-Tanrım buna bayılıyorum!
+Oyuna mı?
-Evet, bir de aktörlüğe! Bu dünyadaki en güzel şeylerden biri olsa gerek. Çoğu insan, yarı heyecanlı hayatlar yaşıyor, o da şanslılarsa. Ama ben rolleri kapabilirsem düzinelerce muhteşem hayat yaşayabilirim.
''Biz onlar gibi değiliz. Bizim gelecek planlarımız var. Derdimizi paylaşacak, bizi seven biri var. Başımızı sokacak yer bulamadık diye barlara dalıp paramızı son kuruşuna kadar harcayanlardan değiliz biz. Öyleleri hapse girse, kimsenin umrunda olmaz. Biz öyle değiliz.''
Lennie atılıp sözünü kesti. '' Biz öyle değiliz! Neden değiliz? Çünkü sen bana bakarsın, ben sana bakarım da ondan.'' Sevinçle güldü...
...''Toprağımızın geliriyle yaşayacağız!'' diye bağırdı Lennie.
Lennie ateşin üzerinden ona bakıyordu. Sabırlı, sabırlı "Ben ketçaplı severim fasulyeyi," dedi.
"E, Ketçabımız yok," diye patladı George. "...tek başıma olsam amma da kolay yaşardım... Nerede istersem orada yerdim... Oysa neyim var elimde?" George öfkeyle. "Bir sen varsın!.. Kötü şeyler yaparsın, seni kurtarmak zorunda kalırım." George artık bağırıyordu. "Seni yarım akıllı dangalak! Senin yüzünden başım dertten kurtulmuyor be!"...
Gece iyice bastırmıştı... Lennie emekleyerek ateşin içinde dolandı, George'a yaklaştı, dizlerinin üstünde oturdu... George görmezden geliyordu... *Lennie alçak sesle...*
"Şaka yapıyordum, George. Ketçap falan istemiyorum. Şurada, elimin altında olsa yemezdim."
"Şurada, elinin altında olsa, biraz alabilirdin."
"Yemezdim, George. Hepsini sana bırakırdım. Tabağındaki fasulyelerin üstünü *kıpkırmızıya kaplardın. Ben elimi bile sürmezdim.*"