7/10
·120 syf.··
2026 31. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 00:00
Ne yazsam eksik kalacak gibi. İki eski dostun 41 yıl görüşmemelerine rağmen kopmayan bağıyla 70li yaşlarında en son görüştükleri gecenin tekrarını yaşamaları bir eksikle, içlerinde bolca itirafla, bir tarafın ikisi adına konuşmasıyla. İhanetin, aldatılmışlığın, kıskançlığın yıllar geçtikçe yaşla olgunlaşması, kılıf değiştirmesi ama içerde bi yerlerde devam etmesi. Macar ormanlarında bir akşam bir şatoya konuk oldum da onları izledim, birlikte geçmişe gittik gibi oldu. Biraz dedim Kondrad da konuşsaydı, yoksa gerek görmedi mi zaten her şeyi Henrik anlattı mı?
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,7bin okunma
8/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 15:26
Bu kitapla tanıştığım bu yazardan ziyadesiyle etkilendiğimi itiraf etmem gerek. Gayet düşük bir beklentiyle başladığım bu kitap, beni hiç olmayacak şekilde tepetaklak etti. Tasvirlerinin ve duygu durum betimlemelerinin güzelliği ve özgünlüğü beni mest etti. Hafızanın labirentlerini nasıl da tatlı tatlı yedirdi, ters köşelere nasıl da zarafetle yatırdı, şaştım kaldım. Tüm kitaplarını okuma arzusuyla yanıp tutuşuyorum resmen. Çok çok memnun oldum tanıştığımıza bayım :)
2026 Okuma Raporları
DenizJohn Banville · Sia Kitap · 2022264 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·368 syf.··
2026 6. kitabı
Kucak dolusu selamlar gönderiyorum sizlere sevgili kitap kurtlarım Sanırım postta gördüğünüz kitabı ben öve öve bitiremeyeceğim Spoiler vermeden söyleyebilirim ki, kitap bittiğinde muhtemelen bir süre kendi hayatınızdaki seçimleri ve "ya şöyle olsaydı?" ihtimallerini düşünmeye devam edeceksiniz. Ve eklemeliyim ki bir çırpıda kitap nasıl okunurun kanıtı Distopik, gerilim, heyecan temalı kurgusuna başlamak istiyorum; Jason ana karkaterimiz ve bir arkadasiyla bulustuktan sonra, kaderinin değişeceğini bilmeden, geldiği güzergahı değiştirerek evine başka yoldan gitmeye karar veriyor Fakat maskeli bir yabancı ile karşılaştıktan sonra Jason bir daha eskisi gibi olamıyor Fizik profesörü olan karakterimiz, maskeli yabancının onu kaçırması ardından, ailesine yani o çok aşık olduğu, uğruna kariyer değil de aile hayatını yaşamayı göze alan eşi Daniela ve oğlu Charlie'ye geri dönmeye çalışırFakat zaman algısı yitirilmiş bir evrende olduğunun farkına varmadan, aslında hiç evlenmemişc hiç çocuk sahibi olmamış olduğunu öğrenir Hayatının altüst olduğunun farkına varan fizik profesörümüz, o maskeli yabancıyı bulmaya çalışıyor ve sonunda 'kendisiyle' karşılaşıyor Sıradışı bir şekilde paralel evrende bölünmüş bir kimlik ile, sonsuz zamanın izinde eski hayatını kurtarmaya çalışıyor Ama bir yandan da asıl meseleye odaklanması gerek: PARALEL EVRENDE NE İŞİ VARDI? KENDİSİYLE YÜZLEŞMESİ GEREKEN HUSUSLAR NEYDİ? İtiraf etmeliyim ki arkadaşlar film tadında enfes bir kitaptı benim için. Sadece saatlere sığdırıp bir çırpıda okuyacağınız bir iitapti ve ben 6 saatte yalayıp yuttum Sizlere kesin önerimdir, sevgiyle ve kitapla kalın
Karanlık MaddeBlake Crouch · Doğan Kitap · 2018445 okunma
Puan vermedi·154 syf.··
2026 48. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 14:11
Bernhard, bu romanda yalnız insanları değil, insanın kendine kurduğu yalanı da acımasızca yargılıyor. Sanat çevreleri, dostluklar, başarı tutkusu, büyük kent, entelektüellik ve toplumsal saygınlık; hepsi birer maske olarak parçalanıyor. İnsanların en büyük trajedisi, başkalarını kandırmaları değil, yıllarca kendi oynadıkları role inanmaları. Dostluklar zamanla nefrete, hayranlık tiksintiye, idealler ise kariyer hesaplarına dönüşüyor. Bernhard'ın öfkesi kişilere değil, sahiciliğini kaybetmiş yaşama yöneliyor. Viyana, yalnızca bir şehir değil; insanın umutlarını öğüten, yeteneği değil uyumu ödüllendiren bir düzenin simgesi. En sarsıcı olan ise anlatıcının sonunda oklarını kendine çevirmesi: Başkalarını küçümserken kendi sahte varlığını fark ediyor ve "gerçek bir hayat hiç yaşamadım" itirafına ulaşıyor. Roman böylece bir başkalarını suçlama metni olmaktan çıkıp, insanın kendisiyle hesaplaşmasının en sert örneklerinden birine dönüşüyor. "Olmak istediğimiz şeyi kendimiz olamazsak, onu başkalarından yaratmaya çalışırız; sonunda da yarattığımız şey tarafından yıkılırız." Bernhard'ın öfkesi aslında nefretten çok, sahicilik arayışının umutsuzluğu. Bu yüzden 'Odun Kesmek' yalnızca bir toplum taşlaması değil; insanın kendine bile yabancılaşmasının romanı. Keyifli okumalar...
