gokce

gokce
@jemapellebluish
Ölüm Çiçeği
10/10
·80 syf.·
Beğendi
·
2023 18. kitabı
Sana gitme demeyeceğim, Ama gitme, Lavinia. Adını gizleyeceğim Sen de bilme, Lavinia. Bir kitap söyleyin, yaşamadığınız duyguları bile yaşatsın size. Bir kitap söyleyin, yaşadıklarınızı sanki hiç yaşamamışsınız gibi yaşatsın. Bu şiirlerin bende bıraktığı his tam olarak böyleydi. Regl dönemimde ya da depresyonda da okumadım hani ama gözlerimdeki yaşlar bitmek bilmedi. Hâlâ her an hüngür hüngür ağlamaya başlayacakmışım gibi kıpkırmızılar. Ben, beni duygusal ve düşünce yönünden etkileyen kitaplara bayılırım genelde. Bu kitap da hem duyguyu mükemmel bir şekilde yansıtıyor hem de Özdemir Asaf'ın üslubunun yalın ama duruluğunu. Eğer daha önceden bir şiir kitabı okumadıysanız kesinlikle önerebileceğim bir kitap, ilkler için derlenmiş sanki. Şair'in en son yayımlanan kitaplarından olmasına rağmen daha okul yıllarında yaşamış olduğu duyguları içinde barındırıyor. Kitaba adını da veren "ölüm çiçeği" anlamına gelen Lavinia adlı şiiri, -kesinliği bilinmese de- Asaf'ın üniversitedeki platonik aşkı Mevhibe Meziyet Beyat'a yazdığı söyleniliyor. Karşılıksız aşkın dem verdiği bu kitap, benim ilk okuduğum şiir kitabıydı. İlkler genelde hayatımızın hatası olur. Ya mükemmel değildir ya da çok yanlıştır. Ama bu ilk benim için mükemmel diyebileceğim bir ilk oldu. Hem doğru zaman hem de doğru insanın denk geldiği nadir anlardan. Her şeyi beğenmem genelde, hep hata ararım, eleştiririm... Normalde hayatımda şiirlere ara sıra yer versem de bu kitaptan sonra bu durumun değişime uğrayacağı kesin. Kitabın konusu aşk evet ama o kadar güzel anlatmış ki şairin bunu gerçekten yaşamış olduğu belli. Bu incelemede size aşktan bahsedemem, insan yaşamadığı bir duyguyu nasıl anlatsın ki. Ama yaşamak lazım; hayatı tanımak, duyguları tatmak lazım. Bunu belki bir kitapla yaşayamazsınız ama eğer siz de
Edebiyat
LaviniaÖzdemir Asaf · Yapı Kredi Yayınları · 202229,6bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Popüler Kültürün Kölesiyiz
1/10
·264 syf.·
Bu incelemeden çıkmayacak ilk incelemem olucak sanırım. Bu kitabı bir senedir her yerde görüyorum. Sosyal medyada, herkesin elinde, yabancı yazarların yorumlarında... Ancak bir süre sonra bu popüler kitlenin aksine kitabı beğenmeyen de oldukça çok oldu. Dedim, "Tamam beklentiye girmeyeceğim ama sonuçta beğenenler de var." Ve o kadar kötü değildir herhalde diyerekten başladım ama arkadaşlar cidden kötü. Ben buna kitap bile diyemem özür dilerim. Ne bir karakter analizi ne bir olay örgüsünü düzgünce yansıtma ne duyguları ifade edebilme... Resmen hiçbir şey yok kitapta. Yazar kendi kafasında kurduğu olay örgüsünü konuşma metinleri halinde yazıya dökmüş. Bu mu kitap? Affedersiniz, bu kitabın neyine ödül verdiniz acaba? "British Book Award Yılın Kitabı ve Yılın Romanı Ödülü" ve bundan ayrı üç ödül daha... Korkunç gerçekten, bu kitapsa ben Gökçe değilim. Kitabın arkasında Jojo Moyes'un şöyle bir övgüsü