Jan Roj

Jan Roj
@jan_roj
Kalbim benim!!Son sığınağım,son kalemsin... Mağlup etme beni...
Her büyük servetin arkasında bir suç giz­lidir” diyen Balzac’tan, “mülkiyet hırsızlıktır” di­yen Proudhon’a; eşitsizliğin kaynağını, etrafını çe­virdiği toprakları kendinin kabul ederek, eline aldı­ğı sopayla burayı koruyan ilk insanda gören Rousseau’dan, “banka soymak değil, banka kurmak suçtur” diyen Bakunin’e... toplum tarihi, paranın ve sopanın iktidarının,iktisadın ve politikanın yegâne temeli olarak suçun tarihidir. Başta devlet olmak üzere, hiyerarşik bir sis­tem halinde örgütlenmiş tüm kurum ve kitleler, suçun varlığı etrafında buluşurlar. Servet edinme­yi, serveti koruma ve artırmayı kural edinmiş top­lum, gücünü, işlediği cinayetlerden, ardındaki kan miktarından alır. Işık Ergüden/ Sessizliğin Anarşisi
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İnisiyasyon tamamlandığında, kişi, emir alan ve emreden, ezen ve ezilen özellikleriyle, hiyerar­şinin bir yerine –yukarıya, aşağıya, ortaya; ama asla dışına değil– yerleşmiş olur. Aile, okul, kışla, iba­dethane sıralarından başarıyla geçmiş, bir işe gir­miş ve aile oluşturarak silsileyi devam ettireceğin­den kuşku duyulmayan; çalışmaktan, ibadetten, toplumun tüm vecibelerini yerine getirmekten ka­çınmayacağına emin olunan, güvenilir kişi, kendi gibi güvenilir diğer vatandaşlarla birlikte, seçme ve seçilme hakkını kullandıkça, bol bol görünüp bol bol konuşarak, görüntü ve gürültü bolluğuna kat­kıda bulundukça, sistem, sırtının yere gelmeyece­ğinden emindir.
Şefkat ve merhamet, kölelerin yeraltı hapishanelerinde icat edilmiş şeylerdi; sefiller ve güçsüzler ordusunun ıstırabından başka bir şey değillerdi... Jack London
"Düşünmeye yöneldim. İçinde yaşadığım karmaşık uygarlığın çıplak basitliklerini gördüm. Hayat, besin ve sığınacak yer bulma meselesiydi. İnsan, besin ve sığınacak yer için bir şeyler satıyordu. Tacir ayakkabılarını, politikacı insanlığını, birkaç istisna dışında halkın bütün temsilcileri de insanların güvenini satıyordu. Hemen hepsi şereflerini satmaktaydı. Kadınlar da ister sokakta, ister kutsal evlilik bağıyla bağlanmış olsunlar, etlerini satmaya meyilliydiler. Her şeyin fiyatı vardı; tüm erkek ve kadınlar satılıktı. İşçinin kaslarınından başka bir şeyi yoktu. Pazar yerinde işçinin şerefi beş para etmezdi. Onun kasları vardı ve kaslarını satabilirdi ancak." Jack London
Malın mülkün kişisel bir hak olduğu,her şeyin parayla ölçüldüğü bir yerde toplumsal adalet ve rahatlık hiç bir zaman gerçekleşemez . Ama siz aslan payını kötülere bırakan bir toplumda doğru bir yan bulursanız, büyük çoğunluk yoksulluk içinde kıvranırken doymak bilmez bir avuç insana memleketin bütün zenginliklerini sömürten bir devlet mutlu olabilir derseniz o başka..