Ben kişisel tercihlerini başkalarına kabul ettirmeyi bir kenara koyun, bunlar üzerine konuşmayı dahi uygun bulmayan, bundan çekinen biriyim. Vejetaryen olmak konusunda ne kimseye bir teklifim ne de bir önerim olabilir. Et yiyen kendi sebeplerinden yiyordur. Yemeyen yine kendi sebeplerinden... Ancak mesele başka yaratıkların yaşam hakkı ve özgürlüğüne, en acısı da toplu hâlde katledilmesine gelince ister istemez yemek alışkanlıklarımız ötesinde bir yere doğru yol almaya başlıyor.
Neden sen bir şeyler atıştırmak istiyorsun diye hayatlarını kaybetsinler? Zaten kısacık olan bu hayatı başka canlılar için daha da kısaltmak nasıl bir dünya görüşü ve ahlakın yansıması? Dünyadaki tüm hayvanların tıpkı bizler gibi kendi başlarına varolma sebepleri var; nasıl siyahlar beyazlar için ya da kadınlar erkekler için yaratılmadıysa, bu muazzam güzellikte yaratıklar da biz katledelim diye yaratılmadı! Vücudumuzu her gün ölüme mezar yapmak, bu güzel dostlara sarılıp sevgi ve merhamet göstermek varken, onları toplu hâlde katledip çiğneyerek yok etmek ne muazzam bir ihanet, sevgisizlik ve vefasızlık örneği. Mesele insanın başka bir canlıyı öldürmesi ya da et yemesi değil; insanın kendi kalbindeki biricik canlının ruhunu her gün biraz daha dişleri arasında çiğneyerek öldürmesi.
"Neden?" diye sorduğumda genelde verilen cevap: "Tadı güzel..."
Ölüm ve öldürmenin tadını güzel bulan insanoğluna daha ben ne diyeyim?