Puan vermedi·208 syf.·
2026 400. kitabı
‘ artık seni sevmediklerinde, sana söylemeseler bile bunu bileceksin. bunu ruhunun derinliklerinde hissedeceksin, çünkü kayıtsızlık asla gözden kaçmaz.” julio cortazar Annesinin kaybıyla baş etmeye çalışan kadının, geçmişle yüzleşme ve affetme çabası.Kalıplardan Kurtuluşu. Hayatın dayattığı tek tip tercihlere karşı gelerek özgün benliği arayış. Varoluşsal Sorgulamalar Virginia Woolf'u andıran bir üslupla, nefes almanın, konuşmanın ve sıradan gibi görünen hayatın ne kadar "tuhaf" ve mucizevi olduğu üzerine düşünceler.Okurlar, yazarın metaforlarla bezeli sakin ama etkileyici dilini, insanın kendi düğümlerini çözmesine olanak sağlıyor Carmen Martín Gaite elinden okuduk
Edebiyat & Roman
Yaşamak Tuhaf ŞeyCarmen Martín Gaite · Kafka Yayınevi · 201970 okunma
- Öykü Külliyatının 2.Cildi -
8/10
·655 syf.·
2026 43. kitabı
Julio Cortazar'ın öykü külliyatının bu ikinci cildi, 1962-1977 yılları arasında yazdığı kitaplarındaki öykülerden oluşuyor. İlk cildi Ötekinin Rüyası'nda daha çok fantastik unsurların, zengin imgelerin yer aldığı öyküler ağırlıktayken, Ayak İzlerinde Adımlar'da Cortázar, benim açımdan adımlarını biraz yavaşlatmış; mikro anlatıların ve parçalı deneysel biçimlerin daha görünür olduğu, anlatı üzerindeki oyunbaz tavrını daha belirgin kıldığı bir yerde duruyor. Öykülerini adeta kadraja alınmış yoğun bir dikkat haliyle yazmış gibi bir hissiyat bıraktı bende.. Bu ciltteki öykülerinin birçoğunda Cortázar, gündelik yaşamın çoğu zaman farkına varmadan içinden geçip gittiğimiz ritmini kimi yerde yavaşlatıp kimi yerde askıya alır gibi yaparak, görünmez ayrıntılara dikkat kesilmenin ve gerçekliği yakalamanın kendine has şeklini, okuru da kolundan tutup o akışın içine dahil ederek, bazen durmuş gibi duran ama aslında kendi içinde tuhaf bir biçimde ilerleyen o yavaşlatılmış ya da ritmi bozulmuş akışta, durmaya yakın bir hareket hissiyle ilerletmesi üzerinden gösteriyor gibiydi (umarım kafanızı karıştırmayı başarabilmişimdir, zira amacım tam olarak bu :D) Beğendiğim öykülerden biri olan ve kitaba da ismini veren Ayak İzlerinde Adımlar öyküsü, tanınmış bir şairin biyografisini yazmayı çok isteyen bir eleştirmenin şair hakkında bilgiler toplamasını anlatıyor. Eleştirmen, bu süreçte oldukça titiz bir çabanın içinde görünüyor. “İyi fotoğraf makinelerindeki gibi öznenin, fotoğrafçının gölgesi ayaklarını çiğnemeden tam olarak çerçevenin içinde kalması için gerekli düzeltmeyi yapması gerekecekti.” s.384 Şair hakkında topladığı bilgilerle bir şekilde bağlantı kuramadığı, boşlukların oluştuğu noktalarda eleştirmen aslında kendi izleriyle karşılaşıyor. Birini anlatırken kaçınılmaz biçimde insanın biraz da
Edebiyat
Ayak İzlerinde AdımlarJulio Cortazar · Can Yayınları · 2018219 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·272 syf.·
2026 313. kitabı
Tek büyük kayıp, hayallerdir. Bazen kesinlikler, ne kadar güzel olsalar da, onları asla tam olarak yerine getiremez. Julio Cortázar ABD'deki vitrin camlı beton ormandan Euphoria Eyalet Üniversitesi ile İngiltere’nin nemli, kırmızı tuğlalı Rummidge Üniversitesi arasında yıllık bir değişim programı vardır. Normalde bu değişim programının pek de üzerinde durulmaz. Ancak Philip Swallow, Profesör Zapp ile yer değiştirdiğinde kader onlara bir oyun oynar ve iki akademisyen kendilerini Atlantik'in iki yakasında sarmal bir ilişkinin ortasında bulur. Kimse bu ilişkiden muaf değildir. Sonunda, yazarın kendisini bile şaşırtan bir gelişmeyle sır ifşa olur. Tebdili Mekân, konuyu dağıtmadan eğlendirmeyi başaran mizahi ve deneysel bir roman. Bu serüvende okurlar da pasif değil, aksine metinler arası referansların yorumlanmasında aktif rol oynuyorlar. Hem en iyi hem de en kötü zamanlardı. Hem bilgelik hem de aptallık çağıydı.” David Lodge, 1975 Keyıfle okuyun Tebdili Mekân
Roman-Edebiyat
Tebdili MekânDavid Lodge · Ayrıntı Yayınları · 20256 okunma
Küçük ama etkisi devasa
10/10
·73 syf.··
2026 12. kitabı
Müthiş etkilendiğim bir kitap oldu. Aslında bir novella. Çok sade ve edebi bir dili var. Ayrıca yazar önceden şiir edebiyatı ile uğraştığı için lirikti. Sonunda ne olacağını bilmeme rağmen sonunda vuruldum. Bence müthiş giriş cümlelerinden birine sahip: “Sonunda kız ölür ve oğlan yalnız kalır; gerçi oğlan kızın, Emilia’nın ölümünden birkaç yıl önce yalnız kalmıştı. Kızın adı Emilia ya da Emilia’ydı diyelim, oğlanın adıysa Julio, Julio’ydu, hatta hâlâ Julio.”.
