Bu İlk çağda ne ölüm vardı Ne doğum Çünkü henüz kavramlar ayrışmamıştı. Ama bu bütünlüğün içinde bile bir eksiklik hissediliyordu : Dokunma arzusu... İşte o anda kaos'un kalbi çatladı. Işıktan Bir kıvılcım , karanlıktan bir gölge ile birleşti. Ve böylece ilk Duygu dünyaya geldi: Adına aşk denecekti..
Sayfa 11 - Destek·Kitabı okudu
Askıda hurma uygulaması
Suffe ehli sürekli ilimle meşgul olur, bu sırada dünyalık işlerine bakamazlardı. bu Talebelerin beslenme ihtiyaçları için bir gün Resulullah(s.a.v.) mescidin iki direğinin arasına ip girerek yanındaki bir hurma Dalını bu ipin üzerine asmış ve ashabına da,"sizler de imkanınız oldukça buraya hurma dalı asınız" demişti. buraya imkanı olan Müslümanlar hurma bırakacak, ihtiyacı olan Suffe ehl-i talebeler de bu hurmalarla beslenme ihtiyaçlarını karşılayacaklardı. Müslümanlar bu duruma çok çabuk alıştılar.Hali vakti yerinde olanlar hurma hastasına hurma asarlar,ihtiyacı olanlar da Onlar gittikten sonra buradaki hurmalara uzanır,utangaç ve çekingen bir halde hurmalardan alır,karınlarını doyururlardı. işte askıda hurma uygulaması böyle başlamış, Müslümanlar arasında da bir hayli rağbet görmüştü. Müslümanların sayısı artıp da nice İslam Devleti kuruldukça sayısız uygulamaya Esin kaynağı olacaktı.
Sayfa 74
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Meditasyonlar
Ben varım, bu kesin. Ama ne kadar süre? Elbette düşünüyor olduğum sürece. Çünkü oldu da bütün düşüncelerimi bir anda durdurdum diyelim, işte o anda varolmaktan da hepten vazgeçmiş olurdum.
Alıntı
İlerde eğlenceler alicigim
"kutladinmi Gökçen kızın doğum gününu" "Kutladım murathanla kavga ediyordu yine" "Kavga etmedikleri gün vardı da sanki sen beni dinle alayım senin kızı Benim oğlanı işte Ne diyorsun devrem?" "Oğlunun bacaklarını kırmamı istemiyorsan kızımdan uzak dur Devrem zaten Bugün kızımın saçını çekmiş yine" "Senin kız da az da...'' dedi Yusuf bu sefer kocaman bir kahkaha atarak" nerede görse Benim oğlan istiyor ayrıca yarın öbür gün bu kız evlenince ne yapacaksın sen" "Gelen iyi biriyse bir topuna sıkarım sonra geri yollarım kötü birisi iki topuna da sıkar geri yollarım yani sonuç olarak kesinlikle geriyorlarim" "Tamam işte alalim benim murathan'a onu da geri gönderecek değilsin herhalde elinde büyümüş miş gibi damat Hem benimle dünür olacaksın fena ama düğünde senin boyuna 5 bir yerde takacağım söz lan" "Kapat lan şu konuyu valla yüreğim dayanmıyor"
İnsanların en zayıf tarafları, sormadan, araştırmadan, düşünmeden, kafalarını patlatmadan inanmak hususundaki hayret verici temayülleridir. Dünyadaki yalancı peygamberleri yetiştirmek ve beslemek için en iyi gübre, işte bu bilmeden inanmak için çırpınan kalabalıktır.
Kırgınlığım kendime, kendimedir işte... Durup dururken öylece aklımdan bir şeyler geçiyor. Bir anlığına derin bir hikâyede buluyorum kendimi, Bir anlığına derin bir boşlukta... Üste üste umutları diziyorum bazen, Bazen de her şeyi darmadağın ediyorum.. En çokta yıkılan enkazlara gömülü buluyorum kendimi.. Başarmış değilim henüz, bu kadar çok şeyle mücadele etmeye.. Öyle birden özgürleşiyorum işte...
Şiir