yer alıyor: "Ne kadar övsem az. Doğal, samimi, dokunaklı, yoğun ve seksi bir kitap. Keşke ben yazmış olsaydım." Jojo hanım sizin de kitaplarınız ahım şahım değil evet ama iyi ki siz yazmadınız çünkü bu kitap çok daha berbat. Bu övgü gibi birçok yabancı yazar -pr ürünü diye tahmin ediyorum çünkü gerçekten gerçekdışı- kendilerince övmeye çalışmışlar. Kitabın içeriğine dönecek olursam; iki arkadaşın aniden "sevgililik" diyemeyeceğimiz bir ilişkisiyle başlıyor sonra yazar kendi kafasında birkaç konuya geçiş yapıyor. Ne olay örgüsü var ne de kurgu. Bir iki seks sahneleri var onlarda bile yazamamış. Gerçekten çok komik yani. Wattpad'de canım sıkıldığında okuduğum saçma sapan textinglerden bile daha kötü bu kitap. Korkunç üstü. İlla cringe aşk hikayesi okuyacağım diyorsanız gidin wattpad okuyun en azından cinsellik bölümlerini iyi yazıyorlar. Özür dilerim bu kitap okunmayı bile hak
1000Kitap
Normal İnsanlarSally Rooney · Can Yayınları · 20199,8bin okunma
Yaşamın Ardında Kalanlar
10/10
·112 syf.·
2023 15. kitabı
Dört yıl önce almıştım bu kitabı. O zamandan belliydi denemeleri okumaktan bıkmayacağım. İlk önce Montaigne'in Denemeler'ini okudum bir iki yıl boyunca elimde süründürdüm. O kadar bağlı değildim başlarda, sadece yaşamdan kaçmak istediğim zamanlarda okuduğum satırlardan ibaretti. O kısa sürede bile ruhumu dinlendiriyordu yalan değil. Sonraları her şeyin istediğim gibi olmayacağını fark ettiğim o zamanlar, daha fazla bağlandım o kitaba. Her cümlesinde kendimi buldum, her satırını tekrar tekrar okudum ve her okuduğumda daha fazlasını okumak istedim. Ama bitti işte. Yaşamın farkına varmama katkısı çok oldu. Bir süre sonra bir kitaplıkta bulduğum "Ve Kırar Göğsüne Bastırırken" kitabıyla devam etti deneme yolculuğum. O kitaptan sonra daha da bağlandım denemelere, artık hem yazmaya hem okumaya başladım. Yazmak zor gelse de bulduğum her boşlukta yazdım. Belki kıytırık bir iki paragraf çıktı ortaya. O kadar da beğenemedim hiçbir zaman yazdıklarımı. Yazmayı bıraktım. Bazen biriyle konuşurken lafı açılınca çekinerek gösteriyorum yazdıklarımı. Övüyorlar ya nedense yine hiç samimi gelmiyor işte. Biri de övmüştü, inanmıştım o zamanlar... Şu an o biri artık yok. Ama yazılarım var. Ve ben de varım. Yazmaya devam edeceğim belki bu incelemem bile bunun için bir adımdır. ︎︎︎︎︎︎︎︎︎︎︎︎ Nurullah Ataç'ın bu kitabını 8. sınıfta türkçe öğretmenimin önerisiyle almıştım. O zamandan beri kitaplığımda duruyordu. Hiç açıp okumayı düşünmedim nedense. Bu sene aniden elime kitaplığımdaki kısa kitapları alırken fark ettim ve başladım. Uzun soluklu bir okuma oldu. Hayattan yorulduğum zamanlarda, insanlardan iyice uzaklaşmaya başladığım zamanlarda okudum. Okurken okuduğum o satırları yaşadım belki de. Hani bazen çevrenizde çok insan olur ya, ama olmaz işte yine de yalnız hissedersiniz kendinizi.
1000Kitap
Gene YalnızlıkNurullah Ataç · Yapı Kredi Yayınları · 2022868 okunma
"Dünyayı ve zamanın gidişini değiştiremezsiniz."
