O çekip gitmek istemiyor. İntiharı düşünüyor, çünkü bu onun için kalmanın bir biçimi. Onunla kalmanın. Bizimle kalmanın. Bir daha çıkmamak üzere belleğimize kazınmanın. Hayatlarımıza sonsuza kadar boylu boyunca yıkılmanın. Bizi ezmenin.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsan ölümsüzlüğü arzular ve günün birinde bir kamera bize onun sevimsiz bir sırıtışla çarpılmış ağzını gösteriverir, ondan bize kalacak olan ve bütün bir hayatının meseline dönüșecek tek şeydir bu; gülünesi denen ölümsüzlüğe girecektir. Tycho Brahé büyük bir astronomdu ama bugün onun Prag İmparatorluk Sarayı'ndaki ünlü yemekte, terbiyesinden tuvalet ihtiyacını bastırması sonucu idrar kesesinin patlamasından ve utanç ve idrar
kurbanı olarak paldır küldür komik ölümsüzlerin yanını boyladığından başka bir sey hatırlamıyoruz. Tıpkı daha
sonra ilelebet azıtmış sosise dönüşecek olan Christiane Goethe gibi, o da onların arasına katıldı. Romancılar dünyasında Robert Musil kadar sevdiğim kimse yok. O bir sabah halter kaldırırken ölmüştü. Ara sıra halter kaldıracak olduğumda endişeyle nabzımı yoklarım ve ölmekten korkarım, çünkü en sevdiğim yazar gibi elde halterle ölmek beni fena halde inanılmaz, fena halde çılgın, fena halde fanatik bir taklitsi haline getirir ve ben de gülünç ölümsüzlüğü anında garantilemiş olurdum.
Olayları kavramak için onları ayırmak, yarmak, bozmak yani analiz etmek gerekir. Bu şekilde bozulan tabiattan esasa geçmek prensip olarak kabil değildir. Öyleyse inceleme her zaman bir tahriple ortaklık halinde olduğundan esasa erişmek bir sınıra geçemez. Tekrar ediyorum: yani tabiat kendi sırlarına erişmemize izin vermez. Peki ne yapmalı? Bazı çeşit gerçekleri bilim metotları dışında aramalı bence. Ben evrene daima, Newton'un duyduğu hayranlıkla bakmışımdır.
Nefis muhasabesi uzun bir yoldu, hayat kadar uzun bir yol. İnsanın bütün bir ömür boyunca heyecan içinde yaşaması ve yaşarken de durmadan kendisiyle hesaplaşması demekti.
Bana kalırsa kimse, mesela matematikle neden uğraştığını hiçbir zaman tam olarak bilemez. Önemli olan, geri dönmeyi göze alamayacağımız kadar yol gitmiş olmaktır bu konuda.