9/10
·264 syf.·
2026 2. kitabı
Selamun aleyküm, Öncelikle her ne kadar günde sadece 1-2 sayfa okuyup kitabı birkaç ayda bitirsem de kitabı beğendim. Yeni şeyler öğrenmeme vesile oldu Elhamdülillah. Tasavvuf ve psikolojiye ilgisi olanlara tavsiye ederim. Sufi Psikolojisi İçerik olarak Kemal Sayar'ın bu konuda kendi makalesi ve diğer yazarlardan makale bölümleri şeklinde derlediği tasavvuf psikolojisine dair genel bir bakış veriyor . Ve yazarlar genel olarak üniversitelerde akademik çalışmalar yapmışlar, konuya farklı açılardan yaklaşmışlar. Bölüm başlıkları şöyle; GEÇMİSİN BİLGELİĞİ BUGÜNÜN PSİKOTERAPİLERİYLE BULUSABİLİR Mi? Kemal Sayar TASAVVUF: EVRENSEL BENLİĞE GiDEN YOL A. Reza Arasteh - Enis A. Sheikh SŨFÎ RUHBİLİMi Muhammed Ecmel VAROLUŞSAL VUSLAT: BENLiĞİN KURTULUŞU Muhammed Shafii TASAVVUF VE PSİKİYATRi Arthur J. Deikman AŞKIN iSLEV VE PSiKOTERAPi: BİR SÛFÎ PERSPEKTiFi Don Weiner SUFİ UYGULAMALARI VE BİREYLESME YOLU ARASINDAKi BAZI PARALELLÍKLER Muhammed Shaalan
1000Kitap
Sufi PsikolojisiM. Kemal Sayar · Timaş Yayınları · 2016888 okunma
Bu adil bir barış olmayabilir fakat süren bir savaştan daha iyi
8/10
·628 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2026 22:39
Kitap, Sırpların Bosna-Hersek’te yaptıkları katliamı anlatıyor. Bu kitap ruhumda ve bedenimde büyük bir ağırlık bıraktı. 628 sayfa boyunca bir savaşın içindeydim ve savaşın en ağır yüzüne şahit oldum. Mesele sadece ölmek değildi; asıl mesele, insanlık onurunun ayaklar altına alınmasıydı. Bir adamın, bir kadının namusunun ve şerefinin nasıl yerlere serildiğini okumak insanı derinden sarsıyor. Bunları okuduktan sonra Sırp milletinden, kanımla kemiğimle nefret ettim. Kırk yıl boyunca komşuluk yaptıkları Müslüman Boşnaklara bir günde nasıl hayatı cehenneme çevirdiklerini okumak ve bunların kurgu olmadığını bilmek insanı gerçekten sarsıyor. Kitapla ilgili birkaç olumsuz düşüncem de var. Kitaptaki bazı diyaloglar zaman zaman sıkıcı olabiliyor; çünkü aynı cümleler tekrar ediliyor ve yer yer sıradan bir dil kullanılıyor. Aynı zamanda karakter derinliği biraz eksik kalmış. Duygu ve durum tasvirleri daha güçlü olabilirdi. Yine de savaşı anlamak ve bugün etrafımızı saran savaşlar üzerine düşünmek için okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
MeyraSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 20197,4bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Fikir Saplantısı
8/10
·384 syf.·
2025 43. kitabı
Polisiye türünde bir roman kaleme almak için ilk önce derin bir fikre sahibiyet ve okuru saran bir kurguya ihtiyacınız var olmalı. Neden böyle düşünüyorum çünkü J.C. Grangé bu eserleri kaleme alırken bu düşüncelerle çevrelenmiş olsa gerek. Grangé'ın bana hissettirdiği bu. Bu kitapta olağanüstü yeteneklere ve yüksek bilişsel örgütlenmeye sahip, vaka çözme becerileri muazzam olan örnek polisler yok; bu kitapta masum, iyilik peşinde koşan bireyler yok; bu kitapta hayatın gerçekleri var. Sosyal kazançlarını artırmak isteyen, bireysel iyiliğini koruyup önceleyen, fikir dünyasının kölesi olan insanoğlunun gerçekliği var. Bu kitapta insanî değerler bir cismaniyet kazanır, bu kitapta kötülük sayfalar arasında kol gezer, bu kitapta hayat toz pembe değildir ve bu kitapta her tercihin bir gerekçesi ve pahalıya mâl olan sonuçları vardır; tıpkı gerçek hayattaki gibi.
Edebiyat
KaikenJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap · 20136,2bin okunma
Sevgi ile Tutsaklık Arasında
10/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2025 176. kitabı
Karanlık, sessizliği yutmuş bir odanın içinde, nefesini duyduğun tek varlık sensindir. Ama bu yalnızlık, sandığın gibi huzurlu değildir. Çünkü bir bağ vardır; görünmez, kopmaz, bazen boğazına dolanacak kadar sıkı, bazen de en zor anında seni ayakta tutacak kadar güçlü. İşte bu hikâye, iki ruhun birbirine dokunmadan nasıl birbirini hissedebildiğini anlatır. İhanetin gölgesinde, güven kırıntıları arayan bir kalp... Kaçtıkça daha çok yakalanan, unuttukça daha çok hatırlayan bir zihin... Her adımda geçmişin ayak izlerine basarken, geleceğin kapısı önünde beklemek zorunda kalan bir kadın. Onun hikâyesi, yalnızca aşkın değil; teslimiyetin, direnişin ve içten içe yanan bir özlemin hikâyesidir. Sözler, bazen kılıçtan keskin, bazen yarayı saran ince bir dikiştir. O da biliyor ki kelimelerle boğulmak, sessizlikle boğulmaktan daha acı vericidir. Yine de adımlarını atar; çünkü bilmektedir, bazı bağlar ne kadar acı verirse versin, koparmak yerine onarmak gerekir. Ve bu bağ... Ne zaman bir fırtına kopsa, ne zaman karanlık üstüne çökmeye kalksa, onu yeniden hayata bağlayan tek şeydir. Kimi zaman düşman gibi, kimi zaman sığınak gibi. Ama her zaman orada. Sonsuza kadar.
