Toplum giderek insan olmanın ruhunu yitiriyor. Merhamet bir taş kayıtsızlığına dönüyor. Bencil arzularımız ve acılarımız dışında, başka hayatlarla olan tüm bağlarımız kopuyor. Sevme yetimizi ellerimizle boğuyoruz. Sığınma duygumuzdan utanıyoruz. Yalnızca çıkarımızın olduğu ilişkiler hastalıklı bir haz veriyor. Birisi bize yarasını gösteriyor, başımızı çeviriyoruz, gülüyoruz, uzaklaşıyoruz. Biz yalnızca kederden kaçmıyoruz ki, kederin ruhumuza işlediği tüm inceliklerden kaçıyoruz. Gövdemizi de kalbimizi de küçümsemeyle hayranlığın çarmıhına gerdik. Başka bir yaşama biçimimiz kalmadı. Nasıl öğrendik, nereden öğrendik aklım almıyor; bir insanı en ince yerinden, içtenliğinden parçalamayı öğrendik.
Ölüme dek kalbimizde halkalanacak o zamanlar, bizim kuşağın, hemen sonraki kuşağın ve asıl '68 kuşağı'nın kalplerinde ve bedenlerinde bir onur nişanı olarak duracaktır. O yılların Ankara'sında yaşayan bütün devrimciler, şairler, yazarlar için Ankara ikinci ana rahmidir.
Çocukluk, her yerde, her zaman sonsuz bir hazinedir ama böyle kısılmış, yalnızlıkla kuşatılmış yerlerde bin kere daha hazinedir. Sonraki bütün hayatınızın harcı, mayası orada karılır. Bu zamanları yaza yaza büyürsünüz. O sonsuz hayalleri yaza yaza gerçeğe çevirirsiniz. O küçük kent beni hiç durmayan bir beşikte sallaya sallaya insan etti.
Benim arkamda aynı dilde, kültürde, coğrafyada yaşadığımız çok büyük dört şair var: Yunus Emre, Pir Sultan Abdal, Karacaoğlan, Nâzım Hikmet. Ben, onların yazdığı o büyük şiirlerin hiç olmazsa eteklerinde yer alacak, onları da kendimi de mahcup etmeyecek, üzerimde soğuyup duran zamanın ağırlığını bir iç çekiş kadar olsun göğüsleyecek şiirler yazmak istiyorum. Onların hayatları kadar engin bir gönülle yaşamak istiyorum. Onların, sadece yaşadıkları zamana değil bütün zamanlara meydan okuyan o büyük başkaldırılarını, en büyük miras olarak taşımak istiyorum. Aşktan, emekten, şiirden ve utanma duygusundan başka bir değerim olmasın istiyorum. İnsan bir "Ah!" olmasın istiyorum. Kocaman bir dünya olsun istiyorum. Ben dünyayı sevmek istiyorum.