BonzaiAlejandro Zambra · Notos Kitap · 2020954 okunma
Puan vermedi·107 syf.·
2026 266. kitabı
"İlk şarkıyı söylerken kızaranın kusuruna bakılmaz. Rus Atasözü Leskov, ekonomik ilerlemenin yetersizliğine işaret eden ilk yazardır... Dostoyevski’nin bu kadar çok okunması gariptir... Buna karşılık, Leskov’un okunmamasını bir türlü anlayamıyorum. Leskov, hakikate sadık bir yazar” Batı ve Rus edebiyatının en belirgin isimlerinden Nikolay Leskov İkinci kez Dedalus’ta. Herhangi bir türe, tanıma ilgi duymayan özgün kurmaca yapısıyla Leskov yine özgün. Hikâye devam ediyoruz ve Bu hikâyeler, gerçeküstü, sürükleyici, yabani ve komik.” Margeret Atwood “Leskov olmadan Bulgakov olmazdı, Çehov da, dahası Garcia Marquez de, Julio Cortazar da olmazdı. Leskov kelimenin tam anlamıyla bir hikâye anlatıcısı: O dünyayı resmediyor, yaratıyor. Tüm ihtişamı, dehşeti ve büyüsüyle...” Alberto Manguel “Fabl kadar güçlü, hayat gibi çılgın hikâyeler.” Alice Munro Leskov, kökleri en derin biçimde... halkın içinde olan, bütün yabancı etkilerinden uzak kalan yazardır.” Maksim Gorki Klasiklerden vazgeçmeyenler buyurun Mtsenskli Lady Macbeth
Dünya klasikleri hikaye öykü edebiyat
Mtsenskli Lady MacbethNikolay Leskov · Dedalus Kitap · 2017384 okunma
Puan vermedi·73 syf.··
2026 39. kitabı
Bonzai // Alejandro Zambra Zambra’nın "Bonzai"si, üniversite öğrencisi Julio ve Emilia’nın kısa ama yoğun ilişkisi üzerinden, aşkın çok daha ötesinde bir kimlik inşasını konu alır. Bu ilişkiyi ayakta tutan temel direk fiziksel çekimden ziyade edebiyattır. Çift, gecelerini birbirlerine dünya edebiyatından metinler okuyarak geçirirken, bu eserler aracılığıyla kendilerine ait ortak bir dil ve izole bir dünya kurarlar. Ancak bu yapı, anlatıcının en başta vurguladığı gibi bir "aşk hikâyesi" değildir (spoiler vermek istemiyorum). Yazar, "bonzai" kavramını anlatının merkezine bir metafor olarak yerleştirir. Julio ve Emilia’nın ilişkisi kısıtlı bir alanda —kitaplar ve yatak arasında— büyük bir özenle budanarak büyütülür. Karakterler, gerçek kimliklerini keşfetmek yerine, okudukları kitaplar üzerinden kendilerince birer "ana karakter" yaratırlar. Farklılıklarını halı altına süpürerek tek bir gövdede birleşmeye çalışmaları, onları gerçeklikten koparan bir "hafiflikten", taşınması imkânsız bir "ağırlığa" sürükler. #bonzai , edebiyatın insan hayatını hem inşa eden hem de onu kısıtlayan gücünü ustalıkla özetler. Bu eser, fazlalıklarından arınmış diliyle, bir ilişkinin (sadece cinsel yakınlık olmayıp) nasıl hem bir sanat eserine hem de bir yıkıma dönüşebileceğinin bir yansımasıdır. Değişik…
BonzaiAlejandro Zambra · Notos Kitap · 2020954 okunma