“Çünkü gökle savaşılamaz,meleklerin gülümseyişi karşısında direnilemez!Güzel büyülü,hayranlık veren şey sürükleyip götürür insanı,elden bir şey gelmez”
Öncelikle uzun bir aradan sonra selamlarr hemen başlayayım,kitabın anlatımı güzel,yalın ve bol betimlemeli (bana göre bazı betimlemeler çok uzun ve gereksiz) on bir günde okuduğuma bakmayın hızlı bir okuyucu iseniz beş-altı günde de biter.
Konusuna gelecek olursam kitap önemli olan şeyin iç güzellik olduğunu dış görünüşüne fazla takıntılı olan insanların sonunun kötü olabileceğini anlatıyor,bakıldığında çok klişe bir konu gibi görünebilir ama olay örgüsü olsun karakterler olsun ana fikir cok iyi bir şekilde okuyucuya aktarılıyor.
Kitabın başında Dorian adlı bir adam ressam Basil’e portreleri için modellik yapıyor ve modellik yaptığı bir gün stüdyoya Basil’in arkadaşı Lord Henry geliyor ve Dorian’ın hayata bakış açısını tamamen değiştiriyor,bu değişimin etkisi çok büyük ve kurtulanamaz bir hal alıyor.Kitap da Dorian’nın girdiği merak şu şekilde yazılmış;”İlk kez Basil’in bahçesinde otururlarken Lord Henry’nin uyandırmış olduğu o merak,giderildikçe depreşir gibiydi.Dorian bildikçe öğrenmek istiyordu”
Son olarak,Dorian Gray Sendromu diye bir sendrom var;
Dorian Gray sendromu, kişinin kendi dış görünüşüyle aşırı ilgilenmesi, yaşlanmanın getirdiği fiziksel değişiklikleri sorun etmesiyle ilgili bir sosyo-kültürel fenomen.
kaynak:vikipedia
iyi okumalar iyi bayramlarr