Zülfü Livaneli’nin kaleminden dökülen her satırda, kalbimdeki Abdülhamid Han sevgisinin ne kadar haklı temellere dayandığını bir kez daha hissettim. 'Kaplanın Sırtında' sadece bir dönemi değil, koca bir imparatorluğun omuzlarındaki o devasa yükü taşıyan bir liderin yalnızlığını, sabrını ve nezaketini anlatmış. Onu sadece tarih kitaplarının soğuk sayfalarından değil, insani duygularıyla, o vakur duruşuyla okumak içimde bambaşka bir hüzne ve hayranlığa yol açtı. 'İstibdat ve Hürriyet' sarkacında geçen o zorlu yıllarda, onun her şeye rağmen gösterdiği o derin feraset ve vatan sevdası karşısında saygıyla eğilmemek elde değil. Kitap bitti ama benim ona olan vefam ve gönül bağım daha da perçinlendi...Ruhu şad olsun, cennet mekan Sultanım...