10/10
·344 syf.··
2026 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 01:52
Ne okudum ben!!! İnanılmaz güzeldi, sonu daha farklı olabilirdi katil başkası çıksın isterdim, tahmin edemeyelim diye zorlama birini seçmiş gibi yazar. Amaaaaa konusu, ilerleyişleri, 3 kişi ağzından anlatılması çok iyiydi. Toplu tecavüz hem de daha çocuk olan kızlara, hayvan katli, madde kullanımı ve aşırı alkol alkol alkol olmasa güzel olurdu. Bu kısımlar beni psikolojik olarak çok yordu okurken, özellikle o 16. Doğum günü gecesi olanları nasıl unuturum bilmiyorum, korkunçtu. Tam katil evet bu diyorum o da ölüyor, bir başkası için bu diyorum o da ölüyor. En sonunda tamam bu dedim eminim artık benim diye anlatıyor tak yine değişti, son 5 sayfada bile olaylar olaylar. Priya Patel olayı tam bağlanmamış, havada kalmış bence. Hikayesi fazla eksik geldi bana. Jack’i eve davet ettiği gece 1 saat boyunca nereye gitti? Neden bütün olaylar olurken gizli bir şekilde Anna’nın annesinin evine gitti? Neyden şüphelenmişti, ne düşünüyordu? Keşke onun ağzından da hiç değilse bir bölüm okuyabilseydik her şey yerli yerine otururdu bence. Polisiye, gerilim seven herkese tavsiyedir.
Edebiyat
Ne Yaptığını BiliyorumAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20226,9bin okunma
İncelemeden incelemek
2/10
·95 syf.··
2026 2. kitabı
·
60 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 01:54
Edebi cumleler kuramayacagım genel gorusumu soyleyip kapatıyorum bu incelemeyi. Coooook karamsar bi kitaptı acccayip karamsardı 15-16 yasındaki ben gayet begenir bes yıldızı yapıstırırdı ama su anki ben iki yıldız falan veriyorum maalesef yapacak bi sey yok artık hic karamsar asırı dusunen bunalımlara giren biri degilim özetle artık kendimi baltalamıyorum. Bu kitap insanın kendini baltalamasıdır,derdim var yanılgısıdır. Dili de cok agırdı betimlemeleri o duyu aktarımlarını fena iyi yapmıs sadık abim dil harikaydi sadık hidayet olabilmek diye bi mucadele kitabı yazmak isterdim cunku bazen arada arada ifade edemedigim bazı duygularla mucadele ediyorum anlam veremeyince bastırıveriyorum gidiyor hahah ama sadık hidayet olsaydım kendimi kendime cok iyi ifade eder cozumumu uretirdim. İç hayatımda basarı kazanırdım ama tum bunlar kitabı okumama zorluk cıkardı iste hem asırı karamsar hem de çok yoğun bir dil hani insan bi akış arıyor okudugunda ben artık cok fazla akan şeyler arıyorum akmayan şeylerde tanpınar okumayı tercih ederim bi o da ona ozel kontenjandır benim icin. Yani bu kadar arkadaslar karamsar bi donemdeyseniz okumayın daha cok bunalırsınız eger benim gibi aktif enerjik bi donemdeyseniz de okumayın okuyamıyosunuz zaten ben de kitabı yarım bırakmamak icin zor zor okudum basardım yani. Ne zaman okursanız okuyun ya da ben ne karısırım sizin neyi ne zaman okuyacagınıza bee??? Valla her bola burnumu sokmakta da basarılıyımdır. Neyse arkadaslar baaayyy
1000Kitap
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,6bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
6/10
·336 syf.··
2026 24. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 00:00
