–Geçmişi geride bırakmayı da öğrenmelisiniz, Jan. Her şey için her zaman bir açıklama yoktur. Hayat çok kısa, sadece geçmişte yaşanamayacak kadar kısa, sizce de, öyle değil mi?
Geçmişi geride bırakmak, diye düşündü Jan. Söylemesi kolay. Hele de o geçmiş insanı cevaplanmamış pek çok soruyla birlikte geleceğe göndermişse.
Seçimlerden sonra kurulan bakanlar kurulu, o dönemde yetmişlerinde olan deneyimli Bülent Ecevit'in liderliğinde kurulan bir DSP, MHP ve ANAP koalisyonuydu. Aşırı sağla demokratik solun güçlerini bir koasliyonda birleştirmeleri şaşırtıcı gelebilir ama aslında ideolojik birçok ortak nokta vardı. Her iki parti de had safhada milliyetçiydi ve güçlü bir devlete inanıyordu.
Menderes gibi Demirel de halk diliyle konuşabilen bir hatipti. Bunu İnönü ve öteki Kemalist siyasal liderler ya da Aybar gibi sosyalistler, hiçbir zaman yapamamışlardı.
Namık Kemal (1840-1888). Babıâli Tercüme Odası’nda çalıştı. Şinasi’yie tanıştı ve onun gazetesinde yazılar yazmaya başladı. 1865’te Yeni Osmanlılar harekelinin kurucularından biri oldu. 1867’de Avrupa’ya kaçtı ve Hürriyet adlı muhalefet-gazetesini çıkardı. 1870’de İstanbul’a döndü, ama 1873’te Kıbrıs’a sürüldü. 1876’da Kanun-i Esasi’nin hazırlanmasına katkıda bulunmak üzere geri çağrıldı. Kısa bir süre sonra yine Abdülhamit’in gazabına uğrayarak Midilli’ye sürüldü. Yaşamının son yıllarında Midilli, Rodos ve Sakız adalarında mutasarrıflık görevlerinde bulundu.
Miralay Sadık Bey (1860-1940). 1882’de Harp Akademisini bitirdi. Akademide ders verdi. 1907-1908’de ittihat ve Terakkinin Manastır şubesinin başkanlığını yaptı. II. Meşrutiyet’in gerçekleşmesinde önemli bir rol oynadı, ama kısa süre sonra İttihatçı önderlerle anlaşmazlığa düştü. Hürriyet ve İtilaf Fırkası kurucuları arasında yer aldı, Halaskar Zabitan Grubu’nu yönlendirerek 1912’de İttihat ve Terakki hükümetini düşürdü. 1913 İttihatçı darbesinden sonra ülke dışına kaçtı ve önce Paris ardından Kahire’ye yerleşti. Mütareke’den sonra döndü. 1923’te 150’likler listesine alınarak ülke dışına çıkartıldı. 22 yıl boyunca Romanya’da yaşadı. Ankara hükümetinden özür dilemeyi reddetti, ismi temize çıkınca ülkeye döndü, ama döndüğü gece öldü.