Geçmiş
Pencere kenarına oturup yağan yağmuru izlerken Bir elimde çayım bir elimde akıp giden yıllarım var. Yağmur damlaları sanki akıp giden ömrümden bir parça misali O an gözlerimi kapatıp geçmişe doğru uzun bir yolculuk yapıyorum Çocukluk yıllarım birer birer gözümün önünden kayıp geçiyor Acısıyla tatlısıyla... Sonra gözlerimi açıyorum Bir bakıyorum elimdeki çayım soğumuş Tıpkı içimdeki yangınların zamanla soğuduğu gibi Öyle ya, zamanla her şeyin ya soğuduğu ya da tadının kaçtığı gibi Zaman... O ne kıymetli bir hazinedir. Fakirin de zenginin de ortak hazinesi... Hava kararmış, insanlar siyah olmuş zamanımız yine gelmiş hiç farketmemişim İnsan ne garip bir varlık; geçmişin özlemini çekerken Gelecek Okyanusu'nda bir katre gibi kaybolup gidiyor. Ve bu ikilemde insan hayatı son buluyor.
Şiir
Kaldırım kenarlarında durdu kalp atışlarım Ve senin göz pınarlarında ruhumun akışları Bu şehrin haykırışlarında sevimsiz bakışlarım Ve adın vardı, sıcak gölgeler de karda kıştadır Şimdi başkasındasın bu fazla canımı yakmıyor Şimdi başkasındasın ve fazla kafama takmıyo’m Yalan ulan, düşündükçe sinirlerim patlıyor Kâbus gibi bi' hayatım var sabaha kadar yatmıyo'm Sokağa adım atmıyo’m ve kirli parmak uçlarım Şiirlerim sarpa sardı bundan seni suçladım Benim ölüm oruçlarımdı senin var oluşların Ve ben karşında tükendikçe sustun, hiç konuşmadın.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sınav û kabus
Bu gün bütün sınavlar bitti. Kendimi askerliğini yapmış erkek gibi hissediyorum 😂🤦 üzerimdeki bütün yükler kalktı çok şükür...
Sınavlar bittikten sonra ben
Ve hayat aşağıda akar giderdi, aşağıda .. bahçe vardı. Bahçede ağaçlar, ağaçların altında çimento torbaları, çivi sandıkları, kalaslar, keresteler, dikmeler vardı. Bahçenin kapısı haftada bir, on günde bir açılırdı, bahçe terk edilmiş bir benzerdi. Altıncı kattan bakınca, bir uçurumun dibinde gibi ve bir bahar sabahında sona eren bir kabus gecesini andırırdı: Oraya yavrulamak için yer arayan, karınları gövdelerinden ağır disi kediler gelir, diğer dişi veya erkek kediler tarafından dişlenir, tırmalanırdı. Oraya köpekler gelir, öbür köpekler tarafından ısırılır ve ya hırpalanırlardı. Orada kurbağalar, solucanlar ve fareler vardı. Oraya güvercinler, serceler veya sinsin kuşları, fembel kuşları, bir kırıntı bulabilmek için iner, kedi veya köpek pençelerine takılır kalırlardı ve arkasından bu pençe öbür üç pençenin ve dişlerin yardımına muhtaç düşerdi. (Ahh o, artık atlıyamıyacak kadar ağırlaşan gebe kedilerin, şâhane güvercinleri; buraya, bir parça daha bu tarafa diye dua eder, yalvarır gibi süzen vahşi ve güzel gözleri... Ve ahh hele yakalanan avı kaptırdıktan sonraki...) Hırıltılar, miyavlamalar, cikcikler altıncı kata kadar -fakat ferini kaybedip yenilmelerden bir önceki soluklara dönerek- yükselirlerdi. Altıncı kattan, yavrularını boyunlarından tutup oradan oraya taşıyan kediler.. çiftleşen kediler.. aç ve yaralı kediler.. boğazlanan güvercinler veya serçeler.. dallarda veya duvarlarda dövüşen veya sevişen güvercin veya serçeler görünür, köpekler, kemik taşıyan, kemik gömen, gömdüğü kemiği çıkaran köpekler, kedilerle dostluk kurabilmek için yorulmadan dakikalarca uğraşan köpekler görünürdü. __Bahçede bahar olur, yapraklar yeşerir, sonbahar olur kızaran, sararan, kararan yapraklar teker teker dökülür, rüzgârlarla,
Kitap Alıntısı
Mekkede Erkamın adalet evi Daha konuşmazsın hemen; önce gözlerin uyanır, sonra bakışların, en son da o içimi ısıtan gülüşün. Göksel 48 Sen Uyanırken Erkam ibnil Erkam Mekkede adalet evi Oydu müslümanlara evini açan sahabi Evini açarken seslendi Resullullah nebiye Sallahu aleyhi vesselem baktı yüzüne Ey efendimiz evim müslümanlarındır.. İslamın sesi içimizi ısıtıyordu İlk önce Efendimiz SAV sonra müminler Hepsi bu evde uyanıp kıyama kalkacaktı Darul erkam erkamın evi sahabe yurdu Erkam ibnil erkam Mekkede bir kahraman Gözler uyanınca bakışlar kıyama kalktı Şiirler naatlar bu adalet evinde yazıldı Dünya böyle değildi sahabeler devrinde Sahabeler gidince kaldık efkâr içinde Şimdi içimizi ısıtmıyor sahte gülüşler Kuraan okuyordu Kahraman sahabe Erkam b erkam okudu Bakara suresini Dediki ey kahramanlar içimi efkâr basar Kafir ve münafıklar istemez hayırlı olanı Ne hale geldi dünya efkârı hep kaldı bize
Şiir