Puan vermedi·208 syf.··
2026 59. kitabı
Bazı kitaplar vardır; hikâyesini bir kez öğrenir, kapağını kapatır ve yoluna devam edersin. Bazıları ise her dönüşünde sana farklı şeyler anlatır. Benim için Aşıklar Ölmez tam olarak böyle bir kitap. İlk okuduğumda hissettirdikleriyle, bugün hissettirdikleri aynı değil. Çünkü kitap aynı kalsa da insan değişiyor. Her okuyuşta başka bir satırın altını çiziyor, başka bir cümlenin içinde kendimi buluyorum. Kimi zaman özlemi, kimi zaman sabrı, kimi zaman da insanın kalbinde taşıdığı ama adını koyamadığı duyguları hatırlatıyor. Belki de bu yüzden bazı kitaplar sadece okunmaz; insanın hayatına, düşüncelerine ve hatıralarına karışır. Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, bir gün yine raftan alıp birkaç sayfa okumak istersin. Çünkü bilirsin ki seni yine başka bir yerden yakalayacak. İlk okuyuşum değildi, muhtemelen son da olmayacak.
Sır: Aşıklar ÖlmezFatih Duman · Nesil Yayınları · 20153,110 okunma
Puan vermedi·40 syf.··
2026 131. kitabı
Yaz tatili çocuklar için sabırsızlıkla bekledikleri günlerden oluşuyor kesinlikle. Bu özellikle kuzenleriyle birlikte geçirecekleri günlerden oluşacaksa daha da bir heyecanlı oluyor eminim. Ben de şimdi şöyle düşündüm de çocukken ne güzel yaz tatilleri geçirirdik hep birlikte. Keşke o günlere dönebilsek. Yine de kitaplar sayesinde o günleri hatırlamak güzel oluyor. Ama Erdem için, kuzeni Görkem‘in her soruya “bilmem” şeklinde cevap vermesi biraz hayal kırıklığı oldu. Hangi kanepede yatmak istersin? Yumuşak yastık mı seversin sert yastık mı? Anneannemle pazara gidelim mi? Yüzmeye gidelim mi? Mısır mı patlatsak? Ne yapmak istersin? Şimdi tüm bu soruları bilmem diye yanıt veren birisinin neyi sevip neyi sevmediğini hissetmeniz çok zor. Peki ne yapmak gerekir bu durumda derseniz yanıt kitabın içerisinde. Çocuklara her durumda net ve kararlı olmanın öneminin altını çizen tarafını da çok sevdim. Hazır tatil yaklaşıyorken o zaman bol bol çocuk kitabı paylaşmalı diye düşünüyorum. Onlar için hem keyifli hem de öğretici olması yönünden, hayal güçlerini canlandırıcı güzel kitaplarla buluşturmanın önemli olduğunu düşünüyorum.
Ben Bilmem?Şeyma Göksay · Ötüken Neşriyat · 20253 okunma
Reklam
-spoiler içerir-
8/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 18:50
Açıkçası bence bazı incelemelerin aksine güzel sonlanmış ve iyi kurguladığını düşündüğüm bir kitaptı. Okuması keyifliydi ve insanı o bilinmezliğin ortasında kendisi varmış gibi hissettirme konusunda da yazarın iyi bir iş çıkarttığını düşünüyorum. Ayrıca sanki son sahnede thomas'ın deli olmadığını bilmek istersin belki der gibi getirdiği madalyon çok kafa karıştırıcıydı. Eve charlie'yi aramak için komşunun evine gittiğinde 3108 numaralı evin olmaması bir yandan bana acaba Alison'un evi de 3108 numaralı ev miydi diye de düşündürdü. Ek olarak kitaptaki belgeler mors kodları ile yapılan ve Thomas'ın belki de hiç Thomas olmadığıyla ilgili oluşturulan yazıda kitabı bir üst seviyeye taşımıştı bence. Ama Charlie'ye ne oldu neden böylesine olaylar oluyor bu tam olarak nasıl bir paranormal olay bununla ilgili çok bir şeyin açıklanmamış olması, o eski kulübe ne alakaydı sadece Eve o evi terk etmek istesin diye mi konulmuştu bu ve bunun gibi detaylar bana biraz anlamsız ve yarım hissettirdi.
Biz Eskiden Burada YaşardıkMarcus Kliewer · Nox Yayınları · 2025204 okunma
İnsan, acıyla yoğrulur ve mayalanır.
