Bu durum kaçınılmaz bir kader olmasa da Türkiye sosyolojisinde çok güçlü bir patika bağımlılığı yaratıyor. Sistem kendisini yenilemekte o kadar mahir ki her kriz anında muhalif enerjiyi emecek yeni
Siyaset
"Her şeyin ardında kaderin o büyük çarkı işlemekte değil midir?"
Sanma ki dünya kalır da sensiz döner Her an bir imtihan, her nefes bir kader Yaradan'a teslim ol, huzuru bulur her zerren İşte o zaman gerçek aşkı kalbin seçer Gözünü bürümüş parıltılar, hepsi birer hile Gönlünü yormuş beklentiler, her biri bir çile Asıl zenginlik içindedir, bul onu seninle Sana verilen ömür, bir emanet, bilmekle Aldanma geçici güzelliklere, solacak her çiçek Sonsuzluğa açılan kapı, sadece içten gelecek Bir damla gözyaşı yeter, kalbi temizleyecek O zaman anlarsın, her şey bir gün bitecek Çarkı dönen zaman, durmaz aksine Her an bir ibret, her an bir sahne Bırak benliğini, at gitsin dibine Yalnız O'nun rızası yaraşır bize Sanma ki dünya kalır da sensiz döner Her an bir imtihan, her nefes bir kader Yaradan'a teslim ol, huzuru bulur her zerren İşte o zaman gerçek aşkı kalbin seçer Unutma, her son bir başlangıçtır Hakikate dönmek, en büyük sır Yolu O'na çevir, gönlünü açtır İşte budur ölümsüz aşk, sonsuz hır.
Toplumun Acımasız Çarkı ve Bir Yeşilçam Dramı: El Kızı
9/10
·400 syf.··
2026 23. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 17:35
Orhan Kemal’in El Kızı romanını bitirdiğimde hissettiğim ilk şey, damağımda kalan o burulmuş siyah-beyaz Türk sineması tadı oldu. Kitap, kelimenin tam anlamıyla harika bir Yeşilçam filmi estetiğine ve sürükleyiciliğine sahip. Ancak bu hikaye sadece bir melodram değil; toplumun acımasız yüzüne tutulmuş çok sert bir ayna. Kitabı okurken bir kez daha çok net anladım ki: Bu dünyada masum ya da suçlu olmanız fark etmiyor; eğer bir kez düşen konumuna geldiyseniz, toplum sizi kaldırmak yerine üzerinize basıp ezmek için sıraya giriyor. Başkahraman Nazan’ın o saf, naif dünyasının dedikodularla ve ön yargılarla nasıl tarumar edildiğini izlemek içimi sızlattı. Romanın kurgusunda beni en çok etkileyen şey ise o muazzam kader örgüsü oldu. Haldun, Nermin, Nihat, Mazhar Bey ve Neriman Hanım… Hepsinin hayatı ve kaderi birbirine görünmez iplerle öyle bir bağlanmış ki, yaşanan her şey dönüp dolaşıp yine birbirlerini buluyor. Hikayenin finalinde, Nazan’ın bunca çileden sonra gelip tekrar oğlunu bulması, hatta tam da öldüğü gün oğlunun onun ölüsünü bulması adeta kaderin kaçınılmaz bir oyunu gibiydi. İnsanın insana ettiğini, toplumsal ikiyüzlülüğü ve kaderin ilmek ilmek örülüşünü Orhan Kemal o kadar duru anlatmış ki, etkilenmemek elde değil. Klasik Türk sineması tadında, derin ve sarsıcı bir dram okumak isteyen herkesin kitaplığında mutlaka bulunmalı. Kesinlikle tavsiye ederim.
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615bin okunma
Annemin Uyurgezer Geceleri İncelemesi...
10/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 00:00
E. ve Şehnaz, ne diyebilirim ki sizin için. Kendinize iyi gelen neyse, dürtüsel yaşamayı kendine düstur edinmiş iki kişi. "Esme" Kader, zaman, sosyolojik düzen kurbanını güzel seçer, seninle başladı... "Sonra Paşa Kızı Hatice Şehbal Targut" Seninle devam etti çünkü kader çarkı bir kere vurduysa elbet ki seni de etkileyecekti. Kötü etkileyip seninle devam ettiği ve senden sonraya sirayet ettiği için üzgünüm. Senin farkın "olmamış gibi yapmak", "yaşanmışı özgürleştirip değiştirmek". Sonra sen "Ayhan Hanım" Kader sana da biraz dokunmuş. Biraz senin seçimlerin biraz insanların kötülüğü ama her sonucun nedeni sanki kadın olmakmış gibi. En sona "Şehnaz" sana sadece iflah olmazsın diyeceğim. Hızlı hızlı akıp giden, merakla okuduğum bir kitap oldu. Hikayenin ve anlatım tarzının dinamikliği insanı kendisine çekiyor. Karakterler bizden, hayatlar bizden. Samimi bir kitap.
Edebiyat
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20266,7bin okunma