8/10
·162 syf.·
2022 20. kitabı
Yaşamı, sanatı, toplumu, insanlığı, tarihi sorgulayan kelimelerin içinde kaybolduğunuz bir cümlede boğulduğunuzu düşünün. Elinizi tutacak bir kimse arıyorsunuz; ancak kime güveneceğinizi bilmiyorsunuz. Karanlığın içinde bir ışık görüyorsunuz; ancak o ışığın parlaklığından korkuyorsunuz. Bir çıkış var elbette, ama sorgulamak tek çözüm mü? Okurken her bir cümleyle geçmişi, bugünü yeniden sorguladığım bu kitap inanılmaz bir eser. Yazar geçmişten yakınıyor ancak gelecek de farklı değil ki. Kalemiyle beni kendine hayran bırakıyor, söyledikleriyle kuşkuya düşürüyor. Yazım yönünden dili gerçekten çok güzel. Okuduğum en güzel deneme kitabı olabilir. Ancak birkaç sorun var. Elbette haklı olduğu bazı konular olabilir fakat edebi bir metinde bunları dile getirmek ne kadar doğru? Amacı insanları uyandırmak, peki yargılanabileceği cümlelerine rağmen nasıl bu kadar cesaretli? Okuduğum en korkusuz cümleleri barındırmasına rağmen biraz dozunu fazla tuttuğunu düşünüyorum. Yanlış anlaşılmaya çok meyilli cümleler var içerisinde. Eski bir kitaplıkta bulup "Bu Kimin Hayatı" denemesini okumamla hayran kaldığım bir kitaptı ancak içerisinde bazı kısımlarda çok fazla o zamanki Türkiye'ye ilişkin eleştiriler barındırıyor. O zamanki hükümeti bırakın, tarihi sorguluyor. Bazı konularda gerçekten çok haklı yerlere değiniyor. Ama edebi bir metin okumak isterseniz bazı bölümleri okumamanızı öneririm. Yazar, geçmişte (2001) bu kitapta da bulunan bazı yazılarından dolayı yargılanmış. Kitap başlarda kişiye yaşamı yeniden sorgulatacak cümleleri barındıran felsefi bir kitap gibi başlıyor, ortalarına doğru artık tarihe girerek bazı olayları sorguluyor ve sonunda da yazarın yargı sürecindeki savunmalarından oluşan metinlerle sonlanıyor. Bazı yerlerde o kadar doğru noktaları dile getirmiş ki bunlar
Edebiyat
Ve Kırar Göğsüne BastırırkenAhmet Altan · Can Yayınları · 2003737 okunma
hayatimin ozeti. basucu kitabim. keske bitmeseydin.
10/10
·314 syf.·
Beğendi
·
2022 8. kitabı
Bazen hayatın bu karmaşasında ruhumu dinlendirecek tek şey denemeler okumak oluyor, ama artık o da bitti. Sanırım tekrar tekrar okumayı asla bırakamayacağım. Okumaya başladığınızda size tamamen yabancı bir dünyaya gözünüzü açtığınızı sanıyorsunuz ama aslında gözünüzü açtığınız dünya tam da içinde bulunduğunuz, yaşamınızı feda ettiğiniz bu dünya. Perdelerin arkasındaki var olduğunuz dünyayı bulabilmek için Montaigne'in cümlelerinde kaybolun ama asla o cümleleri okumayı bırakmayın. Kurcalayın o cümleleri, okumak yetmiyor bazen; hayatı yeniden bulmalıyız. Hayatımda her zaman başucumdaki o kitap olucaksın "Denemeler". Montaigne'in düşüncelerinde kendime yeni bir dünya kurdum ben. Ya o dünya benim içimdeki dünyaydı ya da benim o dünyadan hiç ayrılmaya arzum yoktu ki onu bazı gerçeklere karşı sahiplenmeyi tercih ettim. Hangisi olursa olsun ben bu dünyanın gerçekliğine inanmayı seçiyorum. Montaigne'in hem karanlık hem parlak kelimeleriyle açığa çıkardığı bu dünya gerçekler kadar belirsiz: aydınlık ve karanlık. Montaigne'in gerçeklerinde aydınlığı bulun ama onun karanlığına asla kapılmayın. Düşünmeyi asla bırakmadığınız okumalar dilerim.
Edebiyat
DenemelerMontaigne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202065,7bin okunma