Ben hakaretleri bağışlayacak kadar iyi bir yapıda değildim, ama sonunda onları unutuyordum hep. Benim kendisinden nefret ettiğime inanan biri, onu geniş bir gülümseme ile selamladığımı görünce apışıp kalıyordu. O zaman, yapısına göre ya bendeki ruh büyüklüğüne hayran oluyor ya da ödlekliğimi küçümsemeyle karşılıyordu, oysa bu davranışımın nedeni daha basitti: Adını bile unutmuştum adamın.
Hocam niye böyle bir kitap yazarsın ki… Psikolojim bozuktu şimdi hepten gitti elimden. İyi güzel ama +23 ibaresi falan konulsun. Çok gerçekçi çok gerilimli. İki gündür uyuyamıyorum korkumdan.