Jalə Fətəliyeva

Jalə Fətəliyeva
@jaleff
All lives matter!
Güneş doğduğunda, ilkel insanların niye güneşi Tanrı olarak gördüklerini düşündü. Bu kadar fark yaratan, etkileyen, parlak ve ulaşılamaz bir şey başka ne olabilirdi ki? Üstelik sözünü tutuyordu, her gün! Dünyaya böyle tepeden bakınca insanlık ne kadar da saçmaydı! Yollar yapmışlardı arabalarını sürmek için, her şeyi kendi hayatlarını kolaylaştırmak için yapıyor gibiydiler ama yerine oturmayan bir şey vardı. Çirkin bir şey. Dokunduğu her şeyi çürüten bir organizmaydı bu. Acımasızlıkları o kadar dehşet vericiydi ki, kendilerine hayat veren ağaçları bile tereddüt etmeden kesebiliyorlardı. Acımasızlık değil de, doğruyu bildiğini sanmaktan kaynaklanan cehalet miydi bu? Önemi yoktu, acımasızlık ya da cehalet, sonuç aynıydı. Gündelik ihtiyaçların karşılanması adına ömrün feda edildiği, amaçsız bir yaşamın çirkinliği haline gelmişti insan ömrü. Ne değeri ola bilirdi ki?
Sayfa 361·Kitabı okudu
İnsanlık
Reklam
Duru suratında acı bir ifadeyle konuşurken, "Nasıl olur da bunca yıllık uygarlıktan sonra insanlar hâlâ bu kadar kötü olabilirler, anlamıyorum hiç. Karanlık tarafta durup nasıl seyredebilirler çocukların ölümlerini, hem de açlıktan!" dedi samimiyetle. Deniz son nefesini alıp elindekini Duru'ya uzatırken, "Kendini niye 'insanlardan' ayrı tutuyorsun? Görünen o ki hepimiz senin o karanlık tarafındayız," dedi. Duru merakla, "Hepimiz?! Şimdi burdan, ta Afrika'da ölen bir çocuğa yardım edememeyi anlayabilirim. Elimde olsa yardım edebilirim ama elimde değil ve elinde olduğu halde yardım etmeyenler var. Ağaçları kesenler, hayvanları öldürenler, kötü insanlar var bu dünyada. Onların yanında biz nasıl karanlık tarafta duruyor olabiliriz ki?" diye sordu. Deniz, “İzleyerek. Kötülüğe seyirci kalanlar kötülüğün bekçiliğini yaparlar," dedi.
Sayfa 237·Kitabı okudu
Empati
‘-Yaşadığım her riskli ve korkutucu durumda, her uçurum kenarında, en karanlık gecelerin ortasında ve en umutsuz anlarımda, yani gençliğim bana acımasız oyunlar oynarken bilmediğim sokaklarda, aklımdaki en güçlü duygu, annemin beni ne kadar çok sevdiği ve bana bi' şey olursa ne kadar çok üzüleceğiydi. Ben kendimi kendim için değil, annem için korumuşum aslında. Kendime annem için iyi bakmışım. O üzülmesin diye. O beni çok seviyor diye. Bunu, şimdi düşününce anlıyorum. -Enteresan hakkaten. Olabilir. -İnsanın, bi’ yerlerde, onu seven bir annesinin olduğunu bilmesi, en güçlü koruyucu demek ki diyorum bu hayatta. Başka da bl' şeye gerek yok.’
Sayfa 25·Kitabı okudu
Yaşam
“Aurelius diyor ki 𝙛𝙞𝙠𝙧𝙞𝙣𝙞𝙯 𝙤𝙡𝙢𝙖𝙯𝙨𝙖, ,𝙯𝙖𝙧𝙖𝙧 𝙜𝙤̈𝙧𝙙𝙪̈𝙢, 𝙙𝙞𝙮𝙚 𝙗𝙞𝙧 𝙨̧𝙞𝙠𝙖̂𝙮𝙚𝙩 𝙤𝙡𝙢𝙖𝙯; 𝙯𝙖𝙧𝙖𝙧 𝙜𝙤̈𝙧𝙙𝙪̈𝙢, 𝙙𝙞𝙮𝙚 𝙗𝙞𝙧 𝙨̧𝙞𝙠𝙖̂𝙮𝙚𝙩 𝙤𝙡𝙢𝙖𝙯𝙨𝙖 𝙯𝙖𝙧𝙖𝙧 𝙙𝙖 𝙤𝙡𝙢𝙖𝙯. Stoiklerin başlıca felsefesi de bu zaten. Mesela on ikinci bölümde şöyle yazıyor: 𝙔𝙖𝙧𝙜𝜾𝙡𝙖𝙧𝜾 𝙠𝙚𝙨𝙞𝙥 𝙖𝙩𝙖𝙧𝙨𝙖𝙣 𝙠𝙪𝙧𝙩𝙪𝙡𝙪𝙧𝙨𝙪𝙣. 𝘽𝙪𝙣𝙪 𝙠𝙞𝙢 𝙚𝙣𝙜𝙚𝙡𝙡𝙚𝙮𝙚𝙗𝙞𝙡𝙞𝙧 𝙠𝙞? Ve birkaç satır sonra yine çok sevdiğim bir tane: 𝙃𝙚𝙧 𝙨̧𝙚𝙮, 𝙙𝙪̈𝙨̧𝙪̈𝙣𝙘𝙚𝙣𝙞𝙣 𝙫𝙚𝙧𝙙𝙞𝙜̆𝙞 𝙗𝙞𝙘̧𝙞𝙢𝙞 𝙖𝙡𝜾𝙧. 𝙏𝙞𝙥𝙠𝜾, 𝙗𝙪𝙧𝙣𝙪 𝙙𝙤𝙡𝙖𝙨̧𝙖𝙣 𝙗𝙞𝙧 𝙙𝙚𝙣𝙞𝙯𝙘𝙞𝙣𝙞𝙣 𝙨𝙖𝙠𝙞𝙣 𝙨𝙪𝙡𝙖𝙧𝙖, 𝙙𝙖𝙡𝙜𝙖𝙨𝜾𝙯 𝙗𝙞𝙧 𝙠𝙤𝙮𝙖 𝙚𝙧𝙞𝙨̧𝙢𝙚𝙨𝙞 𝙜𝙞𝙗𝙞." "Yani..." diye devam etti Andrew. "Buradan, kendi algılarımızın bize zarar verebileceğini öğrendim. Algılarını değiştirirsen zarardan kurtulursun. Dışarıdaki hiçbir unsur sana zarar veremez çünkü 𝕤𝕒𝕟𝕒 𝕪𝕒𝕝𝕟ı𝕫𝕔𝕒 𝕜𝕖𝕟𝕕𝕚 𝕓𝕠𝕫𝕦𝕜 𝕒𝕙𝕝𝕒𝕜ı𝕟 𝕫𝕒𝕣𝕒𝕣 𝕧𝕖𝕣𝕖𝕓𝕚𝕝𝕚𝕣. Bir düşmana verilebilecek yegâne karşılık, onun gibi olmamaktır."
Düşünce

Jalə Fətəliyeva

, bir kitap okudu
10/10
·208 syf.·
53 günde okudu
·
2022 2. kitabı
Irvin D. Yalom
8/10 · 16,2bin okunma
Reklam