Doomed
8/10
·56 syf.·
2026 26. kitabı
mutluluğun paradoksu: mutlu olma sanatı dünyaya bakış açısı yönünden karamsar olarak değerlendirilen schopenhauer kendi felsefi görüşü üzerinden ıstırap, acı ve arzu kavramlarını ele alarak bunları bir rehber haline getirmiş böylece insanın da içinde bulunduğu duruma bir yol haritası sunmuştur insan yaşamı schopenhauer'a göre dışsal bir kaderden çok, içsel bir "irade" ile şekillenir bu nedenle insan ne tam anlamıyla bir direnişi ne de sabit bir kabullenişi gerçekleştirebilir insan doğası gereği bu iradenin etkisiyle acıdan kaçma, hazza yönelme, kimi zaman can sıkıntısı yaratır bu can sıkıntısı ise insanı yeniden hazza sürükler insan hazza ulaşma–boşluk–can sıkıntısı–eksiklik hissi döngülerine girer bu eğilim insanı kimi zaman saniyelik zevkler peşinde sürüklerken kimi zaman da tatminsizlik yaratır böylece yaşamda sürekli bir eksiklik ve doyumsuzluk hali ortaya çıkar bana göre ise acı ve ıstıraptan sürekli bir kaçmak da zevklerin peşinden durmaksızın koşmak da hayatı bir noktada anlamsızlaştırır oysa acı, yalnızca katlanılması gereken bir yük değil aynı zamanda bilincin ve karakterin oluşumu için gereklidir çünkü bilinç, aklın ürünü olduğu kadar duyular yoluyla da şekillenir mutluluk kavramı da schopenhauer’ın yaklaşımında acının geçici olarak ortadan kalkmasıdır ve bu da kalıcı bir durum değildir farklı bir açıdan bakıldığında ise bu tatminsizlik kaçınılmazdır çünkü irade hiçbir zaman tam olarak doyuma ulaşmaz bir arzu tatmin olsa bile yerini yenisi alır bu yüzden insan yalnızca kısa süreli mutluluklar tadar; bunlar ise bir su misali akıp geçer ve ani bir doğal afet gibi belirir ve kaybolur peki tamamen kendimizi bu etkiye teslim edip mutluluk için bir hareket halinde bulunmamalı mıyız? schopenhauer'ın da değindiği gibi mutluluk peşinde ne kadar koşarsak aslında o
1000Kitap
Mutlu Olma SanatıArthur Schopenhauer · Can Yayınları · 202017,8bin okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2025 14. kitabı
Kitap otel odasında bulunan cesetle başlıyor ve Una'nın Josh ve Meave'i aynı soruşturmaya vermek istemese de yoğunluktan dolayı ikisinin soruşturmayı devralmasıyla araştırılmaya başlanıyor. Araştırdıkça çıkmaza sürüklendiklerini düşünüyorlarken Josh'un başına akla gelmeyecek bir olay gelir. Josh bu sorundan kurtulmaya çalışırken Meave' i her zamanki gibi korumak için uzak durmasını ister ama Meave tabi ki uzak durmaz aynı anda iki soruşturma ile ilgilenir. Kitap hakkında spoi vermeden yazmam için bundan sonrasından bahsetmemem lazım... Polisiye açısından oyle ters köşe olduğum bir son değildi ama kitabın sonu en güzel sonlardan biriydi. Seriyi okumaya başlamadıysanız bence seri tamamlanana kadar da başlamayın yeni kitabını beklemek çok zor oluyor;) Bir polisiye seride 12 kitap okuyup yenisini bu kadar heyecanla beklemek bazen çok garip gelse de kitaptaki karakter dinamiği o kadar güzel ki onlara o kadar alıştım ki seri bitse de tekrar tekrar okuyacağım bir seri olacak. Kadın dedektif okumak hele ki özel hayatindaki kararsızlığını ve inatçılığını kendine benzetince okumak çok zevkli. Kitabı aslında aylar öncesinde okudum ama Türkçe çevirisi yeni geldi:( Çeviriyi okuyup inceleme yazacaktım ama Türkçesini 2027 de yeni çıkacak kitabından önce okumaya karar verdim. Kitabın sonunu okuduktan sonra yeni kitapta nasıl olacağını merakla bekliyorum ama yazar yeni kitabını ön sipariş verenlere Temmuzda bir short story yayınlayacak ve bunun şimdiye kadarki en sevdiği short story olduğunu söylüyor. Merakla bekliyorum Gizli Oda'nın hangi sahnesinden kesit olacak, acaba bu sefer kimin gözünden Josh Derwent'i anlatacak... Şimdiye kadarkiler çok güzeldi hele ki Kapalı Kapılar Ardında kitabındaki Meave'in Derwent' i bekleyip de gelmediğini sanarken aslında sırf söz verdiği için zamanı olmamasına
