Jacques Prévert, "Çocuklar her şeye sahipler, ellerinden aldıklarımız dışında,"diye yazmıştı; bu cümle tıpkı bir mantra gibi, bütün bu yolculuk boyunca ona kılavuzluk etmişti.
"Bazı bakımlardan mutluluk su ya da rüzgar kadar ele avuca sığmazdır. Onu ele geçirdiğimizi düşünür düşünmez bizden uzaklaşır. Onu tekrar ele geçirmeye teşebbüs edersek kaçar gider. Bazen de en beklenmedik anda birdenbire yeniden ortaya çıkar. Mutluluğu ancak mutsuzluk çıkageldiğinde tanıdığımız da olur; Jacques Prévert'in şu güzel cümlesindeki gibi: Mutluluğu, çekip giderken çıkardığı gürültüden tanıdım."