Ey can, sana aklı niçin vermiş veren?
Kendini bil, yolunu bul yitip gitmeden. Baykuş gibi ne gezersin viranelikte,
Yerin akdoğan gibi sultanın eliyken?
Ferman sende, ama güzel yaşamak bizde: Senden ayığız bu sarhoş halimizde.
Sen insan kanı içersin, biz üzüm kanı:
İnsaf be sultanım, kötülük hangimizde?
ey zaman, bilmez misin ettiğin kötülükleri?
sana düşer azapların, tövbelerin beteri.
alçakları besler, yoksulları ezer durursun:
ya bunak bir ihtiyarsın, ya da eşeğin biri.
Kurumuş dudaklarımı tatlandırmak için yanaklarımdan süzülüp minik kuşlar gibi beni teselli etmeye çalışan gözyaşlarımdan başka hiçbir şeyimin olmadığı bir yalnızlığa bürünecektim. Ve sonunda teselli bulacaktım