The Secret RoomJane Casey · Hemlock Press · 202516 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Mecburi Vazgeçişler: Yeni Başlangıçların İlk Domino Taşı
9/10
·400 syf.··
2026 25. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 04:52
Mecburi vazgeçişler insanın hayatını kötüye mi sürükler yoksa yeni bir başlangıcın kapısını mı açar? Lucy Maud Montgomery'nin Yeşilin Kızı Anne-2 isimli kitabını okurken aklımda ilk beliren soru bu oldu çünkü olaylar en son Matthew Cuthbert'in vefatı ve Marilla Cuthbert'in göz rahatsızlığının ilerlemesi üzerine Anne'in çok istediği üniversiteye gitmekten vazgeçmesiyle başlamakta. Eser; Anne'in hayatındaki 16-18 yaş dönemini odağına almakta. Kitabı yaklaşık 10-15 gün önce okuyup bitirdim o yüzden bu incelememde bazı noktaları atlamış olabilirim. Eksiğim olursa affola, bunları belirtmeniz benim için eşsiz bir katkı olur. Bununla birlikte eserdeki bazı olaylara değineceğim için bu inceleme yazısı spoiler içermektedir. Olay kurgusu çok güzeldi. Herhangi bir mantık hatası gibi bir şeye rastlamadım yani olaylar doğal bir akış içerisinde verilmiş. Bununla beraber olaylar okuru doyurucu bir biçimde sunulmuştu; ne çok gereksiz uzun ne de çok üstünkörüydü. Romanı okurken birçok duyguyu, düşünceyi hissedip deneyimledim. Yani anlatılanların okur olarak bana ulaşması ve bunun sonucu anlatının bende karşılık bulması çok güzeldi. Hissettiğim, deneyimlediğim temalara kitaptan örnekler verecek olursam: 1) Marilla ve Anne'nin Davy ve Dora Keith'i açıkta bırakmayıp yanına alması kısmında merhamet gibi temiz bir hissi deneyimledim. 2) Anne'nin Avonlea okulunda öğretmen olması ve işini hakkını vererek, severek yapması; bana görev bilincinin önemini bir kez daha hatırlattı. 3) Anne ve arkadaşlarının Avonlea için bir geliştirme derneği kurması, dayanışma ve yardımlaşma temasını vurguladı. 4) Bayan Lavender'in eski aşkı ile yıllar sonra evlenmesi ise eserde en sevindiğim ve mutlu olduğum kısımlardan birisiydi. Bence serinin ilk kitabındaki gibi baskın bir vurucu kısım yok çünkü
1000Kitap
Yeşilin Kızı Anne 2L. M. Montgomery · Ephesus Yayınları · 20207,9bin okunma
Ah Necdet Ahhh
8/10
·200 syf.·
2026 4. kitabı
Bütün korkaklıkların sonu kaçınılmaz olarak uzaktan izlemek ve müthiş bir kederle yaşayıp gitmek sanırım. Hiçbir şey yapmamak da bazen en büyük korkaklıktır. Abartıldığı kadar değildi, ama yine de başarılı bi kitaptı. Hisleri ve tasvirleri bizlere geçirmeyi başarabilmiş yazar. Ama gerçek hayatta tanısam pek de Zavallı Necdet demem, her şey zamanında ve çok daha farklı olabilirdi. Bazen baştan değiştiremediğin hikayenin sonunu da yazamıyorsun, engel olamıyorsun.. Zavallı Necdet
Zavallı NecdetSafvet Nezihi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20215,2bin okunma
Suç ve Ceza
8/10
·704 syf.··
2026 36. kitabı
Suç ve Ceza | İnceleme Raskolnikov’un zihniyle baş başa kalıyorsun bu kitapta. Bir cinayetten çok daha fazlası: vicdan, suçluluk ve insanın kendi içindeki savaş. Okurken kendini de sorguluyorsun. Suç ve Ceza Fyodor Dostoyevski “İnsan her şeye alışır, alçak herif!”
1000Kitap
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,4bin okunma
Simyacı
Kitap: Simyacı – Paulo Coelho Bazı kitaplar vardır, sadece okunmaz; insanın içine dokunur. Simyacı da tam olarak böyle bir kitap. Santiago’nun yolculuğu aslında hepimizin içindeki o “gerçek hayalini” arayışın hikâyesi. Kitap boyunca şunu fark ediyorsun: İnsan çoğu zaman korkularından dolayı hayallerini erteliyor. Oysa kalbini dinlediğinde evren gerçekten sana yardım ediyor mu, yoksa sen mi artık görmeye başlıyorsun, işte orası biraz düşündürücü. Basit bir dil, derin bir anlam… Belki de en güzel yanı bu. “Bir şeyi gerçekten istersen, bütün evren onu gerçekleştirmen için iş birliği yapar.” Kısa ama etkisi uzun süren bir kitap. Simyacı Paulo Coelho
1000Kitap
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,8bin okunma