Ve Sonunda İkisi De Ölür, gördüğümde inanılmaz ilgimi çeken ve okumak için haziran ayını beklediğim kitaplardan biriydi. Klasikleşmiş bir "gençlik" romanından biraz daha farklı bir tona sahip çünkü içinden hiç çıkamadığınız bir hüzün var kitapta. Bu hüznün temel kaynağı da elbette adından da anlaşılacağı üzere ölmekte olan ve hayatlarının son gününü yaşayan iki insanı konu alıyor olması. Bir yerlerde ve bir zamanda Ölüm-Habercisi denen bir sistem var ve insanlar ölecekleri günün ilk saatlerinde bir telefon araması alıyorlar. Telefonun diğer ucundaki kişi, yaşamlarının son günü olduğunu haber veriyor fakat bu bir dakika sonra da olabilir yirmi dört saatin sonunda da olabilir. İşte Mateo ve Rufus, tarihler 5 Eylül 2017'yi gösterirken günün ilk saatlerinde yaşayacakları son günün haberini alırlar. Bunun üzerine, hayatlarının son gününe eşlik edebilecek birilerini bulma amacıyla kurulan "Son Arkadaş" uygulaması üzerinden birbirlerini bulurlar ve birbirlerinin Son Arkadaş'ı olmaya başlarlar. Mateo içine kapanık ve utangaç bir karakter iken Rufus daha asabi ve dışa dönük birisi. Rufus, Mateo'ya hayatı "en azından bugün" yaşaması için gereken cesareti verirken Mateo da Rufus'un içinde var olduğunu unuttuğu o yere dokunuyor ve bu "Son Arkadaş"lık birbirlerine duydukları bir aşka dönüşüyor. Hikaye genel anlamda ilgimi çekti ve bir çırpıda da okudum fakat daha yoğun duygular okumayı isterdim. Günün içinde birbirleriyle bağlantılı diğer insanların da yaşadıklarına şahit olmak güzel bir deneyimdi ama ben Mateo ve Rufus'u daha fazla okumayı kesinlikle isterdim. Duygular ve birbirlerine bağlanmaları keşke biraz daha derinlikli anlatılmış olsaydı. Yine de hayatının son gününü yaşayan iki kişinin birbirlerinin hayatına böylesine dokunduklarını okumak gerçekten farklı bir
Ve Sonunda İkisi de ÖlürAdam Silvera · Pegasus Yayınları · 20194,072 okunma
Tepsideki Melek / Esra Kahya
10/10
·215 syf.··
2026 33. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 22:33
​Bazı kitaplar sadece bir hikâye anlatmaz; bizi kendi çocukluğumuzun tozlu odalarına, o odalardaki nesnelerin gizli diline götürür. Esra Kahya’nın Tepsideki Melek romanı, tam da böyle bir yüzleşme ve hatırlama metni. Yazar, bizi melekli tepsilerin, Süreyya siluetli çay tabaklarının, marley döşemelerin ve içlerinde adeta sır gibi saklanan porselen süslerin olduğu o koca vitrinlerin dönemine, yani kolektif hafızamızın tam kalbine yolculuğa çıkarıyor. ​O dönemlerde çocuk olan hangimiz eşyalarla konuşmadı, hangimiz kapı çizgilerindeki budaklardan canavarlar türetmedi ki? İşte bu yüzden, romandaki Güliş yabancı bir karakter değil; hepimizin çocukluğunun birer parçası. Güliş biziz. Kimimizde vitrini canavar gören o hayalperest çocuk, kimimizde babasını kaybettiği için acısını helvaları balkondan dökerek sessizce haykıran o sızı, bir diğerimizde ise merdivenden komşu terliklerini fırlatan o hırçın ama aslında sadece "görülmek" isteyen ruh... Esra Kahya, hepimizin içindeki o yaralı çocuğu Güliş’in şahsında ete kemiğe büründürüyor. ​ ​Güliş: Romanın sadece başkahramanı değil; adeta çocukluk yaralarımızın kolektif bir simgesi. Esra Kahya, Güliş figürü üzerinden okura şu evrensel gerçeği fısıldıyor: Kırılmış bir çocukluk, yetişkinliğin en ağır yüküdür. "Annem bazı zamanlar çok güzel severdi.Ona sarıldığım an,ait olduğum yeri bilirdim.Ona sarıldığım an,annemin tenini hissettiği an durulur,dinilerdi.Böyle zamanlarda sarılmak sonsuz olsun isterdim."Oysa Güliş annesine nasıl da aç ,onun sevgisine nasıl da muhtaç. ​Aydın: Bir adamın, bir kadını ve hayatı nasıl naif, nasıl "güzel" sevebileceğinin ete kemiğe bürünmüş hali olarak çıkıyor karşımıza. Sevginin gürültülü değil, şifalı ve onarıcı bir eylem olduğunu Güliş’e ve okura gösteriyor. ​Nevra: Nazenin bir çiçekken hayatın