Duygu ve Düşünce
Odun KesmekThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2018411 okunma
9/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2026 102. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 13:39
Kalp Sorunları serisinin üçüncü kitabı olan Aşk Meleği'nin Suçları, benim için serinin ruhunu koruyan, bol kahkahalı, romantik ve aksiyon dolu bir final kitabı oldu. İlk kitaptan beri Emelle'nin macerasını büyük bir keyifle takip ediyordum ve bu kitapta onun geldiği noktayı görmek oldukça güzeldi. Emelle, şimdiye kadar okuduğum en eğlenceli fantastik roman karakterlerinden biri olabilir. Bir Aşk Meleği olarak yıllarca kimsenin onu göremediği, ona dokunamadığı ve onunla iletişim kuramadığı bir hayat yaşamış olması, karakterini çok farklı bir noktaya taşıyor. Fiziksel bir beden kazandıktan sonra hayatın en basit şeylerini bile ilk kez deneyimlemesi hem komik hem de oldukça sevimliydi. Yemek yemek, sarılmak, dokunmak, yürümek gibi sıradan görünen şeylerin onun gözünden anlatılması hikâyeye ayrı bir renk katıyor. Emelle'nin olaylara verdiği tepkiler, yaptığı yorumlar ve özellikle etrafındaki insanlara taktığı lakaplar boyunca beni sık sık güldürdü. Bu seride en sevdiğim şeylerden biri reverse harem temasının yalnızca romantizm üzerine kurulmaması. Emelle ile eşleri arasındaki bağın zaman içinde gelişmesini, birbirlerini tanıyarak ve güven oluşturarak ilerlemelerini okumak çok keyifliydi. Ronak, Lore ve Declan'ın her biri farklı kişilikleriyle hikâyeye katkı sağlıyor. Hiçbiri birbirinin kopyası değil ve bu da ilişkilerin daha gerçekçi hissettirmesini sağlıyor. Özellikle Ronak'ın sert tavırlarının altında sakladığı duygular ve Emelle ile olan gelişimi benim için kitabın en güçlü noktalarından biriydi. Onu kazanmak kolay değildi ve belki de bu yüzden en sevdiğim karakter oldu. Kitap boyunca romantik sahnelerin yanı sıra aksiyon ve gerilim de oldukça ön plandaydı. Yaklaşan savaşın etkileri, siyasi oyunlar, ihanetler ve geçmişten gelen hesaplaşmalar hikâyeye sürekli hareket
Aşk Meleği'nin SuçlarıRaven Kennedy · Ren Kitap · 202634 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2026 38. kitabı
UTZ / Bruce Chatwin Her yeni kitap, yeni bir hikâyeyi ziyaret etmek ve ona kısa bir süreliğine konuk olmak demek. İzninizle direkt kitaba dalıyorum. Nasıl güzel olurdu, o orijinal porselenlerle dolu evi gerçekten gidip görmek. Ama okurken Prag'ı ve o evi hayal etmek bile keyifliydi. Koleksiyon yapan insanlara her zaman gıptayla bakmışımdır. Çünkü bir şeye tutkuyla bağlanabilmek, onu korumak ve yıllarca emek vermek bana özel bir duygu gibi gelir. Her şey algı meselesi değildir, bazen olanı olduğu gibi görmek gerekir. Kitapta savaşlardan, toplama kamplarından ve soykırımlardan kurtulup başka ülkelere savrulan insanların hikâyeleri kadar, o karmaşanın içinden çıkıp hayatta kalabilen porselenlerin de ayrı bir hikâyesi var. Pazarda karşısına çıkan o parçaları evine götürmek, onları korumak ve yaşatmak çok derin bir anlam taşıyor. Sanki Utz, "Bari siz ziyan olmayın, bari sizi kurtarayım." der gibi. Belki hayatı porselenlerden ibaretti ama yine de içinde yarım kalmış bir şeyler hissediliyor. Devam etmek istemiş ama edememiş, hayat onu bir yerden alıp başka bir yere bırakmış ve "Buraya da uğraman gerek." demiş gibi. Bir yandan da Utz'un porselenlere duyduğu tutkunun yalnızca bir koleksiyon merakı olmadığını düşündüm. Sanki o porselenler; geçmişe, hatıralara ve kaybetmek istemediği şeylere tutunma biçimiydi. Bu yüzden kitap boyunca sadece nesneleri değil, insanın aidiyet duygusunu da okudum. Belki de kitabın bana bıraktığı en güçlü his buydu. İnsan bazen özgür olmakla sahip olmak arasında kalıyor. Utz'un hikâyesinde de bunu hissettim. Ben böyle bir kitaba konuk oldum. Daha fazla spoiler vermeden, altını çizdiğim birkaç cümleyi paylaşayım: "Şiddetten nefret etse de pazara yeni sanat eserleri düşüren felaketlerden son derece memnundu." "Bir de sindirilmeyi reddeden
UtzBruce Chatwin · Can Yayınları · 2024152 okunma