Merhabalar
Bugün Ateşpare serisinin dördüncü kitabı ile geldim. Serinin her kitabı ayrı bir kaos, ayrı bir heyecan doluydu. Alev serim...
"Hayatım domino taşları gibiydi, her şey birbiriyle bağlıydı ve ben de bu domino taşlarını yöneten oyuncuydum.
Her düşen taş, öncesinde ona çarpan diğer taşın etkisini taşıyordu. Bu öyle ince bir işti ki bir taşı bir milimetre bile yanlış açıda koyarsam bu tüm düzeneği bozardı.
Her hamlem hesaplı, her tavrım gerçeğin dışında olmalıydı."
Ateş'in ailesinin teknolojisi, büyük gizemini hâlâ koruyordu.
Akıllara durgunluk vereb bir savaş çanları çoktan çalmaya başlamıştı.
Aşkın bile artık Ateş' e olan aşkını kabullenmiş yanında duruyordu.
Aşkın'ı yetiştiren V yapan kaptanın geçmişi yavaş yavaş aralamıyordu.
Sırlar ortaya çıkmaya başlamıştı.
Sebebsiz sevmiyorum kaptanı iyimi kötü mü çözemiyorum bunu neden Aşkın'a yaptı halen anlamıyorum.
Bir canavara çevirdi onu.
Düşmanları bitmeyen ikilinin bu seferki düşmanı çok başka ikilinin etraflarını sarmış durumdadır. Onlarda farkında bu seferki düşman diğerlerine benzemiyor.
Düşman adım adım yaklaşırken Ateş ve Aşkın aşkını daha derinden hissedeceğiz çünkü aşkları kanla yazılmış bu ikiliyi hım birşey ayıramaz.
Aşkın'ı kaçırmaları Ateş'i resmen yıktı Aramadığı yer Şehir kalmayan Ateş artık umudunu yitirmeye başlamıştı.
Herkes perişandı ablası, bahar, pusat. Herkes çok telaşlı ve kötü durumda.
Aylin anne babası kimsesi olmayan bir kadın bir kardeşi Aşkın var.
Ah ah seni okadar iyi anlıyorum ki. Benim bildiğim Ateş sevdiğini bulacak bulur da geride bırakmaz ama düşmanların vay haline bence şimdiden siz ölümlerden ölüm beğenin.
Ateş nihayet bulur sevdiği kadını.
Ama ne bulma Aşkın çok kötü durumdadır.
Ve çokça farklıdır. Beynine cip yerleştirmişler.
Bu olaydan nasıl kurtulacaklar okuyup