Alıntı
Tepsideki MelekEsra Kahya · İletişim Yayınları · 2025199 okunma
8/10
·341 syf.··
2026 20. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 21:23
Yazar ilk üç kitaba göre yazım dilini ve dünya kurgusunu kesinlikle geliştirmiş. Seride aklıma takılan bazı şeyler bu kitapta oldu ve cevaplarını öğrenmiş oldum. Ama maalesef Eadlyn karakterini çok sevemedim. America'nın kızı gibi davranıyor tamam ama sürekli "en iyisi benim" gibi düşünüyor. Bir kraliçe için doğrudur gerçi. Yavaş yavaş duvarlarını kırması iyi oldu. Ayrıca America 2 erkek arasında kalmıştı fakat şimdi Eady 4 kişinin arasında. Sonunu tahmin ediyor olsam da umarım ters köşe yeriz. America'yı da kitapta daha çok görmek isterdim, artık kırklı yaşlarına gelmesinden mi yoksa kraliçe olmasından mı bilmiyorum ama oldukça olgunlaşmış. Ama Maxon ile birlikte çocuklarını sürekli desteklemeleri çok hoş. Kimse ölmeden mutlu son istiyorum
Veliaht PrensesKiera Cass · Dex Kitap · 2015312 okunma
yakışıklı bebiş Josh
7/10
·456 syf.··
2026 54. kitabı
Selam ya YŞNE BEN GELDİİİİMM Şaka maka ama uzun zamandır smut okumuyordum, özellikle smut olan bir kitaba başlamak biraz ağır kaçtı… ya neyse, seviyoruz okuyoruz işte kardeşim. Kitap cidden ne diyorsa verdi. Başta pffff bunu mu okuyorlarmış demedim değil, çünkü gerçekten garipti yani. Bir ara bıraksam mı dedim ama sınav senemdi ve ben kitaplara aç bir öğrenciyim. Okudum bitti yani, napabilirim? Neyse artık ciddi kişiliğini bir tarafa bırakıp yorum yapmak istiyorum özlemişim çünkü dowkfmwldka Ben normalde çatır çatır okurum smut’ı gerçekten ama bu kitapta yeter kardeşim gidin kısırlaştırın kendinizi diye bağıracaktım. Okey türü bu ama her sayfa değiştirişimde libidoları artıyo sonra taktaktaktak yani iyi ki böyle komik bir dili vardı yoksa okuyamazdım. Kırdığım üç puanların ikisi buradan gitti birisini de kitabın arka kapağında Josh’tan daha fazla stalk yapan bir adamdan bahsedilmişti, yani kanka sadece dört sayfa sürdü adam eve girdi işte sonra bir baktık bizimkiler bayıltmış adamı, ailesinin evinin önüne köpeğe ekmek atar gibi atacaklar adamı, sonra bir baktık pat Josh adamı yanlışlıkla öldürmüş. -_- Yani tamam bu da hafif değildi ama Josh’u geçmezdi yazar abartmış sanki bir tık? Ayrıca Josh’un babasının yaptığı kazara yamyamlık mevzusu derinleştirilmemişti, elbette babasının ne halt olduğunu az buçuk söyledi yazar, tamamen dememesi normal ama keşke biraz daha açsaydı konuyu. Ya ne diyeyim baya kabarık bir trigger listesi vardı ama bence hafif çıtır çerez bir kitaptı. Okuması kolaydı, sadece smut baydı bir noktadan sonra. Ama iyi diyebilirim. Josh’a sımsıkı sarılmak isterdim üzümlü kekim minik(1.93) Joshua’m ya :(
Işıklar SöndüğündeNavessa Allen · İndigo Kitap · 2025552 okunma