beklemek bütün vaktimi alıyor; bütün ömrümü, hayatımı kaplıyor. kendisinden başka hiçbir şeye yer bırakmayacak şekilde kaplıyor. artık bekçi gibi, Godot'u bekler gibi, Mehdi'yi bekler gibi, beklemenin kendisini bekler gibi bekliyorum. beklemek öyle ağır bir iş ki beni hepten hareketsiz bırakıyor, olduğum yere çiviliyor, elimi kolumu bağlıyor.