Ahmet Ümit… Bu yazarı biraz büyütmeliyiz, Türk Edebiyatının Agatha Christie’si. Evet, abartmıyorum!
Nevzat,Zeynep,Ali,Evgenia, Demir,Yekta,Handan,Umut,Güzide,Aysun…
Bu kitaba her baktığımda, kitaplıkta her gözüme takıldığında hatırlatacağım güzel karakterlerim…
Kitap boyunca Ahmet Ümit hem akıcı bir dil kullandı hem de diliyle kendisine bizleri çekti. Bunun yanında çözülemeyen cinayet vakalarıyla birlikte İstanbul hakkında da doyurucu bilgiler verdi, yaşadığımız şehrin mimarilerine olan anlamı arttırdı. Kitabı okurken hep Fatih çevresindeydim ve karakterler gözlerimin önünde oralardan geçtiler, polisler devriye attı, Namıkların eylemleri…
İstanbul’un güçlü tarihini bozmaya çalışan, turizm sektörüne hizmet için adeta araç olarak kullanmaya çalışan insanlara bir tepki olarak işlenen bu cinayetler yaşadığımız şehrin önemini bir kez daha hatırlattı, yazarın böyle bir kitap kaleme alması dahi bu şehrin öneminin daha doğrusu bu şehrin tarihinin öneminin farkında olmamızı gerektirir.