Düşüncelerdeki Tipik Hatalar
Bazi otomatik düşünceler, doğru olsa da birçoğu doğru değildir ya da gerçeģin yalnız bir zerresine sahiptir. Dùşüncedeki tipik hatalar, aşağıda belirtilmiştir 1. Ya hep ya hiç düşüncesi (Siyah ve beyaz, kutuplaştırılmiş ya da ikiye bölünmüş düşünce): Bir süreklilik yerine iki farklı kategoriden bir durum üzerinde dùşùnürsünüz. Örnek: "Ben tamamen başarılı değilsem başarısız biriyim." 2. Felaketleştirme (Ayrica falcılık olarak da adlandırılr): Daha olası sonuçları dikkate almaksızin geleceği olumsuz olarak öngörürsünűz. Örnek: "Çok üzgün olacağım, hiçbir işi uygun bir şekilde yapamayacağım." 3. Olumluda indirim yapmak ve yaptıklarını yetersiz bulmak: Olumlu deneyimleri, edimleri ya da niteliklerin mantık dışı bir şekilde değersiz olduğunu kendi kendinize söylersiniz. Örnek: "Bu projeyi iyi yaptım. Bur yetenekli olduğum anlamına gelmez, sadece şanslıydım." 4. Duygusal muhakeme: Düşündüğünüz bazı şeyler doğru olmalıdır çünkü düşüncenizin çok güçlü olduğunu "hisseder (gerçekten inanır)",gerçeği yok sayar ya da indirim yaparsınız. Örnek: "iş yerinde birçok şeyi doğru yaptığımı biliyorum ama hâlâ kendimi başarısız hissediyorum." 5. Etiketleme: Kanıtların daha az felakete yol açabileceğini etraflıca düşünme- den kendinize ya da diğerlerine genel bir etiket koyarsın Ornek: "Kaybeden biriyim.", "O, işe yaramaz biri." 6. Büyütme-Küçültme: Kendinizi ya da başka birini ya da durumu değerlendirdiğinizde olumsuz olanı büyütür ve/veya olumlu olanı küçültürsünüz. Ornek: "Sıradan bir değerlendirme, benim ne kadar yetersiz kaldığımı kanıtlar. Yüksek notlar almam, benim zeki olduğumu göstermez." 7. Zihinsel Filtre (Seçici soyutlama da denir): Resmin tamamını görmek yerine olumsuz bir detaya aşırı dikkat edersiniz. Ornek: "Kendimle ilgili değerlendirmemde, düşük dereceler alan biri
Sayfa 181·Kitabı okuyor
Psikoloji
TEFVİZ
Bir konuda adım atması halinde sonuç iyimi yoksa kötümü olacak bilemiyor ve kararsızlık gösteriyorsa, adım atması durumunda iyiliğine mi olacak yoksa fesadınamı, bunu bilemiyorsa bu kişi kararsızdır demektir Böyle bir durumda işi Allah a havale edersek tevekkül edersek bundan böyle sadece hayra ve salaha adım atmış oluruz. Nitekim "Sen tedbiri, sana yaratana bırakki dinlenesin."
Sayfa 246·Kitabı okuyor
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Peygamber'imiz (S A S.) ayni bahisde söyle buyuruyor: «— Bana peygamberlik verildigi zaman Sûr'un sahibi geldi, Sür'u agzina aldi bir adimini öne, öbür adimini geriye dogru açti, her an ne zaman üfleme emri alacagini bekliyor, aman sûr'u üflemeden çekininiz.» Simdi kabirlerden dogrulurken ilk bayginligin korkusunu hâlâ üzerlerinden atamamis olan ve haklarinda verilecek olan hükmün iyimi kötü mü oldugunun endisesine kapilan canlilarin zavalliligini, hayal kirikligini ve çaresizligini düsün. Sen de aralarinda olsan onlar gibi gönül kirikligma ugrar, onlar gibi hayrette kalirsin. Hattâ yeryüzünün varliklarindan ve ileri gelenlerinden biri de olsan, ayni baskalari gibi saskinlik ve hayal kirikligi içinde olacaksin, yeryüzünün kirallari o gün herkesten daha zavalli, daha cüce ve daha önemsiz olacak, tohum tanesi gibi kalabaligin ayaklari altinda ezileceklerdir. O sirada bütün vahsî hayvanlar, baslari öne egik olarak, daha önce mahlûkattan kaçtiklari halde bu defa onlarin arasina karisarak ve hic bir günaha bulasik olmadiklari halde yeniden dirilis emrine boyun egerek daglardan ve çöllerden Mahser'e dogru yönelirler. Sûr üfürügünün ürküntüsünün dogurdugu bayginligin siddeti onlari da Mahser'e sürükleyerek daha önce insanlardan kaçtiklarini ve canlilardan ürktüklerini onlara unutturur. Nitekim ulu Allah (C.C.) bu hususta söyle buyuruyor: «— Vahsî hayvanlar diriltilip biraraya toplandigi zaman» (Tekvir Süre-i Celilesi. 5) Sonra manzaranin dehseti karsisinda ürpererek durumun farkina varacak olan inatçi kâfir ile seytanlar. Allah (CC)'in su âyetini dogru Cikarmak üzere, belirirler. "Rabb'în hakki için biz onlari seytanlar ite birlikte toplayacak ve cehennemin çevresinde dizüstü çökmüs halde bekletecegiz." (Meryem Sûre-i Celilesl, 68} O zaman gerek kendi halini ve
Sayfa 230·Kitabı okudu
1000Kitap
İsiyorum,” dedi gözlerimin tamiçine bakarak.“Çok istiyorum, Hazel.” Yüzü iyice sertleşmişti, her kelimesinin üzerine özenle basıyordu.“Okadar çok istiyorum ki deliriyorum,”derken bakışları mıknatıs gibiydi. “İyimi?” diye sordu. “Tatmin oldun mu?”
Alıntı
Evlilikte " Keşkeeee" lafzı hep demek iyimi ?
Evlilikte eşleri pişmanlık noktasına getiren sorunların temelinde, birbirlerine karşı sevgi, ilgi ve saygının (bunlara nezaket de eklenebilir) azalması yatar. Özellikle kadın için sevgi, ilgi ve incelikten yoksun bir evlilik adeta kabustur. Bu üç unsurun iyice zayıfladığı bir evlilikte, kadın ya da erkeğin atacağı adımlar önemlidir. Eşler "Ne yaparsam sevgiyi arttırırım?" sorusunun cevabını ne kadar çok düşünürlerse pişmanlıktan o kadar uzaklaşır, evliliği yoluna koymaya yaklaşırlar. Kişi istedikten sonra, eşinin psikolojik ihtiyaçlarını, ilgi alanlarını ve evdeki dengeleri gözeterek sağlıklı bir diyalog kurmanın yolunu bulur. İnsan olaylar karşısında çaresiz, güçsüz, aciz değildir. Eşlerin 'keşke' kelimesini çok kullanmaları kadar, sorunlar karşısında ümit- sizliğe düşmeleri de tehlikelidir.
Sayfa 87·Kitabı okudu
Bana iyi demişler, kötü demişler, ne çıkar ki. Kötümü yeşille örter, iyimi takdir edersen eğer. Varsa yoksa sensin benim dünyam, ve tüm çabam.
Alıntı