Puan vermedi·110 syf.··
2026 2. kitabı
Ben Meursalt un mahkemesindeki juri olsaydim, bende idam edilmesini isterdim. Cunku nedensiz bir sekilde bir insani katletti. Kitap idam cezasina muhalif olarak yazilmis. Tipki Victor Hugo nun Bir Idam Mahkumunun Son Gunu kitabindaki gibi. O kitaptada hep idam edilecek kisi uzerinden hikayeyi dinleriz. Ama katledilen kisi bize anlatilmaz. Onun ailesinden bahsedilmez. Geriye kalan cocugundan karisindan bahsedilmez. Yanli bir anlatim yaparlar.
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,5bin okunma
İyilik meleği tolstoy.
7/10
·637 syf.··
2026 30. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 16:04
Bu tolstoy un okuduğum ikinci veya üçüncü kitabı emin değilim tam. Ama hatırlamadığım kadarıyla hemen hepsi dostluk, kardeşlik, birbimize iyi davranalım teması etrafında dönüyor. Bu kitaba gelecek olursak baş karakterimiz Nehlüdov'un ve bir zamanlar sevdiği Katyuşa nın dirilişini anlatıyor. Ama hepimiz biliyor ki dirilmek için önce ölmek gerekir. O yüzden başta iyi başlayan 2 karakterin orta kısımlara doğru aşırı bozulması ve kitabın sonunda tekrar iyiliğe ( dirilmek) dönmesini anlatıyor. İyiliği ise temel bir kaç şey üzerinden anlatıyor, Hapishane şartlarından, ceza sisteminden, yargılamadan, gardiyanların işkencesinden ve komple sistemin hatalı olmasından dem vurarak başlıyor. İlerleyen kısımlarda ise dine giriyor, isa nın öğretilerinden yani size kötülük edene iyilik edin " ancak böyle düzelir hayat mesajı veriyor. Cezalandırma ile hapis ile îdam ile kimse düzelmez. Hatta malum hapishane şartlarının aşırı kötülüğünden dolayı, yani tembellik ve sürekli kötü insanlar ile beraber bulunmanın, olası iyi insanları bile kötüye çevireceğini anlatıyor. Ana karakterlerimizin diriliş hikayesi ise, bizim Nehlüdov bu gariban Katyuşa yı iğfal etmesiyle ( kitapta böyle yazıyor) gariban Katyuşa kötü yola düşüyor, ve kader ya bir gün mahkeme de Katyuşa yargılanırken bizim Nehlüdov da jüri üyesi olarak mahkeme de bulunuyor. Bu yüzden o sönen vicdan ilk kıvılcımı çakıyor ve dirilme başlıyor. Kitapta beğenmediğim kısımlara gelecek olursam da tolstoy kendini tekrar ediyor, bir kaç kalıp cümlesi var onları en az 3 4 defa tekrar ettirdiğini görmek gözüme battı. Örneğin bi kıza beyaza kaçan sarı saçlı dedikten sonra başka bir bölümde başka bir kıza da aynı şekilde beyaza kaçacak kadar sarı saçlı diyor. Çok basit hatalar bence. Ve biraz da sıkıcı olabiliyor, fazla göze sokuyor işte
DirilişLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202521,6bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2026 242. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 19:29
Kelimeler ve Resimler”, yalnızca edebiyat değil, kültür ve sanat çevrelerinden birçok önemli isme dair samimi anlatılar da içeriyor. Ara Güler, Umberto Eco, Paul Auster ve Anselm Kiefer gibi sanatçı ve yazarlarla dostluklarını kaleme alan Pamuk, aile tarihine uzanarak babası Gündüz Pamuk ve Türkiye’nin ilk kadın hukuk profesörü olan teyzesi Türkân Rado’ya ilişkin hatıralarını da paylaşıyor. Kitabın dikkat çeken bölümlerinden biri ise “Masumiyet Müzesi”ne ayrılıyor. Pamuk, roman ve müze fikrinin nasıl doğduğunu, yıllar içinde nasıl geliştiğini ve müzenin yaratım sürecini ayrıntılarıyla anlatıyor. Ayrıca dünya çapında ilgi gören “Masumiyet Müzesi” dizisini de karakterler ve oyuncular üzerinden değerlendiriyor. Kitapta Pamuk’un kişisel arşivinden ilk kez yayımlanan fotoğraflar ve çizimler de yer alıyor. Columbia Üniversitesi’ndeki akademik yaşamından Cannes Film Festivali jüri üyeliğine uzanan geniş bir anlatı dünyası sunan eser, yazarın edebiyat poetikasını anlamak isteyen okurlar için önemli bir kaynak niteliği taşıyor.
