10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 96. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 02:28
BAYILDIM! Biz kadınlar harikayız onca eziyete onca acıya rağmen dimdik durup hakkımızı arayabilmeliyiz bu kitap beni çok etkiledi üstelik gerçek hayatta olup bitenlerdi umarım bu artık son bulur umarım adalet olur umarım artık kızlarımız çocuklarımız kadınlarımız zarar görmez..
Ben Her Şeyim Benim Adım KadınDeniz Erkin Purut · Olimpos Yayınları · 2023184 okunma
Balıkçı ve Oğlu değerlendirme
Puan vermedi·134 syf.··
2026 13. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 02:00
Livaneli yine toplumsal sorunlara dikkat çekmeyi başarmış. Balıkçı ve Oğlu romanında yazar; göçmenlik, üst tabakanın doğayı giderek daha fazla tahrip etmesi, rüşvet gibi birçok toplumsal meseleye değinmiştir. Bunun yanı sıra kadın dayanışmasını ele almış ve güçlü üç kadın karaktere yer vermiştir. Bu yönleriyle okurda farkındalık ve bilinç oluşturabilecek etkileyici bir roman ortaya çıkmıştır. Ayrıca göçmenlik sorunu üzerinden empati duygusunu da güçlendirmektedir. Benim okuduğum yayınevinin baskısına göre kitap 134 sayfaydı. Bu nedenle en fazla iki günde bitirilebilecek bir roman olduğunu düşünüyorum. Ancak ilginç bir şekilde Serenad ve Mutluluk romanlarını üç günde bitirmiş olmama rağmen bunu 11 günde bitirdim. Bu durum muhtemelen benim uyuşukluğumdan kaynaklanıyordu. Yine de genel olarak değerlendirdiğimde, Balıkçı ve Oğlu oldukça başarılı ve okunmaya değer bir romandı.
Balıkçı ve OğluZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202436,6bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·416 syf.··
2025 14. kitabı
Kitap otel odasında bulunan cesetle başlıyor ve Una'nın Josh ve Meave'i aynı soruşturmaya vermek istemese de yoğunluktan dolayı ikisinin soruşturmayı devralmasıyla araştırılmaya başlanıyor. Araştırdıkça çıkmaza sürüklendiklerini düşünüyorlarken Josh'un başına akla gelmeyecek bir olay gelir. Josh bu sorundan kurtulmaya çalışırken Meave' i her zamanki gibi korumak için uzak durmasını ister ama Meave tabi ki uzak durmaz aynı anda iki soruşturma ile ilgilenir. Kitap hakkında spoi vermeden yazmam için bundan sonrasından bahsetmemem lazım... Polisiye açısından oyle ters köşe olduğum bir son değildi ama kitabın sonu en güzel sonlardan biriydi. Seriyi okumaya başlamadıysanız bence seri tamamlanana kadar da başlamayın yeni kitabını beklemek çok zor oluyor;) Bir polisiye seride 12 kitap okuyup yenisini bu kadar heyecanla beklemek bazen çok garip gelse de kitaptaki karakter dinamiği o kadar güzel ki onlara o kadar alıştım ki seri bitse de tekrar tekrar okuyacağım bir seri olacak. Kadın dedektif okumak hele ki özel hayatindaki kararsızlığını ve inatçılığını kendine benzetince okumak çok zevkli. Kitabı aslında aylar öncesinde okudum ama Türkçe çevirisi yeni geldi:( Çeviriyi okuyup inceleme yazacaktım ama Türkçesini 2027 de yeni çıkacak kitabından önce okumaya karar verdim. Kitabın sonunu okuduktan sonra yeni kitapta nasıl olacağını merakla bekliyorum ama yazar yeni kitabını ön sipariş verenlere Temmuzda bir short story yayınlayacak ve bunun şimdiye kadarki en sevdiği short story olduğunu söylüyor. Merakla bekliyorum Gizli Oda'nın hangi sahnesinden kesit olacak, acaba bu sefer kimin gözünden Josh Derwent'i anlatacak... Şimdiye kadarkiler çok güzeldi hele ki Kapalı Kapılar Ardında kitabındaki Meave'in Derwent' i bekleyip de gelmediğini sanarken aslında sırf söz verdiği için zamanı olmamasına
The Secret RoomJane Casey · Hemlock Press · 202516 okunma
Puan vermedi·180 syf.··
2026 124. kitabı
Bugün sizlere etkileyici bir kitapla geldim. @yazaresraatlilaar ’ın kaleme aldığı “Gölgede Büyümek”, kelimelerin gücüyle sessizliği bozan, nesiller boyu aktarılan kadın hikâyelerini merkeze alan, son derece dokunaklı ve edebi yönü güçlü bir eser. Eser, Ağrı Dağı’nın eteğindeki küçük bir köyden Büyükada’ya uzanan geniş bir coğrafi ve duygusal düzlemde şekilleniyor. Yazar, bu uzun yolculuğu sadece fiziksel bir yer değiştirme olarak değil, kadınların sessiz çığlıklarının, maruz kaldıkları büyük fedakarlıkların ve küçük vazgeçişlerin bir dökümü olarak ele alıyor. Kitabın en çarpıcı felsefesi, aslında “ziyan olmuş” gibi görünen hayatların ardındaki o muazzam saklı gücü açığa çıkarmak üzerine kurulmuş. Bir kadının ailesine, hayata tutunabilmek adına kendi içinden neleri feda ettiğini, anneanne figüründen başlayarak anneye ve oradan da bugünün kuşağına devredilen bir miras olarak okuyoruz. Kitapta en çok öne