Sana gitme demeyeceğim,
Ama gitme, Lavinia.
Adını gizleyeceğim
Sen de bilme, Lavinia.
Bir kitap söyleyin, yaşamadığınız duyguları bile yaşatsın size. Bir kitap söyleyin, yaşadıklarınızı sanki hiç yaşamamışsınız gibi yaşatsın. Bu şiirlerin bende bıraktığı his tam olarak böyleydi. Regl dönemimde ya da depresyonda da okumadım hani ama gözlerimdeki yaşlar bitmek bilmedi. Hâlâ her an hüngür hüngür ağlamaya başlayacakmışım gibi kıpkırmızılar. Ben, beni duygusal ve düşünce yönünden etkileyen kitaplara bayılırım genelde. Bu kitap da hem duyguyu mükemmel bir şekilde yansıtıyor hem de Özdemir Asaf'ın üslubunun yalın ama duruluğunu. Eğer daha önceden bir şiir kitabı okumadıysanız kesinlikle önerebileceğim bir kitap, ilkler için derlenmiş sanki.
Şair'in en son yayımlanan kitaplarından olmasına rağmen daha okul yıllarında yaşamış olduğu duyguları içinde barındırıyor. Kitaba adını da veren "ölüm çiçeği" anlamına gelen Lavinia adlı şiiri, -kesinliği bilinmese de- Asaf'ın üniversitedeki platonik aşkı Mevhibe Meziyet Beyat'a yazdığı söyleniliyor.
Karşılıksız aşkın dem verdiği bu kitap, benim ilk okuduğum şiir kitabıydı. İlkler genelde hayatımızın hatası olur. Ya mükemmel değildir ya da çok yanlıştır. Ama bu ilk benim için mükemmel diyebileceğim bir ilk oldu. Hem doğru zaman hem de doğru insanın denk geldiği nadir anlardan. Her şeyi beğenmem genelde, hep hata ararım, eleştiririm... Normalde hayatımda şiirlere ara sıra yer versem de bu kitaptan sonra bu durumun değişime uğrayacağı kesin.
Kitabın konusu aşk evet ama o kadar güzel anlatmış ki şairin bunu gerçekten yaşamış olduğu belli. Bu incelemede size aşktan bahsedemem, insan yaşamadığı bir duyguyu nasıl anlatsın ki. Ama yaşamak lazım; hayatı tanımak, duyguları tatmak lazım. Bunu belki bir kitapla yaşayamazsınız ama eğer siz de