Hayata Dair
Kelimeler ve ResimlerOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202632 okunma
9/10
·112 syf.··
2025 7. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2025 00:00
Edebiyat tarihinin açık ara en "gamsız", en "dünya yansa umrunda olmaz" başkarakterine sahip kitabıdır. Kitabın varoluşçu felsefesini tek bir cümleye sığdırmak gerekirse o da şudur: "Evrenin umurunda değiliz, e o zaman benim de evren umurumda değil; o halde hayde gidip bir kahve içelim." Kitap insanın kanını donduran bana da daha ilk satırlarından "bu ne gevşeklik bre ehli deve" dedirten o meşhur cümlesiyle başlar: "Bugün annem öldü. Belki de dün, bilmiyorum." Normal bir insan böyle bir durumda ne yapar? Ağlar, yas tutar, taziyeleri kabul eder. Bizim Meursault ne yapıyor? Cenazede kahve içiyor, ertesi gün kız arkadaşı Marie ile denize girip, üstüne bir de komedi filmi izlemeye gidiyor. Suç ve Ceza'daki Raskolnikov işlediği suçun ağırlığıyla vicdan azabından yataklara düşüp hummalar içinde kıvranırken, Meursault annesinin cenazesinde sadece "Güneş de ne yakıyor arkadaş" diye terlemeyi dert edinir. Gelelim o meşhur plaj sahnesine. Olaylar gelişir, kumsalda tekin olmayan bir karşılaşma yaşanır ve Meursault cebindeki tabancayla bir adamı vurur. Neden mi? Nefret ettiği için mi? Derin bir felsefi hesaplaşma veya kan davası yüzünden mi? Hayır. Ter damlası gözüne aktığı ve güneş gözünü aldığı için.Kitabın ikinci yarısı tam bir hukuk komedisidir. Meursault cinayetten yargılanmaktadır ama mahkemede kimsenin cinayeti falan konuştuğu yoktur. Savcı: "Sayın jüri, bu adam bir canavar! Neden mi? Adam vurduğu için değil, annesinin cenazesinde sütlü kahve içip ağlamadığı için!" Meursault'un iç sesi: "Acaba mahkeme ne zaman biter, öğle yemeğinde ne yesem... Marie de bugün ne güzel giyinmiş." Meursault, kendi idam davasında bile o kadar sıkılır ki, sanki zorlu bir final haftasında çok çalışıp tüm ezberini unutmuş bir öğrencinin boş sınav kağıdına bakması gibi (yaşayan bilir), kendi
İnceleme
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,5bin okunma
Zalim rejimlerin anatomisi
8/10
·244 syf.··
2026 146. kitabı
Evariste Gamelin yetenekli ve geleceği parlak bir ressamdır. Annesiyle birlikte yaşamaktadır. Sıkı bir Fransız Devrimi destekçisidir. Çevresi tarafından sevilen saygı duyulan bir insandır. Ayrıca aşık olduğu ve kendisini seven bir genç kız vardır. Onunla nişanlanma evresindedir. Ama bir gün beklenmedik bir şey olur. Gamelin ihtilal mahkemesine jüri üyesi olarak seçilir. Bundan sonra hayatı tamamen değişir. . Fransız İhtilali'nin hemen sonrasında yaşanan ve Kızıl Ter.ör olarak bilinen dönemi anlatıyor. O dönem, ihtilalcilerin, kim olduğuna bakmaksızın kendilerine karşı olan herkesi giyatine gönderdikleri karanlık bir zulüm dönemidir. Kafanızın koparılması için ağır bir suç işleminize gerek yoktur, hırsızın da katilin de ahlaksızın da kavga çıkaranın da aleyhte konuşanın da hatta konuşmayıp susan ve sadece sadece kukla yapanın da başını kopartan katı bir rejim vardır. Mahkemeye çıkmanız için de bir suç işlemenize gerek yoktur. Hakkınızda yapılacak bir ihbar yeterlidir. Biri sizin için "bu adam kralcı, bu adam devrime karşı, bu adam devrimin reisine laf söyledi, bu adam hiçbir şey yapmadı ama çok şüpheli"demesi yeterli. Kendinizi önce zindanda, sonra tek celselik mahkemede, sonra da giyotinde bulmanız an meselesi... Suçsuzluğunuzu ispat etmenize bile müsaade edilmeden hem de... . Roman, bu kendi çocuklarını dahi yiyen devrimin kanlı günlerini anlatıyor. Ve o devrin insanını, Gamelin'in tavırlarında gerçekleşen değişimleri göstererek resmediyor. Gamelin'in vicdanının yavaş yavaş erimesine, tükenmesine, onun gaddar bir zalime dönüşmesine şahitlik ediyoruz. Tıpkı yeni bir sistem kurmak için kana ihtiyacı olan bütün zalim rejimler gibi bu rejim de her gün onlarca, yüzlerce masumun kanını akıtıyor. Ve yazar haklı olarak sistemin bu kan dökücülüğüne iki kelimelik muhteşem bir
Tanrılar SusamışlardıAnatole France · Ötüken Neşriyat · 2018778 okunma
Puan vermedi·637 syf.··
2026 293. kitabı
Lev Tolstoy, Diriliş adlı bu anıtsal klasik romanında, zengin ve asil bir prens olan Nehludov'un, yıllar önce baştan çıkarıp felaketine sebep olduğu hizmetçi Katyuşa'nın fahişelikten mahkemeye düşüşüne bir jüri üyesi olarak tanıklık etmesiyle başlayan derin vicdan azabını ve ruhsal uyanışını konu alır. Yazar; mahkum olan Katyuşa'nın peşinden Sibirya'ya kadar giden bir adamın kefaret ödeme çabası üzerinden Çarlık Rusyası'nın adaletsiz yargı sistemini, kilisenin ikiyüzlülüğünü, aristokrasinin çürümüşlüğünü ve insanın ahlaki olarak yeniden doğuşunu sarsıcı bir dille işler.
DirilişLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202521,6bin okunma