Kaderim yollarda yazılmış!
Kaderim yollarda yazılmış, Evim sırtıma yapılmış, Rotam hep emredilen yerler olmuş, Her anı alnıma şiir gibi yazılmış. Özlem, doğan güneş gibi bekliyor, Hasret sevinçten yerinde duramıyor, Gülüşler gözlerden yıldız gibi parlıyor, Yürekler hop oturup hop kalkıyor. Adımlar raylarda koşar adım ilerliyor, Gecenin karanlığını bıçak gibi kesiyor, Coşmuş bir kere, arkasına bile bakmıyor, Rotası tam yol İzmir'e gidiyor. 😄 Kaderim yollarda yazılmış, Evim sırtıma yapılmış... Faruk.
Şiir
Benim İzmir'e sadıklık kshsjshsj
Ben de İzmir doğumlu, İzmir büyümeli, İzmir yaşamalı, İzmir ruhlu biriyim :)

Cindy

@Iremvebennnnbidekenan
·
Ben İzmir dogumlu İzmir buyumeli Yozgat yaşamalı Yalova ruhlu biriyim
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Egemen sınıfın dilini ve jargona yüklediği ideolojik anlamları tarafsız bilimsel veriymiş gibi kabul etmek yapılan en büyük hatadır. Kapitalist dünya-sistemi (küresel pazar) her yeri kaplamışken, sosyalist bir odağın kendi sınırları içine hapsolarak ilanihaye hayatta kalması matematiksel olarak imkânsızdır. Sermaye, doğası gereği sürekli genişlemek, yeni pazarlar ve hammadde havzaları yutmak zorundadır. Bu evrensel akış karşısında alternatif bir sistemin (sosyalizmin) kendini koruyabilmesinin tek yolu, küresel ölçekte üretim ilişkilerini değiştirmektir. Dolayısıyla, devrim ihracı veya enternasyonalist dayanışma, sermaye sınıfının iddia ettiği gibi "imparatorluk kurma iştahı" (yayılmacılık) değil; sistemin kendini sermayenin yutucu dalgalarına karşı koruması için geliştirdiği yapısal bir metabolik reflekstir. Devrim genişlemeyi bıraktığı an, çevreleme doktriniyle boğulmaya mahkûmdur ki nitekim tarihsel süreç de bu deterministik yasayı doğrulamıştır. Sermaye sınıfı, kendi sömürgeci hamlelerini, pazar işgallerini ve darbelerini "serbest piyasa, demokrasi, küreselleşme" gibi steril ve meşru kavramlarla ambalajlar. Buna karşılık, bu hegemonyayı kırmaya yönelik her karşı-hamleyi, her ideolojik bariyeri "saldırganlık" veya "yayılmacılık" olarak etiketler. Bu, Gramsci’nin bahsettiği kültürel hegemonyanın dile yansımasıdır; kelimelerin mülkiyeti de sermayededir. Afganistan müdahalesi (1979), bu kavramsal çarpıtmanın en somut örneğidir. Dönemin ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Zbigniew Brzezinski’nin yıllar sonra bizzat itiraf ettiği üzere; ABD, "Yeşil Kuşak" stratejisiyle Sovyetler’in güney sınırında radikal unsurları besleyerek bilinçli bir provokasyon yürütmüştür. "Sovyetler’e kendi Vietnamlarını yaşatmak için gizli operasyonu başlattık ve onları bu tuzağa çektik." — Z.
Tarih
Book Lovers' Club Izmir - Organizatör Alımları
Kitap takası, sohbet ve sosyalleşme odağındaki topluluğum olan Book Lovers' Club Istanbul'u İzmir'e taşıyorum ve Ağustos 2026 itibariyle tekrar aktifleştirme planım var. İngilizce sözlü iletişim kurabilen ve kitaplarla arası iyi olan gönüllü organizatör başvurularına açığım. meetup.com/tr-tr/book-love... Tüm etkinlikler fiziksel etkinliktir. Eski üyelere de mail yoluyla ulaşıldı. Fotoğraflar üç farklı etkinlikten.
1000Kitap
SENİN GÖNDERDİĞİN ADAM BİRAZ KAÇIK MI ? KERİM ÖZBEKLER GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR İzmir'in Özdere Kasabası'nda yaşayan rahmetli E.Hv.Astsubayı-Yazar ve Şair Tayyar Tahiroğlu'nu, rahmetli Matbaacı-Gazeteci-Yazar ve Efe Gazetesi sahibi Şeref Üsküp ile tanıştırmıştım. Aradan bir süre geçtikten sonra İzmir'e gidip Şeref Üsküp'ün Konak'ta ki matbaa ve gazetesi'ne uğradığımda Üsküp bana ''Yahu senin gönderdiğin adam biraz kaçık mı ?'' diye sordu. Öyle olmadığını söyledim ama Üsküp şunu anlattı, ''Geçen gün buraya geldi, konuşurken beni bütün dünya tanıyor diye bir laf etti. O sırada bizim Efe Gazetesi'nde yazı yazan İzmir Barosu Başkanı da burada idi (İsmini Hatırlayamadığım için böyle yazdım), döndü kendisine ''Beyefendi, sizi bütün dünya tanıyorsa ben niye tanımıyorum ?'' diye sorunca ''Beni bütün dünya tanıyor efendim.'' diye tekrarlayınca baro başkanı arkadaş kendisine; -Yunanca biliyor musunuz ? -Hayır, -İngilizce biliyor musunuz ? -Hayır, -Fransızca biliyor musunuz ? -Hayır, -Almanca biliyor musunuz ? -Hayır, -Peki efendi, bu dilleri bilmiyorsanız bu insanlar sizi nasıl tanıyor ? deyince arkadaş fena halde bozuldu. dedi, ben de kendisine; -Şeref abi, bizim gazeteci-yazar ve şairler arasında bu klasikleşmiş bir deyimdir. Onun için söylemiştir ama bunun üzerinde durmaya değmez ama bu benim için de unutulmaz bir anı oldu. diye ilave ettim. *** TAHİR KUTSİ MAKAL İSTANBUL'DA BANA ''YAPMA EVLADIM, BENİ BÜTÜN DÜNYA TANIYOR.'' DEDİ... Bu konudaki ikinci anım şu şekilde; Bir gün İstanbul'a gittiğimde Ortadoğu Gazetesi'ne uğrayıp Genel Yayın Yönetmeni Tahir Kutsi Makal ile konuşuyordum, Makal o sıralar ayrıca bir edebiyat dergisi de çıkarıyordu. Hatta bir defasında çıkardığı Tarla Dergisi'nde İrfan Ünver Nasrattınoğlu ile yazdığım bir yazıyı başka bir dergiden alarak yayınlamış,
İzmir'in işgalini her işleyip okuduğumda İzmir'lilerin Atatürk'e olan minnet ve saygısını derinden hissediyorum. Korkunç bir katliam söz konusu, herhangi bir kitabını okumak bile o ana tanıklık etmiş gibi hissetiriyor ve her okuduğumda diyorum ki elbette İzmir'li bir başkasından katbekat minnettar olacak Gazi Paşa'ya.
Anı-Mektup-Günlük