rümeysa

rümeysa
@joo_march
İnsanları hiçbir zaman tam olarak tanıyamazsınız. Çünkü size bahsetmedikleri bir tarafları her zaman vardır, olacaktır da...
Öğrenci
Lise
26 okur puanı
Aralık 2023 tarihinde katıldı
"Eğer düşersen, elinden tutup seni yeniden kaldırırım. Eğer kaldıramazsam, yanına uzanırım. " Söz Mavi...
Reklam
Gelişmeyi Kontrol etmek ve Ara vermek
Hepimiz o işte ne kadar iyi olursak olalım, herhangi bir işi uzun bir süre yapınca veya yapmak durumunda kalınca yorulduğumuzu, o işin sonlarına doğru o işe başladığımız zamanla aynı verimi alamadığımızı farketmişizdir. İşte Sör Frederic Bartlett (1886-1969) bu konuda yaptığı bir dizi deney ve çalışmalarla bize yardımcı olmuştur. Peki nedir bu çalışmalar? Nasıl bir işin başındayken aldığımız verimi, işin sonuna kadar hiç düşürmeden aynı şekilde alabiliriz? Bartlett bunun üzerine çalışmıştır. Yaptığı deneyde bir dizi insanı ilk olarak yaptıkları işlerde hiç ara vermeden, uzun süreler boyunca çalışmaya bırakmıştır. Daha sonra aynı insanları aynı işlerde bu sefer ara vererek ve yaptıkları işlerdeki performanslarını kendilerine göstererek, gelişme düzeylerini fark etmelerini sağlayarak çalıştırmıştır. Bu deney sonucunda birinci aşamadaki çalışanlar işlerinin başında aldıkları verimi sonunda aynı şekilde alamazken, ikinci aşamadaki çalışanlar işlerinin başında aldıkları verimi işlerinin sonunda da aynı şekilde aldıkları fark edilmiştir. Bu bize bir nevi işlerimizi yaparken mola vermenin ve ne kadar yol kat ettiğimizi gözden geçirmenin önemli olduğunu gösteriyor. Bu özellikle sınava hazırlanan öğrenci arkadaşlarım içinde önemli bir konu. "Sürekli çalışarak mı daha iyi verim alırım, yoksa kısa molalar vererek mi?" sorusuna iyi bir yanıt oluşturuyor. Kaynak: İnsan Zihninde On Yolculuk, Turkuvaz Yayınları, Sf 43.
" İçinde bolca tehlikeli tuzak barındıran kader, hiç umulmadık bir yerden kendine bir kapı bulmayı bilir ve kaya gibi sert mizaçları bile temelinden sarsarak darmadağın eder. "
Odamda beni kitaplarım bekler. Bu yegâne tesellidir. Her eşyasını ayrı ayrı ve gayet iyi tanıdığım bu odada yalnız onlar her zaman için yeni bir koku taşır. Her zaman söyleyecek bir çok lafları vardır. Mesela, masanın ucundaki ucu kırık mermer tütün tablasını belki yüz defa üstten, alttan, sağdan, soldan tetkik etmiş, elime alarak saatlerce kırık yerdeki ince damarları ve pürüzleri seyretmişimdir. O, bana artık kendi sesim kadar bildirktir. Halbuki en çok okuduğum kitabın en çok okuduğum bir satırı bile bana bazan başka şeyler söyleyebilir. Yalnız onların böyle en mahrem taraflarını bile görebilmek için uzun bir beraberlik lazımdır. Kitaplar yeni tanıdıklarına karşı çok ketum olurlar. Bir kere de onlarla laubali oldunuz mu size malik oldukları her şeyi verirler ve onlar bizim isteyebileceğimiz her şeye fazlasıyla maliktirler. Kitapları bir kadın gibi sevenler, yalnız bekâr odalarının azabını daha az duyarlar. Ellerinde bir kitapla beraber yattıkları, başuçlarındaki lambayı yaktıkları zaman, bahtiyar bir evlilik hayatının daima tekrar edilen saadetini hissederler. Kitaplarla zifafa girmesini bilen adam, beşerliğinden kurtulmaya başlamıştır. Ve biz daima, daima beşeriz.
"Aşk ne kadar hodbindir!" "Ve aşk ne kadar kudretlidir!" "Ve aşk ne kadar ateşlidir!"
Reklam