Ve Milada, yenme dehşetinin bütün hayatın içyüzü olan daha genel bir dehşetin uzantısından başka bir şey olmadığını biliyor: beden olmanın, bir beden şeklinde var olmanın dehşeti.
Çünkü ölmüş bir kadın savunmasız bir kadındır; artık onun hiçbir etkisi yoktur; artık ne isteklerine saygı duyulur, ne zevklerine; ölmüş bir kadın hiçbir istekte bulunamaz, hiçbir saygı bekleyemez, hiçbir iftirayı çürütemez. Ona karşı hiçbir zaman öldüğü zamanki kadar acı veren, o kadar işkence eden bir merhamet hissetmemişti.
Ölmek; ölmeye karar vermek, bu çok genç biri için, bir yetişkin için olduğundan çok daha kolay. Ne? Ölüm genci çok daha büyük bir gelecek parçasından yoksun bırakmıyor mu? Kuşkusuz, ama bir genç için gelecek, onun gerçekten inanmadığı, uzak, soyut, gerçekdışı bir şeydir.