yaşamın, sana, bilmediğin, anlamadığım bir dilde;
yabancı, tanımadığın bir üslupta, şarkı söyleyen biri
gibi gelecek: söylenen şarkı seninle ilgiliymiş,
senden söz ediyormuş, sana söyleniyormuş gibi bir
duygu duyacaksın hep; ama, hep de, bilmediğin,
anlayamadığın bir dilde, sana yabancı,
tanımadığın bir üslupta olacak
duyduğun...
yaşamın seni bırakıp ilerleyecek hep
— sen de, yaşamının gerisinde kalacaksın hep :
onu, sonradan, geriden, hep yeniden
tıkanıp kaldığın yerden başlayarak
yeniden izlemek zorunda kalacaksın