İçinde kırgın bir çocuk durmadan ağlıyor. Önce bir müddet duymamış gibi yapıyorsun. O sesini yükseltene kadar işe yaramış gibi görünen bu yöntem, çuvallamandan başka bir işe yaramıyor, zamanla anlıyorsun. O en büyük kalabalıkların içinde bile sesini duyurmayı başarıyor ve artık onu dinlemek ve anlamak zorunda olduğunu kabulleniyorsun.
Bilerek haksızlık yapmadım, aksine günahtan kaçındım hep, ancak bizler ayaklarımızla toprağa, eylemlerimizle sonsuz yasalara zincirliyiz. Eylemsizlik de bir eylemdir.
Bir insan bedeni tamamen yabancı bir insanın iradesine bırakılabilir miydi? Bir insan, sahip olduğu bir canlının bedenini ya da hayatını paramparça ettiğinde günahsız olabilir miydi?