İnsan ve Hayat
Sonsuz BağlarJ. Bree · Olimpos Yayınları · 2025461 okunma
Karakter analizi yapıyorum çünkü çoğu okur uğraşmamış
7/10
·540 syf.··
2024 7. kitabı
(Daha çok gömüyorum gibi¿) İnceleme hakkında küçük not: - İlk kitap ağırlıklı olmasıyla beraber kimi yerlerde ikinci kitaptan da bahsedilmektedir. - Bu sebepten ötürü iki kitaptan da spoiler içerir. - Karakter analizi odaklıdır. Serinin sadece ilk kitabını ve ikinci kitabının bir kısmını okumuş biri olarak serinin sahip olduğu bu ünü gerçekten hak edip etmediği konusunda bir şey diyemem, ilk kitabı zaten çoğu kişi sevmiyor ve iyi bulmuyor. Bu yüzden yazarın dili, dünyanın inşası, olay örgüsü, ilk kitap genel olarak nasıl... Bunlar hakkında konuşmayı canım hiç istemiyor. Bunun yerine bu incelemede beni çok sinirlendiren, bu serinin neredeyse tüm okurlarında gördüğüm ve kesinlikle konuşulması gerektiğine inandığım bir şeye değinmek istiyorum: Karakterlerin yanlış yorumlanması ya da direkt yorumlanmaması. DvGS serisinin karakterlerine, bu karakterlerden nefret eden kişilere de çok seven kişilere de, bu kişilerin karakterlerden nefret etme veya sevme sebeplerine baktığımda tutarsızlıklar olduğunu görüyorum. Bu yüzden dedim ki “Bunun hakkında konuşmak ve diğerlerinin fikirlerini de almak, benimle aynı fikirde olanlar varsa görmek zorundayım!”. Şimdi de bu incelemeyi yazıyorum ve şu üç karakterden bahsedeceğiz: 1- Feyre Archeron 2- Tamlin 3- Nesta Archeron 4- Rhysand Hızla başlıyorum çünkü zaten çok şey yazacağım. FEYRE ARCHERON: Aslında Feyre’yı eklemeyi başta gereksiz buldum çünkü kendisi hakkında tartışma yaratan, özellikle açıklamak istediğim bir şey yok. Ama kitabı okurken beni sinirlendiren davranışlar sergilemesi ve ana karakter olması sebebiyle onu da ekleyeyim dedim. Kitabın başında Feyre’ya üzülmüş; gerçekten çok zeki ve güçlü olduğunu düşünmüştüm. Daha on dokuz yaşında, ailenin en küçüğü ama bir halta yaramayan babası ve ablaları sağ olsun kız evi
Dikenler ve Güller SarayıSarah J. Maas · Dex Kitap · 20166,1bin okunma
6/10
·456 syf.··
2025 52. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2025 18:29
Elf Kraliçesi serisinin ikinci kitabını da bitirmiş oldum. Yılın başında başladığım bu seriyi ilk kitapta çok çok sevdiysem de bu kitabı bir o kadar sevemedim. Çünkü çok sıkıldım... Tahmin edebileceğiniz üzere gereksiz sayfalar boldu. Aslında ilerleyen olaylar, gizem ve epey bir aksiyon içerse de anlatımı ayrıca diyaloglar yüzünden zoraki okudum. Yine de kitabın sonuna doğru gelişen ve sarpa saran olayları beğenmedim diyemem. Çünkü kitabın başından beri size gösterdiği tüm konuyu yazarımız son sayfalarda bildiğiniz üzerinize fırlatıyor. Ancak yine de kitabın belirsiz bir yerde bitmiş olması beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Bunun yanında Layala ve Thane ikilisinin dinamiği de çok kopmuştu bana göre. Başlarda evet ayrı kaldıkları için aralarındaki çekimi ve derin ilişkisini hissedebiliyordum ama birbirlerine kavuştukları an o büyü bozuldu sanki. Layala'dan bu konuda her ne kadar şikayetçi olmasam da Thane'in tavırları ve cıvıklığı beni kendinden soğuttu. Sen kralsın adamım kendine gel! Thane'in ciddiyetinin bozulması kadar tüm hikayedeki işin de ciddiyeti kalmamış aslında. İlk kitaptaki ölümcül mücadeleye kıyasla bu kitaptaki hikaye sanki bir avuç elfin korku trenine binmiş hissiyatını veriyordu resmen. Hikayedeki tüm karakterler işin dalgasındaydı yani. Sanırım bu yüzden kitabın havasını yakalayamadım. Bir de en önemlisi aşırı geniş olmasa da kendi çapında bir dünyası varken neden bu serinin bir haritası yok? Kahramanlar nerde kaldı kötüler ne taraftalar oluyor insan bir nevi. Çoğunluk için önemli olmayabilir tabi ama ben bu tarz şeylerin özellikle fantastik dünyasında oldukça gerekli olduğunu düşünüyorum ki hayali bir unsurun içinde kaybolunmasın. Genel olarak temposu biraz düşük olsa da okunabilir düzeyde bir kitap. Elflerin yanında başka türde yaratıklar ve
1000Kitap
Elf Kraliçesi Çok YaşaJ.M. Kearl · Olimpos Yayınları · 202527 okunma