"Atlar ölgün
Çığ altında atlar.
Tunç baldırları kanlı - terli erkekler
Neşter dudaklı kadınlar, topukları üryân.
Şu tuvale bir maruzatım var
Hangi mevsimden beri içi kof aşkın, dışı naylon
Kaç öpüşlük alnı kaldı.
Kehribar gözlerin seyrinden çiselenmiş asfaltlarda kaç tasavvuf ehli
durup dinledi yağmuru.
Ah okuduğum tek kitap Gulliver’in Gezileri olsaydı
Elbet daha iyi olurdu her şey.
Na şu çocukluk tüm insanları iyi sanmaktan başka neydi ki. Söyledim sana.
Güneş yüzü görmüş çiçeklerden daha güzeldir kardelen.
Yitip giden her nefesin en sağır kulaklara dahi işittirdiği aksiseda
“yaşamak ağrısı”
Ayrılıklara aboneyiz
Gurbete teslim
Bir maruzatım var Allah’ıma.
“Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti. Acıyı, susuzluğu, açlığı ve üzüntüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor, bu yüzden de rahat döşeklere, daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı.”
• Puslu Kıtalar Atlası, İhsan Oktay Anar