoruz.
polisiye ve osmanlı tarihini harmanlayan bu kitabı türü sevenlere kesinlikle öneriyorum.
Tarihi konularda yazdığı fıkra, roman, hikaye ve incelemeleriyle ve en önemli yapıtı İstanbul Ansiklopedisi'yle tanınmaktadır. 1905'te İstanbul'da doğan Koçu, Bursa Erkek Lisesi'ni ve İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü'nü 1931 tarihinde bitirdi. Aynı fakültede asistan oldu, ancak, 1933 Üniversite Reformunda hocası Ahmet Refik Altınay'la beraber üniversiteden ayrıldı. Alman, Kuleli, Pertevniyal ve Vefa liselerinde tarih öğretmenliği yaptı. Reşad Ekrem Koçu 6 Temmuz 1975'te İstanbul'da öldü.
Öğretmenliği sırasında Tarihten Sesler gibi çeşitli dergi ve gazetelerde şiir, hikaye ve çocuk romanları, Osmanlı döneminin ilginç olaylarını ve kişilerini öyküleştirdiği Forsa Halil (1962), Patrona Halil (1967), Erkek Kızlar (1962) ve Haşmetli Yosmalar (1962) gibi kitaplar yazdı. Evliya Çelebi Seyahatnamesinin (1943-1967, 6 cilt) bazı bölümlerini bugünkü dile aktardı. Türk Giyim, Kuşam ve Süsleme Sözlüğü (1967) ise alanında yapılmış ilk önemli çalışmadır. Reşad Ekrem Koçu'nun en önemli ve büyük yapıtı, İstanbul'u her yönüyle ayrıntılı biçimde anlatan İstanbul Ansiklopedisi olarak kabul edilir. Bu ansiklopedinin ilk baskısı 1944-1951 Aba-Bahadir Sokağı maddeleri ve ikinci baskısı 1958-1971 yayımlandı ve 11'inci ciltte 7076 sayfaya ulaşarak "Gökçınar" makalesinde yarım kaldı. Koçu'nun diğer kitapları arasında Osmanlı Padişahları (1960) ile Eski İstanbul'da Meyhaneler ve Meyhane Köçekleri (1947) ve 2 ciltlik Kösem Sultan sayılabilir.