Puan vermedi·159 syf.··
2026 16. kitabı
Bu kitabı okurken bende hiçbir şekilde bu kadar tesir bırakacağını düşünmemiştim. Kitabı bitirdiğimde bir süre ağladım. Hani acı bir olay yaşarsın da bir bardak su getiren birinin olmasını beklersin; biraz sakinleşmek, o duygunun ağırlığından bir nebze olsun kurtulmak istersin ya… İşte o ağırlık hâlâ, bu satırları yazarken bile üzerimde. O suyu getirecek birini beklemek yerine masanın başına geçtim. Bir bardak su uzatamadım kendime; onun yerine kalbimden taşan kelimeleri kâğıda dökmek istedim. Belki de bazı acılar suyla değil, ancak yazıyla hafifliyordur. Zehra’nın mektubu bitirdikten sonraki afallayışı beni derinden sarstı. Yıllardır doğrularını yanlış bildiği bir adamın üzerine kurmuştu. Hayatındaki insanlarda bulamadığı erdemlerin, en nefret ettiği kişide bulunduğu gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kaldı. Fakat bence Zehra’nın yaşadığı acı yalnızca babasını yanlış tanımış olmanın acısı değildi; kendi vicdanıyla karşılaşmanın acısıydı. İnsan bazen bir başkasını affetmekte değil, kendisini affetmekte zorlanır. O acıyı hissettikten sonra, babasının yırtık çoraplarından görünen ayaklarına bakarak ağlaya ağlaya giderken, onu orada yalnız bırakmaması… O satırları okurken ben de Zehra ile birlikte eğilip o ayakları öpmek istedim. Çünkü orda yalnızca bir babanın çektiği çileyi değil, geç fark edilen bir sevginin ve gecikmiş bir merhametin ağırlığını da gördüm. Zehra artık okulunu tamamlamış, muallim olmuştu. Oysa kitabın ilk sayfalarını elime alıp hikâyeyi herkes gibi bildiğimde, Zehra’ya sarılıyor ve ona hak veriyordum. Babasını suçluyor, onun öfkesiyle birlikte öfkeleniyordum. Kitabın sonunda ise fark ettim ki Zehra’nın eksik olan yanı bilgisi, zekâsı ya da doğruluk anlayışı değildi; acıma kabiliyetiydi. Belki de Reşat Nuri’nin anlatmak istediği buydu: İnsan yalnızca
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,6bin okunma
Filmlerden Daha Güzel -Lynn Painter
8/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 21:42
"Hayatının geri kalanını biriyle geçirmek istediğini anladığında, hayatının geri kalanının bir an önce başlamasını istersin." Liz Buxbaum, çocukluğundan beri aşka ve romantik olaylara inanan biridir. Sürekli romantik komedileri izlemeyi seven,şarkı söylemeyi seven ve o filmlerdeki gibi bir aşk yaşayacağına inanan biriydi Liz. Bir gün lisede olduğu zaman çocukluk aşkı Michael Young okula geri dönüyor ve Liz onu hala sevdiği için onunla flörtleşmeye çalışıyor. Ama Michael Liz'i eskiden bıraktığı tatlı kız olarak gördüğü için Liz'i ciddiye almıyor. Liz ise Michael'in onu görmesi için çocukluğundan beri zıtlaştığı kişi olan Wesley Bennet ile 1 haftalık anlaşmalı sevgililik rolü yapmaya başlarlar. Kitabı keyifle okudum sadece bazı yerleri yavaş ilerleyen bir kitaptı. Özellikle Wes karakterini çok sevdim. Sürekli Liz için bir şeyler yapması ve onun için küçük detayları hatırlaması çok güzeldi. Aşk anlamında birbirlerini yavaş yavaş fark etmeleri çok iyiydi. Wes ve Liz'in çoğu sahnesini okurken çok güldüm. Wes'in Liz için sevmediği halde alışverişe gitmesi ve ona yakışan rengi bilmesi çok güzeldi. Etrafımızda olan insanların aslında nasıl birileri olduğunu tanıdıkça ve vakit geçirdikce anlayabiliyoruz.Kitapta arkadaşlık ve aile ilişkileri ile ilgili de güzel detaylar verilmişti.Sadece kitabın sonu beni tatmin etmedi. Bu kitabın ikinci kitabını da Ağustos ayında okuyacağım. Kitaba puanım:8/10
1000Kitap
Filmlerden Daha GüzelLynn Painter · Artemis Yayınları · 20251,953 okunma
10/10
·128 syf.··
2026 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 00:00
Kitabımız esasen, hayatı boyunca insanlığa dair hiçbir şeye anlam veremediğini, bu düzene uyum sağlamayı asla başaramadığını, sürekli çuvallayıp duran bir beceriksiz olduğunu, ne kadar çabalarsa çabalasın bu hayatta tutunmaya, dört elle sarılmaya değer hiçbir şey bulamadığını düşünen baş karakterimiz Oba Yozo’nun bu hislerini kağıda döktüğü uzunca bir hayata veda, hayata isyan mektubu. Anlayabilmek ve anlaşılabilmek adına bir yalvarış, yakarış manifestosu. Kitabın tam anlamıyla bir ben roman olduğunu belirterek soruyorum: Oba Yozo mu demeliyim, Osamu Dazai mi; yoksa sen mi gerçek ismini açıklamak istersin, Şuci Tsuşima? Ahhhh benim güzel yazarım ahhh! Ben sizin gibilere üzülmekten helak olacağım bir gün. Hayata ve içindekilere, insanlığa ve rezil yaşantısına onlardan daha asil ve yüksek bir ruha sahip olduğun için, daha zeki, daha yüce, daha ilahi biri olduğun için uyum sağlayamıyorsun. Bunu göremiyor musun? Farklısın ve bu çok güzel. Onlar gibi değilsin ve olmamalısın, çünkü seni harikalar yaratan bir sanatçı yapan şey zaten tam olarak bu. Hayatın boyunca onlar gibi olmaya çalıştığın için; çabaladıkça çuvallamışsın, ayağa kalkmaya çalıştıkça da daha beter düşmüşsün. Canım yazarım, en kötüsü de, sen o son düşüşten bir daha kalkamamışsın. Ve kahretsin artık kalkma ihtimalin de yok. Kalkacak gücü kendinde bulduğun herhangi bir seferde; yönünü değiştirmeye karar verip kendi sokağına, ışığına doğru yola koyulsaydın ne güzel şeyler görürdün bu kez! Ayrıca söylemeliyim ki, hayatına giren her insan, bence bir parça katilin senin. Bunları sana nasıl söyleyemediler? Görmeyecek kadar aptal olmaları, görmüşseler bile bunu itiraf etmeye rezil egolarının el vermediği gerçeği azabını kanıtlıyor. Onları sakın affetme. Bu da, sana hayran kalmış bir okurun olarak benim sana
Edebiyat
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,3bin okunma
Reklam
Reklam