çıkan izlek, kadınların tarih boyunca “konuşamayarak” ya da “görünmeden” yaşamak zorunda bırakılması. Çocukluklarından, gençliklerinden ve en nihayetinde hayallerinden eksilen kadının, dışarıdan ne kadar güçlü görünürse görünsün, içten içe nasıl sessizce tükendiği gerçeğiyle yüzleşiyoruz. Ancak yazar, bu tükenişi bir çaresizlik anlatısı olarak bırakmıyor; aksine, onların sustuğu yerden kalemi devralarak, yarım kalmış cümleleri tamamlamayı kendine bir borç biliyor. Kendi yoluna bakarken arkasında bıraktığı o “suskun ama kuvvetli gücü” fark eden bir anlatıcının gözünden, geçmişin gölgelerini aydınlığa kavuşturuyor. Kitabın “Bitmemiş Son” başlığını taşıyan final bölümü ise eserin edebi doruk noktasını oluşturuyor. Burada karşımıza çıkan kuşaklararası köprü, karakterlerin isimleriyle sembolleşiyor: Anneanne bir başlangıç, Neriman bir geçiş ve bugünün kadınları ise o hikâyenin
Gölgede BüyümekEsra Atlılar · İkinci Adam Yayınları · 20261 okunma
Kilitli Kapı kitap yorumu
8/10
·272 syf.··
2026 15. kitabı
Bu kitap yazardan okuduğum 3. oldu. Açıkçası yazarın diğer okuduğum kitapları gibi yine çok akıcıydı ve gerçekten hızlı bir şekilde bitirebildiğim bir kitap oldu. Belki de diğer kitaplar ile neredeyse peş peşe, birbirine çok yakın zamanlarda okumuş olmamdan kaynaklı genel tekrar eden bazı şeyler fark ettim. Örneğin bazı karakterlerin doktor/ cerrah olması veya olmak istemesi, psikopatik özellikler göstermeleri, ilişkilerinde bağlanma ya da güven sorunları yaşamaları ve sürekli bir ilişki içerisinde bulunmaktan kaçmaları gibi temalar yazarın diğer kitaplarında da bulunan, tekrar ettiğini gördüğüm unsurlar oldu. Açıkçası birbirlerini bu kadar anımsatmasalar bu tekrarlamalara fazla takılmayabilirdim ancak ben biraz takıldım açıkçası. Spoilerlı yorum! Öncelikle kitabın büyük bir kısmında kafamda hiçbir düşünce yoktu. Bir noktada şüphe Nora'ya bir noktada Brady'ye çekiliyordu ki ikisine de pek ihtimal vermemiştim okurken çünkü ters köşe olacağını biliyordum. Buna rağmen Brady'nin asıl suçlu olması kısa bir anlığına mantıklı geldi dürüst olmak gerekirse ancak olmadı tabii. Harper beni gerçekten çok şaşırttı ama Harper'ın asıl suçlu çıkmasındansa Nora ile kardeş çıkmaları asıl şok oldu benim için. Kitabın içinde bir noktada katilin kadın çıkacağına dair sinyaller veriliyordu, o yüzden aklımdan geçirmiştim fakat ihtimal vermemiştim yine de Harper olacağına. Ayrıca Sonny olayı da şaşırtıcıydı. Nora'nın peşine takılan Henry sanarken aslında Sonny'nin olması da ayrı bir ters köşeydi. Bodrum katındaki sahnenin Erkek Arkadaş kitabıyla benzeyen ancak spoiler sayılabileceği için buraya yazmak istediğim bir yönü daha vardı, o da asıl suçlunun diğer karakterimizin yiyeceğine/içeceğine ilaç katarak onu sersemletmeye çalışması. O kısımda aklıma direkt olarak Erkek Arkadaş kitabı
Kilitli KapıFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20252,654 okunma
10/10
·
Beğendi
Patricia Highsmith'in "Kadın Düşmanlığı Üstüne Küçük Öyküler" kitabı, kadın-erkek ilişkilerine dair ironik hikâyeler anlatan bir öykü derlemesi ve insanın karanlık tarafını, bastırılmış öfkesini, güç arzusunu ve toplumsal rollerin birey üzerinde bıraktığı izleri sorgulayan psikolojik bir eser. Highsmith, her öyküde gündelik hayatın sıradan görünen yüzünü ustalıkla aralayarak, okuru rahatsız edici gerçeklerle karşı karşıya bırakıyor. Yazar karakterlerini ne tamamen suçlu ne de tamamen masum göstermiyor, insan doğasının çelişkileri içinde dolaşarak okuru sürekli sorgulamaya davet ediyor. Eserdeki "kadın düşmanlığı" kavramı yalnızca erkeklerin kadınlara yönelik tavırlarını değil, insanların birbirlerine karşı geliştirebildiği önyargıları, tahakküm arzularını ve ilişkilerdeki güç mücadelelerini de sembolize ediyor. Highsmith'in yalın fakat son derece keskin dili, kısa öykülerde bile yoğun bir gerilim atmosferi kuruyor. Mizah ile karanlığı aynı potada eriten anlatımı sayesinde kimi zaman gülümseten, kimi zaman da insanın içini huzursuz eden sahnelerle karşılaşıyoruz. Bireyin iç dünyasındaki kırılmaların, toplumun dayattığı rollerle nasıl çatıştığını görmek mümkün. Highsmith, sıradan hayatların altında saklanan bencilliği, korkuyu, sevgisizliği ve iktidar arzusunu büyük bir ustalıkla anlatmış. Kısa öykü türünün sınırlarını aşan, insan doğasının karanlık yüzüne ayna tutarken okuru kendi yargılarıyla da yüzleşmeye zorlayan, düşündürücü ve etkili bir eser.
1000Kitap
Kadın Düşmanlığı Üstüne Küçük ÖykülerPatricia Highsmith · Can Yayınları · 2018208 okunma