Kendin olmayı yeniden öğrenmen gerek- yıllar yılı unuttun onu yalnızca: Bunu da "koşullar"a, "hayatın akışı"na, "sorumlulukların"a falan bağlamaya kalkışma- bahane bulmağa çalışma: Sendin, sendeki asıl senin anlamını, önemini, değerini gözardı eden : korkaklıkla işin kolayına kaçan...
O işte şimdi hesabını soruyor o sahici senin, senden : ne yaptın sen sana?!...
Aç gözlerini. Kıyamet kıyam olsun. Ölmek dediğin dirilmeye eş değil mi? Kıyam uyanmaksa, son dediğin o fazladan iki harf mi yani? Ah o iki harf… Ah o yaramaz küçüldükçe büyüyen et. Ruhum Yaradanınsa sen al etimi. Etine şifa et. Yeter ki uyan bu kan uykulardan. Uyan ki yaradana şahitlik et. Sevmedim bu denizi, tuzu derimi kavurdu geçti. Sevmedim bu karanlığı, gözümün ferini aldı gitti. Sevmedim ben gitmeleri senden, sevmedim kaybetmeyi ben. Sevmedim bu vedayı. Canımdan öte can yanı başımdayken. Aç gözlerini, ziyadır göreceğin, kamaştırır ama geçer.
Kısacık bir bebek çığlığıdır şimdi hayat. Ee kolay mı başlamanın yükü. Bu ufacık bir omza konmuş. Heyhat o omuz ben olurum istersen. İstersen yaren istersen yoldaş. Bak ettik mi sana iki başlı dev şimdi. Bir omuz iki baş. Gölgesi serin, kökleri derin mi derin bir ağaç oldum o günlerin hatrına. Beraber gidelim, küçücük elimin avucunda kaybolduğu uykumun olmadığı o zamana…
Dostlarım… Ocağın başında oturduğu halde ateşin sönmesini seyreden, sonra külleri canlandırmak için beyhude üfleyenler gibi olmayın. Umut vermeyin, geçmişin neden olduğu umutsuzluğa da kapılmayın, çünkü geri döndüremeyeceğiniz için hayıflanmak zaafların en kötüsüdür.